Türkiye’nin ilk ve tek ''Anne Müzesi'' Ankara'da...
Türkiye’nin ilk ve tek Anne Müzesi, 62 ülkeden anne-bebek koleksiyonları ve duygusal eserleriyle ziyaretçilerini annelik üzerine bir yolculuğa çıkarıyor.
Okunma Süresi: 2 dakika 23 saniye
Ankara’nın Altındağ ilçesinde yer alan Anne Müzesi, annelik kavramını tarih, kültür ve kişisel hatıralar üzerinden ele alıyor. 29 Nisan 2024’te kurulan müze, geçmişten günümüze anneliğin farklı yönlerini anlatan eserleriyle Türkiye’de bu alanda ilk ve tek müze olma özelliğini taşıyor. Müze yöneticisi Esra Eser, müzenin Anadolu’nun geçmişte yaşamış, bugün yaşayan ve gelecekte yaşayacak tüm annelerine duyulan saygıyla kurulduğunu belirtti. Eser, ziyaretçilerin en çok etkilendiği bölümlerden birinin “Annelerle Yüzleşme” alanı olduğunu söyledi. Bu bölümde, annelerin çocuklarına sıkça yönelttiği ancak çocukların annelerine sormayı çoğu zaman unuttuğu sorulara yer veriliyor. Ziyaretçiler, bu sorular üzerinden anneleriyle ilişkilerini ve aile içindeki iletişimi yeniden düşünme fırsatı buluyor.

“ÖKSÜZ SAÇINDAN BELLİ OLUR” ESERİ DUYGULANDIRIYOR
Müzenin en dikkat çekici eserlerinden biri, “Öksüz Saçından Belli Olur” adıyla sergilenen çalışma. Eserde, bir kız çocuğunun saçının iki farklı biçimde örülmesi üzerinden anneliğin ve bakımın çocukların yaşamındaki yeri anlatılıyor. Eserin bir tarafındaki düzenli örgü, annenin çocuğunun saçını örmesini simgelerken diğer taraftaki dağınık örgü, annesi olmayan bir çocuğun saçının başka biri tarafından örülmesini çağrıştırıyor. Esra Eser, ziyaretçilerin eserin karşısında iki farklı görünümü birlikte değerlendirdiklerinde duygulandıklarını ifade etti. Müze, bu çalışmayla anneliğin gündelik yaşamda çoğu zaman fark edilmeyen emek ve bakım boyutuna dikkat çekiyor.

ANNE MADALYALARI TARİHTEN İZLER TAŞIYOR
Müzede annelikle ilgili tarihî uygulamalara da yer veriliyor. Esra Eser’in aktardığı bilgilere göre Türkiye’de 1930-1948 yılları arasında altı ve daha fazla çocuk sahibi ailelere anne madalyası veriliyordu. Eser, dönemin ekonomik koşulları nedeniyle bazı ailelere madalya yerine nakdî yardım seçeneğinin de sunulduğunu belirtti. Benzer uygulamaların Fransa, İtalya ve Sovyetler Birliği gibi ülkelerde de görüldüğünü ifade eden Eser, farklı ülkelere ait anne madalyalarının müzede ziyaretçilerle buluştuğunu söyledi. Bu bölüm, annelik ve aile politikalarının geçmişte nasıl şekillendiğine ilişkin tarihî örnekler sunuyor.

62 ÜLKEDEN ANNE-BEBEK KOLEKSİYONU
Anne Müzesi’nde yaklaşık 62 ülkeden getirilen anne-bebek figürlerinden oluşan uluslararası bir koleksiyon bulunuyor. Ziyaretçiler, farklı kültürlerde anneye hangi kelimelerle hitap edildiğini ve annelik kavramının nasıl ifade edildiğini de öğrenebiliyor. Müzede ayrıca Kazakistan’dan gelen “Ana Kokusu Kolyesi” adlı geleneksel bir obje sergileniyor. Esra Eser’in anlatımına göre anneler, bebeklerinden kısa süreliğine uzaklaşmaları gerektiğinde kendi kokularının sindiği bir kumaşı veya benzer bir objeyi bebeğin yanına bırakarak onun sakinleşmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. Müzede lohusalık dönemine ilişkin fotoğraflar ve farklı kültürlerin geleneklerini yansıtan eserlerin yanı sıra, ziyaretçilerin art arda sekiz ninni dinleyebildiği bir ninni odası da yer alıyor.

ZİYARETÇİLER KENDİ HİKÂYELERİYLE MÜZEYE GELİYOR
Müzenin etkisi, sergilenen eserlerle sınırlı kalmıyor. Esra Eser, vefat eden annesinin fotoğrafını yanına alarak müzeyi gezen bir ziyaretçinin kendisini derinden etkilediğini anlattı. Girişte bulunan “Annenizle el ele geziniz” yazısından etkilenen ziyaretçi, annesinin fotoğrafını göstererek müzeyi onunla birlikte geziyormuş gibi hissettiğini ifade etti. Müzeyi ziyaret eden Tuğba Ünal da annesi ve kızıyla gerçekleştirdiği ziyaretlerde annesinin kendisi için verdiği emeği daha fazla düşündüğünü söyledi. Müze rehberi Ozan Kılıçkaya ise burada çalışmaya başladıktan sonra annesiyle ilişkisinin değiştiğini, annesinin bakış açısını daha iyi anlamaya başladığını dile getirdi. Müze yetkilileri, Anne Müzesi’nin yalnızca anneler için değil, annelik ve annesizlik üzerine düşünmek isteyen herkes için bir buluşma alanı olduğunu vurguluyor.
