Çocuğunuzda bu değişiklikleri görüyorsanız dikkat!

Çocuklarda zorbalığın sessiz belirtileri neler? Okulda zorbalık yaşayan çocuğun davranış değişiklikleri ve yardım istemeyi öğrenme yolları...

Okunma Süresi: 6 dakika
ABÖ
Ayşe Beyza Özcan Muhabir
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Çocuğunuzda bu değişiklikleri görüyorsanız dikkat!
ABÖ
Ayşe Beyza Özcan Muhabir

Çocukların okulda veya sosyal çevresinde yaşadığı zorbalık her zaman açıkça anlatılmayabiliyor. Bazı çocuklar yaşadıklarını ailelerine söylemekten çekinirken bazıları ne yaşadığını nasıl anlatacağını bilemeyebiliyor. Bu nedenle ebeveynlerin yalnızca “Okulda bir sorun var mı?” diye sorması yeterli olmayabilir. Peki çocuklarda zorbalığın sessiz işaretleri neler ve çocuklara zorbalık karşısında yardım istemek nasıl öğretilebilir? İşte okulda zorbalık yaşayan çocuğun davranış değişiklikleri ve yardım istemeyi öğrenme yolları...

ÇOCUĞUNUZ ZORBALIĞA UĞRUYOR OLABİLİR! BU SESSİZ İŞARETLERE DİKKAT

Bir çocuğun zorbalığa uğradığında bunu hemen anne veya babasına anlatacağı düşünülse de gerçek hayatta durum her zaman böyle olmayabilir. Çocuk, yaşadıklarının daha da kötüleşmesinden korkabilir veya kendisini suçlayabilir.

Bazı çocuklar arkadaşlarını kaybetmekten çekindikleri için yaşananları gizleyebilir. Bazıları ise “Kimse bana inanmaz”, “Benim yüzümden oldu” veya “Söylersem daha çok dalga geçerler” düşüncesine kapılabilir. Bu nedenle çocuğun sessiz kalması, mutlaka herhangi bir problem yaşamadığı anlamına gelmez.

1. OKULA GİTMEK İSTEMEMEYE BAŞLADIYSA DİKKAT

Çocuğun daha önce severek gittiği okula gitmek istememesi, ebeveynlerin dikkat etmesi gereken değişikliklerden biridir. Sabahları karın veya baş ağrısından şikâyet etmek, okula gitme zamanı yaklaştığında ağlamak ya da sürekli bahane üretmek de görülebilir.

Elbette okul isteksizliğinin tek nedeni zorbalık değildir. Ders kaygısı, öğretmenle yaşanan sorunlar, arkadaşlık problemleri veya başka duygusal nedenler de buna yol açabilir.

Ancak değişiklik aniden başladıysa ve başka davranış değişiklikleriyle birlikte görülüyorsa nedenini anlamaya çalışmak önemlidir.

2. EVE GELDİĞİNDE DAHA İÇİNE KAPANIYORSA

Zorbalık yaşayan bazı çocuklar okulda yaşadıklarını eve taşıyabilir. Daha önce ailesiyle konuşmayı seven bir çocuğun birdenbire sessizleşmesi, odasına kapanması veya sorulara kısa cevaplar vermesi dikkat çekebilir.

Burada önemli olan çocuğun tek bir günkü davranışı değil, davranışındaki belirgin ve devamlı değişikliktir.

Çocuğunuzun genel ruh halinde uzun süreli bir değişim görüyorsanız onu sorguya çekmek yerine güvenli bir konuşma ortamı oluşturmak daha doğru bir yaklaşım olabilir.

3. EŞYALARININ KAYBOLMASI VEYA ZARAR GÖRMESİ

Çocuğun çantasının, kıyafetlerinin, okul malzemelerinin veya kişisel eşyalarının açıklanamayan şekilde kaybolması ya da zarar görmesi de araştırılması gereken bir durum olabilir.

Çocuk bunları nasıl kaybettiğini anlatmak istemeyebilir. Özellikle aynı tür olayların tekrarlanması, okulda veya arkadaş çevresinde yaşanan bir sorunun işareti olabilir.

Bu noktada çocuğu suçlamak yerine ne olduğunu anlamaya yönelik sakin sorular sorulması önemlidir.

4. UYKU VE İŞTAH DÜZENİ DEĞİŞTİYSE

Çocuğun uyku düzenindeki belirgin değişiklikler de gözden kaçırılmaması gereken sinyaller arasında yer alır. Gece uyumakta zorlanma, sık uyanma veya sabahları yataktan kalkmak istememe gibi durumlar ortaya çıkabilir.

Benzer şekilde iştah değişikliği de görülebilir. Ancak bu belirtilerin pek çok farklı nedeni olabileceği unutulmamalıdır. Tek başına uyku veya iştah değişikliği zorbalık yaşandığını kanıtlamaz.

Önemli olan bu değişikliklerin başka belirtilerle birlikte değerlendirilmesidir.

5. ARKADAŞLARINDAN UZAKLAŞMAYA BAŞLADIYSA

Zorbalığın önemli boyutlarından biri sosyal dışlama olabilir. Çocuk arkadaş grubundan uzaklaşabilir, teneffüslerde yalnız kalabilir veya daha önce görüşmek istediği arkadaşlarıyla bir araya gelmekten kaçınabilir.

“Kimse benimle oynamıyor” veya “Benim arkadaşım yok” gibi ifadeler de önemsenmelidir.

Çocuğun sosyal çevresindeki değişimin nedenini anlamaya çalışırken onu zorla bir grubun içine sokmak yerine yaşadığı duyguları anlatmasına fırsat vermek daha sağlıklı olabilir.

6. OKUL SONRASI AŞIRI GERGİN GÖRÜNÜYORSA

Bazı çocuklar okuldayken yaşadıklarını anlatmasa bile eve döndüğünde davranışlarıyla yaşadığı stresi gösterebilir. Küçük olaylara aşırı tepki verme, kolay öfkelenme, ağlama veya normalden daha huzursuz olma bunlardan bazıları olabilir.

Çocuğun davranışındaki değişimi hemen “şımarıklık” veya “huysuzluk” olarak değerlendirmek yerine altında bir sorun olup olmadığı araştırılmalıdır.

7. KENDİSİNİ SUÇLUYORSA DİKKAT

Zorbalığa maruz kalan çocuk bazen yaşananlardan kendisini sorumlu tutabilir. Görünüşü, konuşması, davranışları veya herhangi bir özelliği nedeniyle diğer çocukların onu hedef aldığını düşünebilir.

“Ben farklı olduğum için oldu”, “Keşke bunu söylemeseydim” veya “Benim yüzümden kavga çıktı” gibi ifadeler, çocuğun yaşadığı olayı nasıl anlamlandırdığını gösterir.

Bu durumda çocuğa yaşananlardan dolayı suçlu olmadığı açıkça anlatılmalı ve yardım istemesinin doğru bir davranış olduğu vurgulanmalıdır.

8. ÇOCUĞA “BİR SORUN OLURSA SÖYLE” DEMEK YETERLİ Mİ?

Çocuklara yardım istemeyi öğretmek, yalnızca “Bir şey olursa bana söyle” demekten daha fazlasını gerektirir.

Çocuğun hangi durumlarda yardım istemesi gerektiğini bilmesi gerekir. Bir arkadaşının sürekli dalga geçmesi, dışlaması, tehdit etmesi, eşyalarına zarar vermesi veya fiziksel olarak zarar vermeye çalışması gibi durumların yetişkinlerden yardım istemeyi gerektirdiği anlatılabilir.

Buradaki amaç çocuğu korkutmak değil, zor bir durumla karşılaştığında ne yapacağını önceden bilmesini sağlamaktır.

ÇOCUĞA YARDIM İSTEMEYİ NASIL ÖĞRETMELİ?

Bunun en pratik yollarından biri evde kısa canlandırmalar yapmaktır. Ebeveyn, çocuğa basit bir senaryo sunabilir ve “Biri sana böyle davranırsa ne yapabilirsin?” diye sorabilir.

Ardından çocukla birlikte birkaç seçenek belirlenebilir: Güvenli bir yere gitmek, öğretmene veya başka bir güvenilir yetişkine haber vermek ve mümkün olduğunca yalnız kalmamak gibi.

Bu yöntem sayesinde çocuk gerçek bir problem yaşadığında ne söyleyeceğini düşünmek için daha az zorlanabilir.

ÇOCUĞA KİMDEN YARDIM İSTEYEBİLECEĞİNİ ÖĞRETİN

Çocuğun yalnızca anne ve babasından yardım istemeyi bilmesi yeterli olmayabilir. Okuldayken ailesi yanında bulunmayacağı için ulaşabileceği güvenilir yetişkinleri de tanıması gerekir.

Öğretmen, okul yöneticisi, rehber öğretmen veya okulda kendisine yardımcı olabilecek başka bir yetişkin bu kişiler arasında olabilir.

Çocuğa “Bir kişi seni dinlemezse başka bir güvenilir yetişkine anlatabilirsin” mesajının verilmesi de önemlidir. Yardım istemek, karşılığında hemen çözüm bulunmasa bile devam ettirilmesi gereken bir davranış olarak öğretilmelidir.

ÇOCUĞA “SEN DE KARŞILIK VER” DEMEK DOĞRU MU?

Zorbalık yaşayan bir çocuğa otomatik olarak fiziksel karşılık vermesini söylemek doğru bir yaklaşım değildir. Çocuk kendisini savunmaya çalışırken durum daha da büyüyebilir ve güvenliği tehlikeye girebilir.

Bunun yerine öncelik güvenli bir ortamdan uzaklaşmak, mümkünse yanında güvendiği kişiler bulunmasını sağlamak ve durumu yetişkinlere bildirmek olmalıdır.

Çocuk, yardım istemenin “ispiyonculuk” olmadığını da öğrenmelidir. Birinin zarar görmesini engellemek veya kendisini korumak amacıyla yardım istemek doğru ve gerekli bir davranıştır.

ÇOCUĞA SORU SORARKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

“Okulda biri sana kötü davranıyor mu?” gibi doğrudan bir soru bazı çocukların konuşmasını kolaylaştırabilir ancak her çocuk aynı şekilde cevap vermeyebilir.

Bunun yerine günlük sohbetlerin arasına daha açık uçlu sorular eklenebilir. “Bugün seni en çok ne mutlu etti?”, “Teneffüste kiminle oynadın?”, “Bugün canını sıkan bir şey oldu mu?” gibi sorular çocuğun yaşadıklarını doğal biçimde anlatmasına yardımcı olabilir.

Çocuk bir şey anlattığında ilk tepkinin de büyük önemi vardır. Şaşkınlıkla bağırmak, çocuğu suçlamak veya hemen öfkelenmek, ilerleyen dönemlerde çocuğun yaşadıklarını saklamasına neden olabilir.

ÇOCUK ZORBALIĞI ANLATTIĞINDA EBEVEYN NE YAPMALI?

Çocuk zorbalığa uğradığını söylediğinde öncelikle sakin kalmak ve onu dinlemek gerekir. Çocuğun yaşadıklarını küçümsememek, “Boş ver, takma” dememek ve suçlayıcı sorulardan kaçınmak önemlidir. Çocuğa yaşadıklarının ciddiye alındığı ve yardım istemekle doğru bir şey yaptığı hissettirilmelidir.

Daha sonra olayların ne zaman, nerede ve kimlerle yaşandığı anlaşılmaya çalışılabilir. Sorunun niteliğine göre okul yönetimi, öğretmen veya rehberlik servisiyle iletişime geçilmesi gerekebilir.

ZORBALIĞIN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN EN ÖNEMLİ MESAJ NE?

Çocuğun bilmesi gereken en önemli mesajlardan biri şudur: Kendisine zarar veren veya onu korkutan bir davranışla karşılaştığında bunu tek başına çözmek zorunda değildir. Çocuğa yardım istemenin güçsüzlük olmadığı, tam tersine kendisini korumanın bir yolu olduğu anlatılmalıdır.

Ebeveynlerin görevi yalnızca zorbalık yaşandıktan sonra müdahale etmek değil, çocuğa önceden bir “yardım planı” kazandırmaktır. Güvendiği yetişkinleri bilmek, hangi davranışların kabul edilemez olduğunu tanımak ve gerektiğinde yardım istemeyi öğrenmek, çocuğun kendisini daha güvende hissetmesine yardımcı olabilir.

ÇOCUK SESSİZSE BİLE DAVRANIŞLARINI İZLEYİN

Çocuğun zorbalığa uğradığını anlamanın tek yolu onun açıkça “Bana zorbalık yapılıyor” demesini beklemek değildir. Okula gitmek istememe, içe kapanma, arkadaşlardan uzaklaşma, uyku veya iştah değişiklikleri ve açıklanamayan eşya kayıpları gibi davranış değişiklikleri ebeveynler için önemli ipuçları olabilir.

Ancak bu belirtilerin hiçbirinin tek başına zorbalığı kanıtlamadığı da unutulmamalıdır. En doğru yaklaşım, çocuğu suçlamadan ve baskı kurmadan dinlemek, davranış değişikliklerinin nedenini anlamaya çalışmak ve gerektiğinde okul ile iş birliği yapmaktır.

Çocuklara erken yaşta “Sana kötü davranıldığında susmak zorunda değilsin, güvendiğin bir yetişkinden yardım isteyebilirsin” mesajını vermek ise zorbalık karşısında atılabilecek en önemli adımlardan biridir.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa