PKK'dan terörsüz Türkiye açıklaması: Silahları neden teslim edelim?
PKK, yeni çözüm sürecindeki beklentilerini ve silah bırakma koşullarını duyurdu. Yasal düzenlemeler olmadan sürecin ilerlemeyeceği vurgulanıyor.
Okunma Süresi: 1 dakika 40 saniye
Köşe yazarı Tuğçe Tatari ile silah bırakan terörist Bese Hozat'ın yaptığı görüşmede Terörsüz Türkiye süreci, terörist başı Abdullah Öcalan'ın durumu ve silahlı unsurların sınır dışına çekilmesi hakkında ayrıntılı bilgilere ulaşıldı. AK Parti ve MHP kanadının söylemlerini değerlendiren terörist Hozat, yasal güvenceler sağlanmadan demokratik siyasete geçişin mümkün olmadığını ifade ederek Ankara'dan somut yasal adımlar beklediklerini aktardı.

TERÖR ÖRGÜTÜ DAHA FAZLA YASAL ADIM TALEP EDİYOR
Tatari'nin yazısına göre Terörsüz Türkiye kapsamında çıkarılan çerçeve yasa, terör örgütü cephesinde yetersiz bulunuyor. Cumhuriyet tarihinde ilk defa hukuki bir metnin hazırlanması olumlu bir başlangıç kabul edilse de, ek yasalarla desteklenmeyen bir çerçevenin pratik fayda sağlamayacağı düşünülüyor. Terörist Hozat, devlet heyetleri ile terör örgütü ve Abdullah Öcalan arasında iletişim mekanizmalarının bulunduğunu, bu kanallar vasıtasıyla bütünlüklü bir yasal zemin taleplerini defalarca ilettiklerini belirtiyor. Örgüt kadrolarının tamamını kapsayan özgürlük yasaları çıkmadan demokratik siyaset alanına geçişin imkânsız olduğu savunuluyor.

TERÖR ÖRGÜTÜ DEM PARTİ İLE AYRIŞMAYA BAŞLADI
Türkiye sınırları içerisinde silahlı unsurlarının kalmadığını belirten terörist Hozat, tüm birliklerin Medya Savunma Alanları'na çekildiğini iddia etti. Tatari'nin yazıda verdiği bilgilerde Metina bölgesindeki savaş tünellerinin boşaltıldığı ve terör örgütünün eylemsizlik kararına uyduğu aktarılıyor. Silahların tamamen teslim edilmesi veya Türkiye'ye getirilmesi fikrine ise kesin bir dille karşı çıkıldığı ise yazıda en dikkat çeken bölüm olarak görülüyor. Bölgedeki diğer ülkelerde yaşayan Kürtlerin savunma ihtiyaçları gerekçe gösterilerek, silahların o bölgelerde muhafaza edileceği belirtiliyor. Terörist Hozat, Türkiye'de demokratik siyaset yolları açılmadan, tutuklu siyasetçiler serbest bırakılmadan hiçbir örgüt mensubunun geri dönmeyeceğini ifadesi Tatari'nin yazısında yer alıyor. Bu noktada DEM Parti yöneticilerinin geri dönüş yönündeki iyimser açıklamalarının da gerçeği yansıtmadığı dile getiriliyor.

İMRALI GÖRÜŞMELERİ VE MHP'NİN SÖYLEMLERİ
Sürecin kilit noktası olarak terörist başı Abdullah Öcalan'ın İmralı'daki koşulları gösteriliyor. Terör örgütü yönetiminin Öcalan'ın fiziki özgürlüğüne kavuşmasını ve süreci doğrudan yönetmesini temel şart olarak gösterdiği belirten Tatari'nin yazısı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin süreç boyunca yaptığı olumlu açıklamalar ve çağrılar, devlet aklında bir kırılma olarak nitelendirilse de, bu sözlerin somut bir hükümet politikasına dönüşmemesinin terör örgütü yönetiminde şüphe yarattığına vurgu yapıyor. Terörist Hozat, MHP liderinin söylemlerinin bir oyalama taktiği veya seçim yatırımı olma ihtimalini yazıda vurguluyor.