DMM’den Doğu Akdeniz iddiası açıklaması: “Açık dezenformasyon”
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’i istikrarsızlaştırdığı yönündeki iddialara ilişkin DMM, manipüle etmeye yönelik açık bir dezenformasyon olduğunu kaydetti.
Okunma Süresi: 1 dakika 18 saniye
Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları tartışmalarında önemli bir yere sahip. İki ülke arasında deniz sınırlarının belirlenmesini öngören anlaşma, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatleri açısından stratejik önem taşıyor.
Libya Temsilciler Meclisi, 20 Ekim 2026’da Bingazi’de gerçekleştirdiği toplantıda, Türkiye ile 2019’da imzalanan mutabakat muhtırasını oy birliğiyle onayladı. Meclis ayrıca, anlaşmanın onaylanmasını reddeden 2020 tarihli kararını da iptal etti. Bu gelişme, yaklaşık yedi yıldır tartışma konusu olan anlaşma açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Buna ilişkin, Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nı hedef alarak Türkiye’nin Doğu Akdeniz’i istikrarsızlaştırdığı iddiaları, sosyal medya hesaplarında gündeme getirildi.
"dezenformasyondur"
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nden (DMM) iddialara ilişkin açıklama geldi.

Açıklamada, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’i istikrarsızlaştırdığını iddia eden paylaşımların kamuoyunu manipüle etmeye yönelik açık bir dezenformasyon olduğu kaydedildi.
"uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkelerine uygun"
Yapılan açıklamada, iki egemen devletin meşru haklarını korumak amacıyla imzaladığı bu anlaşmanın; taraf ülkelerin onay süreçlerinden geçtiği, uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkelerine tamamen uygun şekilde yürürlüğe girdiği belirtildi.
Doğu Akdeniz’i çatışma alanı haline getirmeye çalışan ve taraf olmadığı deniz yetki alanlarında hukuksuz tasarruflarda bulunan odakların Türkiye’yi hedef almasının kendi ihlallerini örtbas etme çabası olduğu kaydedilen açıklamada, Türkiye'nin her zaman ve her yerde olduğu gibi Doğu Akdeniz’de de barıştan, istikrardan ve hakkaniyetten yana olmaya devam ettiği ifade edildi.
Açıklamada, bölgede her türlü hukuku ve normu ayaklar altına alanların, egemen devletlerin meşru anlaşmalarını hedef alan asılsız iddialara itibar edilmemesi gerektiği belirtildi.
Yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı: