Fransa ve Yunanistan'dan GSI hamlesi! Gözler şimdi Türkiye'de..
Doğu Akdeniz sularını yeniden ısıtacak bir gelişme yaşanıyor. Milyarlarca euroluk dev elektrik hattı projesinde deniz araştırmaları tekrar gündemde.
Okunma Süresi: 2 dakika 14 saniye
Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni deniz altından bağlaması planlanan milyarlarca Euro'luk elektrik nakil projesinde hareketli günler yaşanıyor. Fransız yüklenici firma, daha önce durdurulan deniz tabanı araştırmalarını yeniden başlatmak amacıyla Yunanistan makamlarına resmi başvurusunu iletti. Sürecin kaderini ise bölgedeki kıta sahanlığı haklarını koruyan Türkiye'nin atacağı adımlar belirleyecek.
Yunanistan makamları, enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla projelendirilen ve 1,9 milyar Euro bütçe ayrılan Büyük Deniz Enterkonektörü (GSI) için gelen yeni talebi değerlendiriyor. Yunanistan basınında yer alan bilgilere göre, projenin ana yüklenicisi olan Fransa merkezli Nexans SA şirketi, deniz tabanında yürütülecek haritalama ve inceleme faaliyetlerine yeniden başlayabilmek için Atina'daki Dışişleri Bakanlığına özel bir istisnai çalışma izni başvurusu sundu. Söz konusu resmi talebin kabul edilmesi halinde, haftalardır durmuş olan saha operasyonlarının çok kısa bir süre içinde tekrar start alabileceği öngörülüyor.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI VE NAVTEX SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?
Bakanlık koridorlarında yürütülen diplomatik sürecin ilk aşamasında, Yunanistan Dışişleri Bakanı George Gerapetritis'in ilgili bakanlıklar arası komiteye bir tavsiye mektubu sunması planlanıyor. Nihai onay merci olan bu komitenin, kararını önümüzdeki günlerde resmi olarak açıklaması bekleniyor. Kuruldan olumlu bir görüş çıkması durumunda dosya derhal Yunanistan Deniz Kuvvetleri çatısı altındaki Hidrografi Servisine iletilecek. Bu servisin de prosedür gereği 48 saatlik zaman diliminde faaliyet sahalarını ve çalışma tarihlerini içeren yeni bir NAVTEX duyurusu yayımlaması gerekiyor. Şirket, şubat ayında elde ettiği hakları dayanak göstererek 2026 yılının sonuna dek bölgede araştırma yapmayı hedefliyor.

İZİN BAŞVURUSUNDAKİ YUNAN KARASULARI DETAYI
Fransız şirketin yaptığı resmi izin başvurusu, Yunanistan Sahil Güvenlik birimlerinin dijital platformlarında da kamuoyu ile paylaşıldı. Bu istisnai izin prosedürü doğrultusunda sahil güvenlik yetkilileri, talep edilen teknik donanıma sahip yerli bayraklı gemilerin bulunup bulunmadığını armatörlük derneklerinden teyit ediyor. Uzmanlar, araştırma faaliyetlerinin doğrudan uluslararası sularda yapılması planlansaydı böyle karmaşık bir izin silsilesine ihtiyaç duyulmayacağını belirtiyor. Bu durum, sismik ve taban inceleme çalışmalarının doğrudan Yunanistan'ın iddia ettiği karasuları içerisinde yürütüleceğini açıkça belgeliyor. Şirketin Rum yönetimiyle de teknik düzeyde temaslarını sıklaştırdığı biliniyor.

Nexans şirketinin teknik hazırlıklarını tamamlaması ve Güney Kıbrıs ile yürütülen müzakerelerdeki muhalefetin azalması, projenin önündeki bürokratik engelleri hafifletiyor. Ancak Atina ve Paris hattındaki bu diplomasi trafiğinin karşısında çok daha büyük bir jeopolitik gerçeklik duruyor. Projenin kaderi, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarında tavizsiz bir politika izleyen Türkiye'nin sergileyeceği tutuma bağlı kalmayı sürdürüyor. Geçmişte yaşanan sıcak temaslar, Ankara'nın bölgedeki hak ihlallerine karşı sessiz kalmayacağını defalarca kanıtladı.

Türkiye 2024 ve 2025 yıllarında Çoban Adası'nın doğusunda kalan ve Mavi Vatan sınırları içerisinde yer alan Türk kıta sahanlığında izinsiz faaliyet yürütülmesini kesin bir dille reddetti. İtalyan bandıralı Ievoli Relume isimli araştırma gemisinin söz konusu alanda deniz tabanı haritalaması yapma girişimi, Türk Deniz Kuvvetlerine ait fırkateyn ve hücumbotların bölgeye intikaliyle anında engellendi. Ankara, egemenlik haklarını koruma konusundaki kararlılığını savaş gemileriyle açıkça gösterirken, yeni başlayacak araştırmaların benzer bir askeri kriz yaratıp yaratmayacağı uluslararası kamuoyu tarafından endişeyle takip ediliyor.