Ankara’da sandıklar açıldı, geçmiş yeniden podyuma çıktı
Ankara’da 10 yıllık vintage koleksiyonunu sergileyen Esin Derin Aden, ailesinden kalan kıyafetlerle geçmişin modasını yaşatıyor.
Okunma Süresi: 1 dakika 46 saniye
Ankara’da geçmişin izlerini taşıyan kıyafet ve aksesuarlar, 47 yaşındaki koleksiyoner Esin Derin Aden’in 10 yıllık birikimiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor. Çocukluğundan bu yana moda ve tekstilin içinde büyüyen Aden, yarısına yakını ailesinden kalan 70 parçalık vintage koleksiyonunu sanat galerilerinde sergileyerek geçmişin stilini geleceğe taşıyor.
Sandıktan galeriye uzanan 70 parçalık koleksiyon
Uzun yıllar otel yöneticiliği yaptıktan sonra mesleğini bırakarak takı tasarımına yönelen Aden’in vintage merakı yaklaşık 10 yıl önce koleksiyonculuğa dönüştü. İstanbul’daki butik ve pazarlardan topladığı parçaları ailesinden kalan kıyafet ve aksesuarlarla birleştiren Aden, 1960’lı ve 1980’li yıllardan günümüze ulaşan elbiseler, çantalar, şapkalar, ayakkabılar ve ipek geceliklerden oluşan özel bir arşiv oluşturdu.
Koleksiyonun en dikkat çekici parçaları arasında ise aileden kalan kıyafetler bulunuyor. Aden’in anneannesine ait 1960’lı yıllardan kalma pembe pullu bluz, annesinin genç kızlığından kalan elbise ve ailedeki bir başka kadına ait yaklaşık 60 yıllık gelinlik, koleksiyonun geçmişle bağını güçlendiriyor.
60 yıllık gelinlik serginin gözdesi oldu
Aden’in koleksiyonundaki gelinlik, elde dikilmiş olması ve üzerinde hâlâ sandık lekelerinin bulunmasıyla ayrı bir önem taşıyor. Uzmanların kumaşın ve üzerindeki izlerin korunması gerektiğini belirtmesi üzerine lekeleri temizletmeyen Aden, yalnızca dikişlerini onararak gelinliği sergide ziyaretçilerin beğenisine sundu.
Koleksiyonun yaklaşık yarısını ailesinden kalan parçaların oluşturduğunu belirten Aden, bu kıyafetlerin yalnızca moda tarihinin değil, aile hafızasının da bir parçası olduğunu ifade ediyor.

“Eski kumaşların değerini bilmeliyiz”
Geçmiş dönemlerde kullanılan kumaşların günümüzde giderek daha zor bulunmasına dikkat çeken Aden, eski kıyafetlerin korunması ve dönüştürülerek yeniden kullanılması gerektiğini savunuyor. Pamuklu, yünlü ve eski basma kumaşların günümüzdeki üretimlerden farklı özellikler taşıdığını belirten Aden, tüketimin azaltılması ve mevcut kıyafetlerin yeniden değerlendirilmesinin önemine vurgu yapıyor.
Moda anlayışının zaman içerisinde daha günlük ve spor bir çizgiye evrildiğini söyleyen Aden, özellikle 1980’ler modasına yönelik ilginin yeniden canlanmasının vintage kültürüne olan ilgiyi de artırdığını belirtiyor.
Koleksiyonu müzeye dönüştürmek istiyor
Galerilerde sergilenen koleksiyonun ziyaretçilerden yoğun ilgi görmesi, Aden’in gelecek planlarını da şekillendiriyor. Özellikle gençlerin vintage kıyafetlere gösterdiği ilgiden memnun olduğunu belirten Aden, oğlu ile birlikte koleksiyonunu kalıcı bir müzeye dönüştürmeyi düşündüğünü söylüyor.
Ziyaretçilerden “nostaljiye götürdünüz” şeklinde tepkiler aldığını anlatan Aden, geçmişten kalan parçaların yalnızca sergilenmekle kalmayıp yeni kuşaklarla buluşmasını ve vintage kültürünün gelecekte de yaşamasını am