İBB davasının 100. duruşmasında Ekrem İmamoğlu savunma yaptı

Silivri'deki duruşmada 436 sanık hakim karşısına çıktı. İmamoğlu savunmasında deprem, Başakşehir'deki arazi ve TBB seçimine değindi.

Okunma Süresi: 4 dakika 42 saniye
DHA
Kaynak DHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
İBB davasının 100. duruşmasında Ekrem İmamoğlu savunma yaptı
DHA
Kaynak DHA

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk davasının 100. duruşması, Marmara Ceza İnfaz Kurumu Silivri Yerleşkesi'ndeki salonda saat 12.00'de başladı. Görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanık hakim karşısına çıktı. İmamoğlu savunmasını sürdürdü, duruşma yarına ertelendi.

100. DURUŞMADA NELER OLDU?

İBB davasının 100. oturumunda İmamoğlu, daha önceki duruşmalarda başladığı savunmasına devam etti. Duruşma Silivri'deki salonda saat 12.00'de açıldı. Salonda 436 sanık yer aldı, bunların 53'ü tutuklu.

İmamoğlu söz aldığında önce İstanbul'daki yağış nedeniyle hayatını kaybedenlere değindi, ardından dosyanın içeriğine geçti. Savunmasının bir bölümünde, davada ifade veren isimlerin anlatımlarına atıfta bulundu. Duruşma, yarın saat 10.00'da devam edecek.

İDDİANAMEDE İMAMOĞLU HAKKINDA HANGİ SUÇLAMALAR VAR?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklanan İmamoğlu hakkındaki soruşturma tamamlandı. 11 Kasım 2025'te 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede İmamoğlu'nun adı "örgüt lideri" olarak geçiyor.

İddianameye göre İmamoğlu'nun şu suçları işlediği öne sürülüyor: suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, rüşvet alma, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi, vergi usul kanununa muhalefet, orman kanununa muhalefet ve maden kanununa muhalefet.

İddianamede İmamoğlu'nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İMAMOĞLU SELDE HAYATINI KAYBEDENLER İÇİN BAŞSAĞLIĞI DİLEDİ

İmamoğlu savunmasına, İstanbul'daki yağış nedeniyle can kaybı yaşandığını hatırlatarak başladı. İmamoğlu, daha önce başsağlığı dilediğini, ölenlerin sayısının üçe çıktığını öğrendiğini söyledi. Sözlerine şöyle devam etti:

"Vefatlara çok üzgün olduğumuzu ve başsağlığı dileklerimizi iletmek istiyorum. Her afet aslında sorumluluğumuzu bize hatırlatıyor. Her afet, millet adına devletin her kurumunun birlikte çalışmak, birlikte üretmek, senkronize bir biçimde halkına hizmet etme sorumluluğunu taşıdığını bize hatırlatmalı. Hükümet, siyaset ve partiler başka alanlarda konumlanıp o devlet kurgusu içinde görev aldığında, bir bütüne dönüşmeyi sağlayabilmeli. Savunmamın içerisinde, daha önceki konuşmalarda da buna değindim; İstanbul'la ilişkisinde ihmal edilen hususları anlattım. Özellikle 14 yaşındaki bir evladımızın, 32 yaşındaki genç bir kardeşimizin ve diğer kişinin vefatı nedeniyle İstanbul'daki ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır dileklerimi iletiyorum. Allah rahmet eylesin."

İmamoğlu, AK Parti Üsküdar ve İBB Meclis üyesinin de vefat ettiğini öğrendiğini belirterek ailesine ve AK Parti teşkilatına başsağlığı diledi.

TBB SEÇİMİ VE DELİL TARTIŞMASI

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) konusuyla devam eden İmamoğlu, birliğin başkanının 2024'ten bu yana, yani 1,5 yıl içinde dördüncü kez seçildiğini söyledi. İmamoğlu, İddia makamının ekranlarda ya da duruşma salonunda tek bir delil, ses kaydı veya somut belge göstermediğini savundu.

İmamoğlu, davada ifade veren sanık itirafçıların da kendilerine somut bilgi ve belge sunmadığını öne sürdü, itirafçılar için "Sadece beyan, sadece dedikodu" ifadesini kullandı.

BAŞAKŞEHİR'DEKİ ARAZİ ÇIKIŞI

İmamoğlu, 24 Ekim 2016'da Başakşehir'de askeri alan niteliğindeki özel bir mülkün İBB tarafından 13,5 milyon dolara satın alındığını, yani kamulaştırıldığını anlattı. Müfettiş raporuna dayandığını belirttiği anlatımına göre taşınmaz doğrudan temin yoluyla alındı. Maliklerin vekili eski AK Parti Maltepe İlçe Başkanı'ydı ve bedel doğrudan onun hesabına gönderildi. İmar planlarında ise taşınmaz askeri stratejik alan olarak görünüyordu.

İmamoğlu şöyle konuştu: "İstanbul Büyükşehir Belediyesinin askeri bir birliği yok, öyle bir sorumluluğu da yok. Askeri stratejik alan diye görünen yer kamulaştırılıyor. Ayrıca şunu söyleyelim: AK Parti İBB yönetimi, hiçbir şekilde kullanamayacağı bir araziyi 13,5 milyon dolara alıyor. Aradan beş sene geçmiş; 2021 yılında güncel değerini 13 milyon 350 bin lira olarak tespit ediyorlar. Yani 2021 yılının kuruyla 2 milyon dolar yapıyor. Özetle, İBB'nin AK Parti yönetimi tarafından 13,5 milyon dolara alınan arazinin gerçek değerinin 2 milyon dolar olduğu ortaya çıkıyor. Kamu zararı somut olarak 11,5 milyon dolar. Bu niye yapıldı? Askeri alanın içindeki bir yeri İBB niçin alsın?"

NAKLEN YAYIN VE DEPREM KONSEYİ ÇAĞRISI

İmamoğlu, pazar ziyaretlerine değinerek şunları söyledi: "Bir siyasetçinin pazara girmesi kolay değildir, biliyor musunuz? Birileri sarayda oturuyordu. Birileri Meclis'te görev yaptığını zannediyordu. Vatandaşın arasına çıkamadıkları dönemde ben altı sene boyunca pazarlardan geri durmadım. Her şeyi insanlarla paylaştım çünkü onlara hizmet ediyoruz. Yol arkadaşlarım buraya çıktılar, kendileri de aslında İstanbul'a olan ihaneti anlattılar. Şehircilik anlayışımızın kişilere rant değil, tüm milletimize fayda sağlamak olduğunu ve İstanbul'u korumaya yönelik atılan adımları anlattılar. Her anlatıyla bir iftiranamenin önümüze koyulduğunu ve aslında çöp olduğunu herkes gördü. Onun için bu davaya kimseyi inandıramadınız, inandıramayacaksınız. Niçin naklen yayın istenmedi zannediyorsunuz?"

Deprem konusuna geçen İmamoğlu, Marmara Bölgesi'nde ve İstanbul'da birlikte adım atmak için uğraştıklarını söyledi. Üç kez bakanlara giderek brifing verdiğini, İstanbul Deprem Konseyi kurulmasını önerdiğini anlatan Ekrem İmamoğlu, konseye bankacılık, sigortacılık ve inşaat sektörlerinin alınmasını, uluslararası kurumların da davet edilmesini istediğini belirtti. İmamoğlu, önerisinin dinlendiğini ama karşılık bulmadığını savundu ve bir yetkilinin kendisine "Ya haklısınız ama..." dediğini aktardı.

Kanal İstanbul'u rant projesi olarak niteleyen İmamoğlu, projenin kendilerini ve milleti yok sayarak doğduğunu söyledi. "40 yılın en büyük yağmuru düştü, can gitti" diyen İmamoğlu, 135 milyon metrekarelik yeşil ve kamu alanının, ayrıca tarım alanlarının yok olduğunu öne sürdü; Sazlıdere ve Terkos barajlarının da zarar gördüğünü iddia etti.

"BU SUÇ DEĞİL, SİYASETTİR"

İmamoğlu savunmasının son bölümünde dosyayı siyasi nitelikte olarak tanımladı:

"Bu dosyanın hiçbir durağında belge yok. Manşet var, şablon var, duyum var, siparişle yazılmış bir iftiraname var. Belge bizde, cümle onlarda. Bu dosyada suç yok. Bu dosyada siyaset var. Sandık var, milletin bir iradesi var. O iradeyi bir ceza dosyasıyla yenmeye çalışan içindeki insanlar var. Bu suç değil, siyasettir. Siyaset bu ülkede bir zümreye ya da bir kişiye ait değildir; millete aittir."

Beylikdüzü'nden İstanbul'a uzanan yönetim anlayışını anlatacağını söyleyen İmamoğlu, önceki yönetimlerle kıyaslandığında İstanbul'da az zamanda ve az kaynakla çok iş yaptıklarını savundu. Daha fazla metro, altyapı yatırımı, yeşil alan, sosyal destek ve kültürel yatırım yaptıklarını belirten İmamoğlu, bunun dürüst ve liyakatli yönetim sayesinde mümkün olduğunu söyledi.

DURUŞMA NE ZAMAN DEVAM EDECEK?

Mahkeme, duruşmayı yarın saat 10.00'a erteledi. İmamoğlu savunmasına yarın kaldığı yerden devam edecek.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa