“Seni atayım mı?” dediği öne sürüldü: Dayıya müebbet talebi
İstanbul Bahçelievler’de 6’ncı kattaki pencereden düşerek hayatını kaybeden 8 yaşındaki Oğuzhan Moğol’un ölümüne ilişkin iddianame hazırlandı.
Okunma Süresi: 3 dakika 2 saniye
İstanbul’un Bahçelievler ilçesi Siyavuşpaşa Mahallesi Lavanta Sokak’ta 20 Ağustos 2024’te meydana gelen olayda, 8 yaşındaki Oğuzhan Moğol, 7 katlı binanın 6’ncı katındaki evin penceresinden düşerek yaşamını yitirdi. Olay sırasında evde Oğuzhan’ın 9 yaşındaki kız kardeşi, dayısı Mustafa Uğur S., dayısının eşi ve kayınvalidesinin bulunduğu belirtildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin farklı anlatımlara ve soruşturma kapsamında elde edilen delillere yer verildi. Savcılık, dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda Mustafa Uğur S.’nin Oğuzhan’ı pencereden aşağı attığı yönünde kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphe oluştuğu kanaatine vardı.

KIZ KARDEŞİNİN İFADESİ DOSYADA YER ALDI
İddianamede, Oğuzhan’ın kız kardeşinin savcılıkta verdiği ifade önemli yer tuttu. Kardeşi, olay günü dayısının evine gittiklerini, ağabeyinin cips istediği sırada dayısıyla arasında tartışma yaşandığını anlattı.
İfadesine göre tuvaletten çıktığında dayısını pencere önündeki koltukta, kucağında Oğuzhan ile gördü. Pencerenin açık olduğunu belirten çocuk, dayısının ağabeyine “Seni atayım mı?” diye sorduğunu, ardından kendisinin müdahale etmeye çalıştığını ve dayısının Oğuzhan’ı camdan aşağı attığını öne sürdü.
Küçük kız, olayın ardından yengesine de dayısının ağabeyini pencereden attığını söylediğini ifade etti. Ayrıca annesi, dedesi ve dayısı tarafından tehdit edildiğini iddia ederek kendisine kötü sonuçlarla karşılaşacağının söylendiğini ileri sürdü.

DAYI SUÇLAMALARI REDDETTİ
Şüpheli Mustafa Uğur S. ise savcılık ifadesinde yeğeni Oğuzhan ile arasının iyi olduğunu ve çocuğun kendisine çok bağlı olduğunu söyledi. Olay günü çocuklarla evde oyun oynadıklarını, daha sonra pencerenin önündeki kanepede oturarak telefonuyla ilgilendiğini anlattı.
Oğuzhan’ı pencerenin yakınında gördüğünü belirten şüpheli, çocuğun cama tutunarak yürüdüğünü ve ardından geriye doğru düştüğünü savundu. Onu kurtarmak için hamle yaptığını ancak yetişemediğini söyleyen Mustafa Uğur S., olayın ardından aşağı indiğini ve ambulans çağırdığını belirtti.

Şüpheli, kız kardeşinin kendisini suçlayan ifadelerinin babası tarafından yönlendirildiğini de iddia etti. Oğuzhan’ı pencereden atmadığını ve elinden düşürmediğini söyleyerek hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.
ADLİ TIP RAPORUNDA DÜŞMENİN NEDENİ AYIRT EDİLEMEDİ
İddianamede yer verilen Adli Tıp Kurumu raporunda, Oğuzhan’ın ölümüne neden olan travmaların yüksekten düşme sonucunda meydana gelebileceği belirtildi. Ancak çocuğun dengesini kaybederek mi yoksa başka bir kişinin müdahalesiyle mi düştüğünün tıbben ayırt edilemediği aktarıldı.
Soruşturma kapsamında Cinayet Büro Amirliği raporu, tanık ifadeleri, kamera görüntüleri, olay yeri inceleme bulguları ve otopsi raporu da değerlendirildi. Savcılık, kız kardeşinin anlatımını ve diğer delilleri birlikte ele alarak dayı hakkında dava açılması için yeterli şüphe bulunduğu sonucuna ulaştı.
Öte yandan iddianamede, olayın ardından hastanede bulunan bir tanığın, uzun boylu bir erkeğin “Anne kurtar beni, elimden kaydı” diye bağırdığını duyduğuna ilişkin ifadesi de yer aldı.
ANNE VE DAYI ARASINDAKİ MESAJLAR İNCELENDİ
Soruşturma dosyasında, anne İ.S.’nin cep telefonunda yapılan incelemelerin sonuçlarına da yer verildi. Telefonda olayla ilgili fotoğraf veya kamera kaydı bulunmadığı, mesajlaşmaların büyük ölçüde aile, iş ve arkadaş çevresine ilişkin olduğu belirtildi.
Anne ile dayı arasındaki yazışmalarda Oğuzhan’a duyulan özlemin dile getirildiği aktarıldı. Anne İ.S.’nin mesajlarında kızının olayla ilgili anlatımlarına güvenmediğini ifade ettiği kaydedildi.
İ.S., savcılık ifadesinde olay sırasında evde olmadığını ve oğlunun nasıl düştüğünü bilmediğini söyledi. Kızının kendisine Oğuzhan’ın oyun oynarken koltuğa çıktığını, cama tutunarak yürüdüğü sırada ayağının kaydığını anlattığını belirtti. Ayrıca kızının tehdit edildiği için dayısını suçladığını düşündüğünü ileri sürdü.
Savcılık, anne İ.S., Ş.K. ve diğer aile üyesi hakkında yürütülen soruşturmalarda kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
BABA ERSİN MOĞOL: EVDEKİLERİN DE YARGILANMASINI İSTEYECEĞİZ
İddianamenin hazırlanmasının ardından açıklama yapan baba Ersin Moğol, oğlunun ölümünün ardından kendilerine başlangıçta çocuğun koltuktan düştüğünün söylendiğini belirtti. Kızının daha sonra verdiği ifadede dayısının ağabeyini pencereden attığını anlattığını söyleyen baba, bu süreçte kızının da tehdit edildiğini öne sürdü.
İddianamede eksiklikler bulunduğunu düşündüklerini belirten Ersin Moğol, eski eşinin çocukların bakımına ilişkin sorumluluklarını yerine getirmediği görüşünde olduklarını ve bu konudaki karara itiraz edeceklerini ifade etti.
Baba Moğol, dayı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilmesini olumlu karşıladıklarını ancak evde bulunan diğer kişilerin de sorumluluklarının araştırılmasını istediklerini söyledi. Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.