14 Yaşındaki Murat'ın ölümünde yapay zekâ detayı
Sakarya'da 14 yaşındaki Murat İmrağ'ın hayatını kaybettiği olayda soruşturmanın seyrini değiştirebilecek dijital bulgular gündeme geldi.
Okunma Süresi: 3 dakika 43 saniye
Olay, Arifiye ilçesine bağlı Ahmediye Mahallesi'ndeki müstakil bir evde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Murat İmrağ, 20 yaşındaki ablası N. İmrağ'ın doğum gününü kutlamak için arkadaşları Y.D.S. ve Y.S. isimli kardeşlerin dedelerine ait eve gitti.
Evde bulunan ruhsatlı tabancayla yaklaşık 60-70 santimetre mesafeden başından vurulan 14 yaşındaki Murat, olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan Y.D.S. tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Şüphelinin ilk ifadesinde olayın intihar olduğunu öne sürdüğü, daha sonra ise ifadesini değiştirerek ateş eden kişinin kendisi olduğunu ancak olayın kaza sonucu gerçekleştiğini söylediği belirtildi.

YAPAY ZEKÂ ARAMALARI SORUŞTURMAYA GİRDİ
Soruşturmayı derinleştiren ekipler, şüphelinin dijital materyallerini incelemeye aldı. Yapılan incelemelerde, Y.D.S.'nin olaydan birkaç gün önce bir yapay zekâ uygulamasına cinayet ve alabileceği ceza hakkında sorular yönelttiğinin belirlendiği aktarıldı.
“Müebbet hapis ne kadar”
İncelemelerde, “Birini öldürsem ne kadar ceza alırım” ve “Müebbet hapis ne kadar” ifadeleriyle yapılan aramaların tespit edildiği bildirildi. Ailenin açıklamalarına göre dijital içeriklerde silahlar, farklı kişilere yönelik şiddet ve olası cezalar hakkında başka araştırmalar da bulunuyor.
Bu bulguların soruşturma dosyasındaki yeri ve olayla bağlantısı, adli incelemeler ile yargılama sürecinde değerlendirilecek. Dijital aramalar tek başına bir kişinin belirli bir suçu işlediğini kanıtlamaz; diğer delillerle birlikte ele alınması gerekir.

ANNE YELİZ İMRAĞ: “DURUMU KAZAYA ÇEVİRMEYE ÇALIŞTILAR”
Oğlunun ölümünün ardından açıklama yapan anne Yeliz İmrağ, olayın ilk saatlerinde Murat'ın intihar ettiği yönünde haberler yayıldığını söyledi. Oğlunun karakterini bildiğini ve bu iddialara başından beri inanmadığını belirten anne, soruşturma ilerledikçe farklı bulguların ortaya çıktığını ifade etti.
Yeliz İmrağ, silahın olay sonrasında çekmeceye saklandığını ileri sürerek yaşananların intihar ya da kaza olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. Ailede bulunan raporların olayın kaza olmadığını gösterdiğini savunan anne, şüphelinin silahlarla ilişkisine dair de çeşitli kayıtlar olduğunu öne sürdü.

Anne İmrağ, şüphelinin telefonunun olaydan yaklaşık altı saat sonra alındığını ve cihazdaki bazı fotoğrafların silinmiş olduğunu iddia etti. Şüphelinin babasının daha önce oğlunun silahlarla ilgisinin bulunmadığını söylediğini aktaran anne, bu iddiaya karşı ellerinde farklı kayıtlar olduğunu belirtti.
Oğlunun hakkını aramayı sürdüreceğini söyleyen Yeliz İmrağ, soruşturmanın bütün yönleriyle aydınlatılmasını istedi.
AİLENİN İDDİALARI ARASINDA BAŞKA ŞİDDET ARAŞTIRMALARI DA VAR
Yeliz İmrağ, dijital incelemelerde farklı silah markaları ve insanlara yönelik şiddet eylemleriyle ilgili araştırmalar bulunduğunu ileri sürdü. Anne, kendi anlatımına göre bu araştırmalar arasında şüphelinin aile üyeleriyle ilgili ifadelerin de yer aldığını söyledi.
Söz konusu içeriklerin olası bir okul saldırısı ya da başka bir toplu şiddet eylemiyle bağlantılı olup olmadığını bilmediklerini belirten anne, okuduklarının kendisini derinden sarstığını dile getirdi.
İmrağ, şüphelinin olayın ardından kısa süre içinde barut izlerini temizlediğini iddia ederek eylemin planlanmış olabileceğini düşündüğünü söyledi. Ayrıca yapay zekâ uygulamasında, annesine şiddet uygulayan birini öldürmenin cezası ve müebbet hapisle ilgili soruların da bulunduğunu öne sürdü.
Aile, iddianamenin hazırlanması için bekledikleri son raporun henüz tamamlanmadığını belirtti. Mahkeme takviminin netleşmediğini söyleyen anne, şüphelinin en ağır cezayı almasını istediğini ifade etti.
Bu açıklamalar ailenin iddialarını yansıtıyor. Şüphelinin suçluluğu, eylemin niteliği ve olası diğer planlarla bağlantısı hakkındaki nihai değerlendirme, yargılama sonucunda yapılacak.

AİLEYE YÖNELİK TEHDİT İDDİASI
Oğlunun ölümünden sonra tehdit mesajları aldıklarını da söyleyen Yeliz İmrağ, kendilerini bir grup olarak tanımladığı kişilerden ölüm tehditleri geldiğini ileri sürdü. Anne, mesajlarda Murat'ın mezarına zarar verilmesi ve mezarın parçalanmasıyla ilgili ifadelerin bulunduğunu belirtti.
Ailesinin ve oğlunun hatırasının hedef alınmasına karşı tepkisini dile getiren İmrağ, bu tehditlere rağmen adalet arayışından vazgeçmeyeceğini söyledi. Tehdit iddialarının adli makamlara iletilip iletilmediği veya bu konuda ayrı bir soruşturma yürütülüp yürütülmediği ise paylaşılan açıklamalarda netleşmedi.
BABA ÖZKAN İMRAĞ: “SUÇA MEYİLLİ BİR ARAŞTIRMA YAPMIŞ”
Baba Özkan İmrağ da soruşturma kapsamında ortaya çıktığını belirttiği raporları değerlendirdi. Dijital araştırmaların oğlunun ölümüne ilişkin olayın öncesinin incelenmesi açısından önemli olduğunu düşündüğünü belirten baba, şüphelinin başka bir saldırı hazırlığında bulunmuş olabileceği ihtimalini dile getirdi.
Özkan İmrağ, bunun bir okul saldırısı ya da başka bir eylem olabileceğini düşündüklerini söyledi. Ancak böyle bir planın varlığına ilişkin kesin bir sonucun açıklanmadığını da göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Şüphelinin ailesinin kendileriyle dost olduklarını söylediğini aktaran baba İmrağ, bu söylemle şüpheliye yönelik savunma arasında çelişki bulunduğunu düşündüğünü ifade etti.
Baba ayrıca silahın yalnızca bir kez kullanılmadığını, şüphelinin silahla İstanbul'a kadar gittiğini ve yaklaşık iki yıldır silahla dolaştığını ileri sürdü. Bu iddiaların kapsamı ve doğruluğu, ilgili kayıtlar ve adli raporlar üzerinden değerlendirilecek.
SORUŞTURMADA GÖZLER SON RAPORDA
Murat İmrağ'ın ölümüyle ilgili süreçte dijital materyaller, olay yeri bulguları, silahın kullanılış biçimi ve şüphelinin farklı zamanlarda verdiği ifadeler önem taşıyor. Ailenin açıklamalarında yer alan iddiaların yanı sıra, soruşturma dosyasındaki resmî tespitlerin ve uzman raporlarının da birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Aile, iddianamenin hazırlanması için beklenen son raporun tamamlanmasını ve yargılama sürecinin başlamasını bekliyor. Olayın kaza mı yoksa kasten gerçekleştirilen bir eylem mi olduğu konusundaki hukuki değerlendirme, toplanan deliller ve mahkemenin incelemesi sonucunda netleşecek.