Ankara Milletvekili Taşcıer: Çocukların payına erken işçilik düşüyor
İYİ Parti Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, PISA 2025 sonuçlarının Türkiye’de sosyoekonomik koşullar ile eğitim başarısı arasındaki farkı gösterdiğini belirterek çocuk işçiliğine dikkat çekti.
Okunma Süresi: 2 dakika 3 saniye
İYİ Parti Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, PISA 2025 sonuçlarını Türkiye’de eğitimdeki sosyoekonomik farklılıklar üzerinden değerlendirdi. Taşcıer, ekonomik ve sosyal açıdan dezavantajlı öğrenciler ile avantajlı öğrenciler arasındaki başarı farkının özellikle matematikte belirginleştiğini ifade etti.
OECD’nin PISA 2025 Türkiye sonuçlarına göre sosyoekonomik açıdan en üst yüzde 25’lik gruptaki öğrenciler, en alt yüzde 25’lik gruptaki öğrencilerden matematikte 96, fende 81 puan daha yüksek performans gösterdi. OECD, Türkiye’de sosyoekonomik durum ile öğrenci başarısı arasında belirgin bir ilişki bulunduğunu ve fen alanında üst ve alt çeyrekler arasındaki farkın 81 puan olduğunu açıkladı.

“YOKSULLUK ÇOCUĞU OKULDAN İŞYERİNE İTİYOR”
Taşcıer, eğitimdeki eşitsizliği çocuk yoksulluğu ve istihdam verileriyle birlikte ele aldı. Türkiye’de 15-17 yaş grubundaki çocukların istihdam oranı TÜİK verilerine göre 2021’de yüzde 14 iken 2025’te yüzde 22,8’e yükseldi; aynı yıl erkek çocuklarda oran yüzde 33,1 olarak kaydedildi.
Taşcıer, bu artışın çocukların eğitim ile çalışma hayatı arasındaki ilişkisini yeniden gündeme getirdiğini belirterek yoksul ailelerin çocuklarının daha erken yaşta çalışma hayatıyla karşı karşıya kaldığını savundu.
MESEM TARTIŞMASI
Taşcıer’in değerlendirmesinde Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) de önemli bir başlık olarak yer aldı. MESEM kapsamında 9, 10 ve 11. sınıf öğrencilerine net asgari ücretin yüzde 30’u, kalfalık yeterliliğini kazanmış 12. sınıf öğrencilerine ise yüzde 50’si oranında ödeme yapılması öngörülüyor. 2026 yılı için Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okulların yayımladığı bilgilendirmelerde bu oranlar doğrulanırken, 9-11. sınıflar için ödeme tutarı yaklaşık 8 bin 422 lira, 12. sınıf kalfalar için ise yaklaşık 14 bin 38 lira olarak belirtiliyor.
Taşcıer, ekonomik açıdan zorlanan ailelerde bu ödemelerin yalnızca öğrencinin kişisel harçlığı olmaktan çıkıp hane gelirinin bir parçası haline gelebildiğini savunarak, MESEM uygulamasının çocuk emeği ile işgücü piyasası arasındaki bağı güçlendirdiğini ileri sürdü.
“MESLEKİ AYRIŞMA DAHA ERKEN YAŞLARA TAŞINIYOR”
PISA sonuçlarında okul türleri arasındaki başarı farklarına da dikkat çeken Taşcıer, öğrencilerin erken yaşlarda farklı eğitim yollarına yönlendirilmesinin sosyoekonomik ayrışmayı artırabileceğini ifade etti.
Taşcıer’e göre ekonomik koşulları nedeniyle dezavantajlı durumda bulunan çocukların daha erken yaşlarda mesleki eğitime yönelmesi, uzun süreli ve nitelikli eğitim imkanlarına erişim bakımından yeni farklılıklar oluşturabilir. Bu nedenle Taşcıer, eğitim politikalarının çocukların ailelerinin ekonomik durumundan bağımsız biçimde nitelikli eğitime erişimini güçlendirmesi gerektiğini savundu.
TAŞCIER’DEN EĞİTİM POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ
Taşcıer, mevcut eğitim politikalarının yoksullukla mücadele, ücretsiz okul yemeği, ulaşım ve kırtasiye desteği gibi alanlarda çocukların eğitimde kalmasını öncelemesi gerektiğini belirtti. Eğitim sisteminin temel işlevinin çocukların doğdukları ailenin ekonomik koşullarını gelecekteki eğitim ve meslek imkanlarını belirleyen bir unsura dönüştürmemek olduğunu ifade eden Taşcıer, mevcut yaklaşımın bu hedefin tersine ilerlediğini öne sürdü.
Taşcıer’in açıklamasının merkezinde, eğitimdeki sosyoekonomik başarı farkları ile çocukların çalışma hayatına katılımındaki artışın birlikte değerlendirilmesi gerektiği görüşü yer aldı.