Küstah Gönderme! Yeni Silahlarına Öyle Bir İsim Verdiler Ki...

Güney Kıbrıs devasa bütçelerle iki kritik askeri üssünü genişletme kararı alırken, Atina yönetimi Osmanlı dönemine atıf yapan yeni silahını tanıttı.

Okunma Süresi: 2 dakika 27 saniye
NG
Neşat Gündoğdu Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Küstah Gönderme! Yeni Silahlarına Öyle Bir İsim Verdiler Ki...
NG
Neşat Gündoğdu Editör

Doğu Akdeniz havzasında stratejik dengeleri değiştirebilecek yeni askeri adımlar atılıyor. Rum yönetimi, uluslararası fonların desteğiyle adadaki hava ve deniz tesislerinin kapasitesini artırma çalışmalarını hızlandırıyor. Eş zamanlı olarak Yunan hükümeti, cephaneliğine kattığı yeni insansız deniz aracıyla geçmişteki çatışmalara gönderme yapan provokatif bir isimlendirme stratejisi izliyor.

Bölgesel güvenlik politikalarında hareketli günler yaşanırken, Ada'nın güneyinde başlatılan devasa altyapı projeleri stratejik dengeleri doğrudan etkiliyor. Rum kesimi, elindeki mevcut askeri kapasiteyi ciddi bütçeler ayırarak uluslararası güçlerin kullanımına uygun hâle getiriyor. Mari ve Baf bölgelerinde yer alan mevcut askeri tesisler, müttefik devletlerin ağır savaş araçlarına ev sahipliği yapacak şekilde modernize ediliyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği kaynaklarından sağlanan yüz milyonlarca Euro'luk fonlar, bölgedeki tesisleri devasa birer lojistik ve operasyon merkezine dönüştürüyor.

RUM KESİMİNDE DEVASA ÜS YATIRIMLARI

Yürütülen modernizasyon projeleri kapsamında Mari bölgesindeki Evangelos Florakis Deniz Üssü baştan aşağı yenileniyor. Amerika Birleşik Devletleri Avrupa Komutanlığı tarafından desteklenen bu projenin ilk etabına devasa bir mali kaynak aktarılıyor. Yapılan planlamalar doğrultusunda tesisin iskelesi ve demirleme alanları genişletilerek aynı anda birden fazla ağır savaş gemisinin ikmal yapabilmesine olanak tanınıyor. Ayrıca tesis içerisine çift pervaneli Chinook helikopterlerinin rahatlıkla iniş kalkış yapabileceği yeni özel pistler inşa ediliyor.

Chinook Tipi Helikopter

Diğer yandan Baf kentindeki Andreas Papandreu Hava Üssü de benzer bir dönüşüm yaşıyor. Avrupa Birliği'nin savunma destek fonları kullanılarak tesisin operasyonel kapasitesi zirveye taşınıyor. Mevcut pistler uzatılırken, savaş jetlerinin ve C-130 tipi devasa askeri kargo uçaklarının güvenle konuşlanabileceği yeni hangarlar sisteme entegre ediliyor. Fransa'nın aktif olarak kullandığı bu iki tesis, yenileme çalışmalarının ardından çok uluslu hava ve deniz gücünün Doğu Akdeniz'deki ana duraklarından birine dönüşüyor. İngiltere'nin de adada aktif hava üsleri bulundurması, bölgedeki askeri yığınağın boyutlarını gözler önüne seriyor.

Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri kaynaklarının bu projelere doğrudan fon sağlaması, Doğu Akdeniz'deki enerji yolları ve jeopolitik hakimiyet mücadelesinin ulaştığı noktayı özetliyor. Yabancı ülkelerin adadaki askeri varlıklarını kalıcı hale getiren bu altyapı hamleleri, bölgedeki güvenlik mimarisini yeniden şekillendiriyor. Adadaki bu askeri yığınak sürerken, komşu ülke Yunanistan cephesinde de eş zamanlı bir askeri hareketlilik yaşanıyor.

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias

YUNANİSTAN'DAN YENİ NESİL İNSANSIZ DENİZ ARACI

Yunan hükümeti, savunma sanayii alanındaki yeni hamlelerini iddialı törenlerle kamuoyuna duyurdu. Atina yakınlarındaki Skaramangas Deniz Üssü'nde düzenlenen ve Savunma Bakanı Nikos Dendias'ın doğrudan iştirak ettiği organizasyonla yeni nesil insansız deniz araçları sahneye çıktı. Geliştirilen bu modern su üstü dronları; düşman hattında istihbarat toplama, aralıksız gözetleme ve hedef belirleme gibi kritik görevleri otonom olarak yerine getirebiliyor. Cihazların en tehlikeli özelliği ise üzerlerine yerleştirilen yüksek miktardaki patlayıcılarla doğrudan kamikaze saldırıları düzenleyebilecek bir donanıma sahip olmaları.

Kundakçı isimli deniz dronu

TARİHİ BİR TERİMLE KAMUFLE EDİLEN MESAJ

Yeni nesil insansız silaha "Kundakçı" isminin verilmesi, salt bir askeri isimlendirmeden ziyade doğrudan tarihsel bir gönderme taşıyor. Yunan basını, bu ismin 1821 yılında Osmanlı İmparatorluğu'na karşı başlatılan isyan sürecindeki deniz savaşlarına atıf yaptığını açıkça yazıyor. Tarihi kayıtlara göre o dönemde isyancı denizciler, patlayıcı ve yanıcı maddelerle doldurdukları ufak tekneleri gece karanlığında gizlice Osmanlı donanma gemilerine yaklaştırıp ateşe vererek büyük yıkımlara yol açıyordu. Yeni kamikaze aracına bu tarihi taktiği hatırlatan bir isim verilmesi, askeri teknolojinin ötesinde bölgesel siyasette gerilimi tırmandırmayı hedefleyen sembolik bir adım olarak değerlendiriliyor.


Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa