Sırıkçılar Ağaçta, Kadınlar Yerde! Zorlu Kestane Mesaisi Başladı
Türkiye'nin önemli kestane üretim merkezlerinden Manisa Demirci'de, hiçbir zirai ilaç kullanılmadan yetiştirilen kestanelerin geleneksel hasat mesaisi başladı.
Okunma Süresi: 1 dakika 27 saniye
Türkiye'nin en önemli kestane üretim merkezlerinden biri olan Manisa'nın Demirci ilçesinde, sonbaharın habercisi olan kestane hasadı türküler eşliğinde başladı. Yüksek ağaç dallarında çalışan "sırıkçı" erkekler ve dökülen kozalakları toplayan kadınların zorlu mesaisi, yüzyıllardır süregelen geleneksel yöntemlerle gerçekleştiriliyor.

Manisa'nın Demirci ilçesinde, sahası her geçen yıl genişleyen ve günümüzde 4 bin 300 dekarlık devasa bir alanda yürütülen kestane üretimi, bölge halkının en önemli geçim kaynaklarından biri olmaya devam ediyor. Çanakçı, Rahmanlar, Mahmutlar, Yarbasan, Söğütçük ve Kargınışıklar başta olmak üzere toplam 20 kırsal mahallede sabahın ilk ışıklarıyla başlayan hasat telaşı, renkli görüntülere sahne oluyor.

SIRIKÇILAR VE KADINLARIN ZORLU MESAİSİ

Mevsimin ilk kestane hasadı, üretimin en yoğun yapıldığı Çanakçı Mahallesi'nde gerçekleştirildi. Hasat sürecinde görev dağılımı geleneksel kurallara dayanıyor. Metrelerce yükseklikteki kestane ağaçlarına tırmanan ve yörede "sırıkçı" olarak adlandırılan erkekler, uzun sırıklarla kestaneleri dallardan çırparak toprağa düşürüyor. Ağaçların altında bekleyen kadınlar ise ellerine batan dikenlerden korunmak için özel eldivenler giyerek kozalakları tek tek selelere dolduruyor.

EĞRELTİ OTU VE KUYULARDA OLGUNLAŞMA SÜRECİ
Türküler eşliğinde süren bu zahmetli mesainin ardından toplanan kestaneler, hemen satışa sunulmuyor. Çuvallara konulan ürünler, üzerleri dağlardan toplanan eğrelti otlarıyla kaplanarak hazırlanan özel kuyulara gömülüyor. Bu geleneksel yöntemin kestanenin lezzetini belirleyen en önemli faktör olduğu belirtiliyor.

"ZİRAİ İLAÇ KESİNLİKLE YOKTUR"
Çanakçı Mahalle Muhtarı Şerif Dönmez, kestane hasadının kasım ayı sonuna kadar devam edeceğini belirterek, bu yılki yoğun yağışlar sayesinde verimin son derece yüksek olduğunu ifade etti. Üretimde doğallığa verdikleri önemi vurgulayan Dönmez, şu bilgileri paylaştı:
"Kestanenin bakımını traktörlerle süreriz, dibinde ot bulunmaz, temizliğini yaparız. Bunda zirai ilaç kesinlikle yoktur. Kuyuya hazırlık yaparız ve altı üstü eğrelti otuyla bastırılır. Bu eğreltiye girdikten sonra kestane renk alır, şişer ve olgunlaşır. Kestanemiz, özellikle Bursa şekerlemeye gider. İstanbul'dan, Balıkesir'den, Bursa'dan, İzmir'den alıcılarımız geliyor."




Kuyuya konulmayan taze kestaneler ise kış aylarının vazgeçilmezi olarak sofralarda haşlanıp tüketiciyle buluşmaya devam ediyor.