Fatih Sultan Mehmet döneminden kalan medrese kömürlük oldu!
Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edildiği tahmin edilen Manisa’daki 565 yıllık Hindistani Medresesi, çevresindeki beton binaların arasında sıkışıp kaldı.
Okunma Süresi: 2 dakika 15 saniye
Manisa’da 1461 yılında inşa edildiği tahmin edilen Hindistani Medresesi, yıllar içinde çevresinde yükselen betonarme yapıların arasında görünmez hale geldi. Osmanlı döneminin önemli eğitim kurumları arasında gösterilen tarihi medreseden geriye kalan son bölümün kömürlük ve depo olarak kullanılması, kültürel mirasın korunması konusunu yeniden gündeme getirdi.
Ege Mahallesi Terzi Sokak’ta bulunan ve yaklaşık 565 yıllık geçmişe sahip yapı, zamanla büyük ölçüde yıkılarak eski görünümünü kaybetti. Medresenin günümüze ulaşan bölümünün çevresindeki apartmanlarla kuşatılması, tarihi eserin fark edilmesini de zorlaştırdı.

Fatih Sultan Mehmet döneminden günümüze kalan iz
Yerel tarih araştırmacısı Erkan Akbalık’ın verdiği bilgilere göre medrese, Fatih Sultan Mehmet döneminde Manisa’da yaşayan ümeradan Besayiş Ağa’nın oğlu Velet Bey tarafından yaptırıldı. Taş duvarları, kubbesi ve kare planlı mimarisiyle dikkat çeken yapı, 15’inci yüzyılın ikinci yarısında kentin önde gelen eğitim merkezlerinden biri olarak hizmet verdi.
Medresenin yalnızca bir eğitim binasından ibaret olmadığı, çevresindeki vakıf yapılarıyla birlikte kapsamlı bir sistem oluşturduğu belirtiliyor. Arşiv kayıtlarında, kurucu Velet Bey’in eğitim faaliyetlerinin devamlılığını sağlamak amacıyla kervansaray, han, bahçe ve dükkânlar yaptırdığı bilgisi yer alıyor.
Bu taşınmazlardan elde edilen yıllık yaklaşık 14 bin 480 akçelik gelirle müderrislerin maaşlarının karşılandığı, öğrencilerin barınma, beslenme ve eğitim ihtiyaçlarının giderildiği aktarılıyor. Böylece Hindistani Medresesi, Osmanlı döneminde eğitimin vakıf gelirleriyle sürdürüldüğü kurumlardan biri olarak öne çıkıyordu.
Tarihi kompleksin büyük bölümü yok oldu
Geçmişte geniş bir alana yayıldığı belirtilen medrese kompleksinin büyük kısmı günümüze ulaşamadı. Mevcut kalıntının ana medrese binası değil, mescit ya da küçük bir dershane bölümü olabileceği değerlendiriliyor. Asıl yapının ise Yunan işgali döneminde meydana gelen yangınlarda ortadan kalkmış olabileceği ifade ediliyor.
Belgeler, Hindistani Medresesi’nde 1906 yılına kadar eğitim faaliyetlerinin sürdüğüne işaret ediyor. Akbalık, kurumun 16’ncı ve 17’nci yüzyıllarda Manisa’daki sekiz ana medreseden biri olduğunu belirterek Muradiye, Sultan, Ulu Cami ve Sinan Bey medreseleriyle aynı grupta yer aldığını kaydetti.

Son kalıntı kömürlük ve depo olarak kullanılıyor
Tarihi yapıdan geriye kalan bölümün bugün kömürlük ve depo olarak kullanılması, mahalle sakinlerinin de dikkatini çekiyor. Bazı sakinler, yapının geçmişteki önemini bilmediklerini, çevresindeki düzenlemeler ve yol çalışmalarıyla ilgili konuşmalar sırasında durumdan haberdar olduklarını dile getirdi.
Bölge sakinleri, tarihi kalıntının mevcut haliyle korunamadığını, içine çöp atıldığını ve yapının geleceğine ilişkin bir çözüm bulunması gerektiğini ifade etti. Girişin farklı bir noktadan düzenlenmesi ve alanın korunması gibi seçeneklerin değerlendirilmesini isteyen vatandaşlar, yapının bu şekilde kullanılmasına tepki gösterdi.
Yapının kurtarılması için müdahale çağrısı
Mevcut imar planı ve çevredeki yoğun yapılaşma nedeniyle medresenin eski görünümüyle yeniden ortaya çıkarılmasının güç ve maliyetli olabileceğini belirten Akbalık, buna rağmen geriye kalan bölümün korunması gerektiğini vurguladı.
Osmanlı döneminin eğitim tarihine ışık tutan Hindistani Medresesi’nin son kalıntısının da kaybolmaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğine işaret eden Akbalık, yapının tarihi niteliğine uygun şekilde değerlendirilmesinin önemini ortaya koydu.