Fransa, Belçika ve İtalya'da eylemlerin şiddeti arttı!
Fransa, Belçika ve İtalya'da sokaklara taşan protestolarda tansiyon yükseldi. Şiddetini artıran gösteriler, bazı kentlerde yağmaya dönüştü.
Okunma Süresi: 3 dakika 38 saniye
Fransa, Belçika ve İtalya’da 17 Ekim’de düzenlenen gösterilerde hayat pahalılığı, eğitim koşulları ve kamu hizmetlerine yönelik tepkiler öne çıktı. Binlerce kişinin katıldığı eylemlerin bazıları polisle protestocular arasında çatışmalara dönüştü. Mağazaların yağmalandığı, araçların ateşe verildiği ve güvenlik güçlerinin göz yaşartıcı gazla müdahale ettiği olaylar, Avrupa’da yeni bir toplumsal gerilim dalgasını gündeme getirdi.

FRANSA’DA BİNLERCE KİŞİ SOKAĞA ÇIKTI
Protestoların en geniş katılımlı adresi Fransa oldu. Ülke genelinde 17 Ekim’de düzenlenen 110 gösteriye yaklaşık 550 bin kişinin katıldığı açıklandı. Eylemleri düzenleyen sendikalar ve öğrenci kuruluşları ise katılımcı sayısının 800 bine ulaştığını bildirdi.
Gösterilerin temelinde yükselen akaryakıt, enerji ve gıda fiyatlarının yanı sıra okullardaki koşullar, ücretler, emekli aylıkları ve kamu hizmetlerine ilişkin sorunlar yer aldı. Öğrenci grupları, eylül ortasından itibaren eğitim koşullarını protesto ederken hareket zamanla daha geniş ekonomik ve toplumsal taleplere yayıldı.
Fransa’da 2018’deki Sarı Yelekliler hareketini hatırlatan gösterilerde sarı yelek giyen katılımcılar da görüldü. Sendikalar, ücretlerin ve emekli aylıklarının artırılmasını, fiyatların düşürülmesini ve kamu hizmetlerinin korunmasını talep etti.

PARİS’TE POLİSLE PROTESTOCULAR KARŞI KARŞIYA GELDİ
Fransa’nın başkenti Paris’te gösterilerin bazı bölümlerinde olaylar çıktı. Place de la République çevresinde maskeli kişilerin polise havai fişek, taş ve çeşitli cisimler attığı bildirildi. Polis, kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı.
Olaylar sırasında araçlar ve çöp kutuları ateşe verildi, bazı iş yerleri yağmalandı. Güvenlik gerekçesiyle Champs-Élysées çevresi ile cumhurbaşkanlığı sarayı ve hükûmet binalarına yakın bazı metro istasyonları kapatıldı.
Şiddet olayları Paris’le sınırlı kalmadı. Lyon’da turizm ofisinde yangın çıkarken Marsilya’da bazı iş yerleri ve bir belediye polis merkezi zarar gördü. Limoges’te belediye binası ateşe verildi. Bordeaux, Lille, Calais ve Brest gibi kentlerde de kamu binalarını hedef alan olaylar yaşandı.
Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, ülke genelinde yaklaşık 400 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise kamu binalarına, işletmelere ve güvenlik güçlerine yönelik saldırıların cezasız kalmayacağını bildirdi.

BELÇİKA’DA ÖĞRENCİ PROTESTOLARI ÇATIŞMAYA DÖNÜŞTÜ
Fransa’daki gösterilerle benzer dönemde Belçika’da da protestolar düzenlendi. Başkent Brüksel’de çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu yüzlerce kişi, eğitim maliyetlerinin artmasını ve yükseköğretime erişimi zorlaştırabileceği düşünülen reformları protesto etti.
Brüksel’deki gösteriler sırasında bazı protestocuların araçları devirdiği ve polise çeşitli cisimler attığı bildirildi. Güvenlik güçleri kalabalığa göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etti.
Belçika İçişleri Bakanı Bernard Quintin, yaşananların sıradan bir protesto sınırını aştığını belirterek kamu düzeninin sağlanması için gerekli önlemlerin alınacağını açıkladı.
Ülkenin doğusundaki Liège kentinde de gösteriler düzenlendi. Öğrenciler burada eğitim maliyetlerinin yanı sıra ders materyallerine erişimde yaşadıkları güçlükleri ve Fransızca eğitim sistemindeki sorunları gündeme getirdi.
Belçika’daki eylemlerde eğitim harcamaları, ulaşım ücretleri, çalışma koşulları ve sosyal eşitsizlik gibi başlıklar öne çıktı. Göstericilerin bir bölümü Fransa’daki eylemlerle dayanışma mesajları verdi.

İTALYA’DA MİLANO’NUN MERKEZİNDE ŞİDDET OLAYLARI YAŞANDI
Avrupa’daki protestoların bir diğer adresi İtalya oldu. Milano’da savaşlara ve hayat pahalılığına karşı düzenlenen gösteri başlangıçta barışçıl şekilde ilerledi ancak daha sonra şiddet olayları yaşandı.
Maskeli göstericilerin polise taş, kaldırım parçaları ve çeşitli cisimler attığı, bar masalarından oluşturulan barikatların ateşe verildiği bildirildi. Polis, kalabalığı dağıtmak amacıyla tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandı.
Olaylar nedeniyle Milano’nun merkezindeki Piazza del Duomo meydanı ve lüks alışveriş pasajlarından biri boşaltıldı. Bazı mağazalar yağmalandı, çevredeki araçlar ve kamu malları zarar gördü.
İtalyan basınında yer alan bilgilere göre olaylarda en az iki polis memuru yaralandı. Yaklaşık 50 gösterici gözaltına alındı; gözaltına alınanlar arasında çok sayıda reşit olmayan kişinin de bulunduğu bildirildi.
Milano’daki olayların yanı sıra Torino ve Bologna’da da gösteriler sırasında polisle protestocular arasında gerginlik yaşandı.

MELONİ’DEN ŞİDDET TEPKİSİ
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Milano’daki olaylara ilişkin yaptığı açıklamada protesto hakkının bulunduğunu ancak şiddetin kabul edilemeyeceğini belirtti. Meloni, gösterileri fırsat bilerek kamu düzenini bozan kişilere tepki gösterdi.
Milano Belediye Başkanı Giuseppe Sala da protestoların arkasındaki toplumsal sorunların anlaşılabilir olduğunu ancak güvenlik güçlerine yönelik şiddetin ve kente verilen zararın kabul edilemeyeceğini ifade etti.
İtalya’daki gelişmeler, Fransa ve Belçika’daki gösterilerle aynı döneme denk geldi. Bununla birlikte ülkelerdeki eylemler ortak bir organizasyon tarafından düzenlenmiş tek bir hareket olarak değil, benzer toplumsal ve ekonomik kaygılar etrafında gelişen ayrı gösteriler olarak değerlendiriliyor.

FRANSA’DA YARALANAN GÖSTERİCİ İÇİN SORUŞTURMA
Fransa’daki olaylarda bir göstericinin ağır yaralanması da güvenlik güçlerinin müdahale yöntemlerini yeniden tartışmaya açtı. Saint-Étienne kentinde genç bir protestocunun elini kaybettiği bildirildi.
İçişleri Bakanı Nuñez, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı ancak yaralanmanın polis bombasından kaynaklandığı yönündeki iddiaları doğrulamadı. Son dönemde gösterilerde kullanılan müdahale araçları nedeniyle yaşanan yaralanmalar, polis uygulamalarının denetlenmesine yönelik tartışmaları artırdı.
Fransa’daki protestoların önümüzdeki günlerde nasıl seyredeceği belirsizliğini korurken Belçika ve İtalya’daki gösteriler de hükûmetlerin ekonomi, eğitim ve kamu hizmetleri politikalarına yönelik tepkilerin sokaklara yansıdığını gösterdi.