Bahçeli'den belediyeler ve fon soruşturması için dikkat çeken mesaj

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden geçtiğini belirterek belediyelere yönelik soruşturmalar ile fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, siyasilerin belediyelerdeki hukuksuzlukların üzerini farklı tartışmalarla örtmeye çalışmaması gerektiğini söyledi.

Okunma Süresi: 4 dakika 10 saniye
AHK
Ayyıldız Huri Kaptan Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Bahçeli'den belediyeler ve fon soruşturması için dikkat çeken mesaj
AHK
Ayyıldız Huri Kaptan Editör

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye’nin Yakın Tarihimizde Yaşadığı Badireler ile Fon Soruşturması ve Belediyelerdeki Yolsuzluklar" başlığıyla yazılı açıklama yaptı. Bahçeli açıklamasında Türkiye'nin ekonomik ve siyasi süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, belediyelerde yürütülen soruşturmalar ile son dönemde gündeme gelen fon soruşturmasına da değindi.

BAHÇELİ'DEN TÜRKİYE'NİN EKONOMİK SÜRECİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

Bahçeli, Türkiye'nin uzun yıllara yayılan sorunlarını tecrübe ve akılla çözmeye çalıştığını ifade etti. Terör, ekonomik yaptırımlar, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi, 6 Şubat depremleri, bölgesel savaşlar, Suriye'deki çatışmalar, göç ve jeopolitik risklerin ülke ekonomisi üzerinde maliyet oluşturduğunu vurguladı.

PKK terörünün Türkiye ekonomisine maliyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ifadesiyle yaklaşık 2,3 trilyon dolar olduğunu belirten Bahçeli, 6 Şubat depremlerinin ekonomik maliyetinin ise 110 milyar doları aştığını kaydetti.

Bahçeli, ABD/İsrail-İran savaşıyla birlikte enerji, akaryakıt, dış ticaret, turizm ve finans piyasaları üzerinde de ekonomik baskılar oluştuğunu belirterek küresel petrol arzındaki kesintilerin enflasyon hedeflerini etkilediğini ifade etti.

Türkiye'nin tüm bu gelişmelere rağmen milli gelirini 1,7 trilyon dolara, kişi başına düşen milli gelirini ise 18 bin dolara çıkardığını belirten Bahçeli, işsizlik, ihracat, cari açık, borç yönetimi ve bütçe dengesi alanlarında da değerlendirmelerde bulundu.

"TÜRKİYE ARINMA SÜRECİNDEN GEÇİYOR"

Bahçeli, açıklamasında belediyelere yönelik soruşturmalara ilişkin de görüşlerini aktardı. Türkiye'nin Cumhur İttifakı olarak küresel rekabette yer almaya çalıştığı bir dönemde yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden geçtiğini söyledi.

Bahçeli, İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinden başlayan yolsuzluk ve rüşvet iddialarının farklı belediyelere de uzandığını savunarak son iki yılda çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddiaları kapsamında soruşturmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Söz konusu süreçlerde davaların devam ettiğine işaret eden Bahçeli, soruşturmalara konu edilen iddia, ifade ve açıklamaların kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Belediyelerin yalnızca siyasi yönetim alanları olarak görülmemesi gerektiğini savunan Bahçeli, bu kurumların kamu adına kullanılan bir emanet olduğunu ifade etti. İhale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlardaki çıkar ilişkilerinin yalnızca ceza hukuku açısından değil, yönetim ve etik bakımından da ele alınması gerektiğini kaydetti.

KAMU ZARARININ ORTAYA ÇIKARILMASI ÇAĞRISI

Bahçeli, belediyelere ilişkin soruşturmaların mali boyutunun da kamuoyunca merak edildiğini belirtti.

Kamu zararının yargı kararları, Sayıştay ve ilgili denetim kurumlarının tespitleri üzerinden açık biçimde ortaya konulması gerektiğini söyleyen Bahçeli, yolsuzluk iddiaları nedeniyle oluştuğu belirlenen kamu zararının geri alınarak emekli ve dar gelirli vatandaşların refahı için kullanılması gerektiğini ifade etti.

FON SORUŞTURMASINA İLİŞKİN MESAJ

Bahçeli, son günlerde gündeme gelen fon soruşturmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Soruşturma kapsamındaki gelişmelerin dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlal ederek piyasayı manipüle ettiği yönünde olduğunu ifade eden Bahçeli, devlet kurumlarının konuya müdahil olduğunu ve suç işlediği tespit edilen kişilerin belirlenmesiyle mağduriyetlerin giderilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.

Finansal sistemin güven esasına dayandığını vurgulayan Bahçeli, özellikle küçük yatırımcıların bankacılık ve sermaye piyasası araçlarına yatırım yaparken yalnızca finansal ürüne değil, sistemi yöneten ve denetleyen kurumlara da güven duyduğunu kaydetti.

Bahçeli, piyasa manipülasyonu iddiasının yalnızca doğrudan maddi kayıp yaşayan yatırımcılarla sınırlı sonuç doğurmayabileceğini, güven kaybının finansal piyasaların tamamına ve ekonomiye yansıyabileceğini ifade etti.

Fon soruşturmasına ilişkin hukuki sürecin devam ettiği ve piyasa bozucu işlemlere karıştığı değerlendirilen kişiler hakkında işlemlerin sürdüğü daha önce ekonomi yetkililerinin açıklamalarında da belirtilmişti.

"BELEDİYELERDEKİ HUKUKSUZLUKLARIN ÜZERİNİ ÖRTMEYİN"

Bahçeli, finansal piyasalardaki soruşturma ile belediyelere yönelik yolsuzluk iddialarının birbirinden farklı nitelikte olduğunu savundu.

Finansal piyasaların denetim ve gözetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, yatırımcıların güven duyacağı hukuki, idari ve yapısal düzenlemelerin oluşturulması gerektiğini söyledi.

Belediyelere ilişkin iddialar konusunda ise kamuoyuna yansıyan ifadelerin zorla para isteme ve "çökme" yöntemleriyle yolsuzluk ve rüşvet mekanizması bulunduğu yönünde olduğunu ileri süren Bahçeli, ardından siyasi muhataplarına şu mesajı verdi:

"Adı yeni zihniyeti eski olan siyasilere, toplumu istismar etmeye, farklı bir yere yönlendirmeye bu yolla da belediyelerinizde yapılan hukuksuzlukların üstünü örtmeye çalışmayın, bu hikayeye kimseyi inandıramazsınız."

"HER SİYASİ PARTİNİN TÜRKİYE PARTİSİ OLMASI GEREKİR"

Açıklamasının devamında siyasi partilerin ülkenin temel meselelerine yaklaşımına ilişkin görüşlerini paylaşan Bahçeli, Türkiye'nin yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık iddiaları nedeniyle toplumsal güven tartışmalarının içine çekilmemesi gerektiğini belirtti.

Bahçeli, söz konusu gelişmelerin sorunların altında yatan nedenlerin incelenmesi ve yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Tarafsız ve bağımsız yargı ilkesinin etkin biçimde uygulanacağı bir hukuk sistemine ihtiyaç olduğunu belirten Bahçeli, devlet yönetiminde güçlü kurumsal kapasitenin oluşturulmasının önemine işaret etti.

Bahçeli, yolsuzluk, rüşvet, yağmacılık ve kayırmacılıkla mücadele edilmesi gerektiğini belirterek, suç işlediği yargı sürecinde kesinleşen kişilerin hukuk kuralları çerçevesinde cezalandırılması gerektiğini savundu.

"KİMİNLE İLGİLİ OLURSA OLSUN ÜZERİNE GİDİLMELİ"

Bahçeli, açıklamasının son bölümünde yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının siyasi kimlik ayrımı yapılmadan hukuk çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirtti.

Kamu malının istismarı, kuralların ihlali, yolsuzluk ve usulsüzlük gibi suç teşkil eden fiillerin, isnat yöneltilen kişinin kimliği ve siyasi konumundan bağımsız biçimde soruşturulması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "temiz siyaset, temiz yönetim ve müreffeh toplum" hedefinin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Bahçeli ayrıca ahlak, adalet, liyakat, hakkaniyet ve hesap verebilirlik ilkelerinin yönetim anlayışının temel unsurları olması gerektiğini kaydetti.

BAHÇELİ'DEN "TEMİZ SİYASET" VURGUSU

Bahçeli, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının toplumsal güveni zedeleyen bir sürece dönüşmemesi gerektiğini belirterek, çözümün hukuk, adalet ve kurumsal denetim mekanizmalarının güçlendirilmesinden geçtiğini ifade etti.

MHP Genel Başkanı, açıklamasında hem belediyelere yönelik soruşturmaların hem de fon piyasasındaki gelişmelerin hukuk çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurgularken, kamu yönetiminde hesap verebilirlik ve denetimin güçlendirilmesi gerektiği mesajını verdi.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa