Profesörlerin yapay zeka kopyalarıyla eğitim dönemi
Avrupa'da akademisyenlerin yapay zeka dijital kopyaları eğitimde kullanılmaya başlandı. Öğrenciler durumu garipserken dile gelen kopyalar haklarını istedi.
Okunma Süresi: 1 dakika 46 saniye
Dünyanın önde gelen üniversitelerinde eğitim anlayışı yapay zeka ile yepyeni bir boyuta taşınıyor. Harvard Business School ve Imperial College London, öğretim üyelerinin dijital kopyalarını (avatar) öğrencilerin erişimine sunarak "avatar akademisyen" dönemini resmen başlattı. Yenilikçi teknoloji heyecan yaratsa da beraberinde fikri mülkiyet ve yanlış bilgi yayma risklerine dair derin tartışmalar getirdi.
Üniversiteler, gelişen yapay zeka teknolojileri sayesinde akademisyenlerinin dijital kopyalarını (avatarlarını) her geçen gün daha aktif kullanıyor. Harvard Business School, bu yılın nisan ayından itibaren HBS Foundry adlı çevrim içi girişimcilik programında yedi akademisyeninin video avatarlarını görevlendirdi.
ABD merkezli HeyGen şirketi tarafından oluşturulan bu dijital profesörler; öğrencilerin yatırımcılara sunum yapma, satış görüşmeleri yürütme ve yönetim kurulu toplantılarına hazırlanma pratiklerini artırmayı hedefliyor.
HARVARD'DA 699 DOLARLIK YENİ PROGRAM
Söz konusu program 699 dolar karşılığında lisansüstü öğrencilerine ve girişimcilere açık hale getirildi. The New York Times verilerine göre Harvard bu teknolojiyi 100'den fazla kurumda test etti.

İngiltere'nin başkenti Londra'da bulunan Imperial College Business School'da ders veren David Shrier ise dijital kopyasını Ocak 2024'te öğrencilerin kullanımına sundu. Shrier'in avatarı, akademisyenin kendi makale ve yazılarından oluşan 500 bin kelimelik devasa bir veri tabanı ile beslenerek öğrencilerin sorularını günün her saati yanıtlıyor.

AVATARLAR ÖĞRENMEYİ GERÇEKTEN ARTIRIYOR MU?
Girişimin Harvard'daki yöneticisi Katharina Rings, avatarların gerçek bir kişiyi temsil etmesinin etkileşimi artırdığını savunuyor. Ancak programın öğrenme başarısına (akademik formasyona) katkısını kanıtlayan uzun dönemli somut veriler henüz bulunmuyor. İspanya'daki IE Üniversitesinden inovasyon profesörü Enrique Dans, bağımsız değerlendirmeler yapılmadan bu programların "eğitim aracı görünümünde bir pazarlama uygulaması" olarak kalabileceği uyarısında bulunuyor.

"AVATARDAN EVLİLİK SÖZLEŞMESİ İSTEDİLER"
Yapay zeka sistemlerinin en büyük dezavantajı olan ve "halüsinasyon" olarak adlandırılan hatalı bilgi üretme kapasitesi, dijital profesörler için de büyük bir tehlike. The Wall Street Journal'ın tespitlerine göre eğitim algoritmaları basit matematiksel (Pisagor teoremi) hatalar bile yapabiliyor. Hatalı bir sonucun veya ideolojik bir görüşün "profesör söylemiş gibi" algılanması büyük akademik krizlere gebe.

Akademisyenler kendi kopyalarını sıkı denetim altında tutmaya çalışıyor. Harvard profesörü Shikhar Ghosh, dijital kopyasını düzenli güncelleyerek sınırları belirliyor. Ghosh, sistemin sınırlarını zorlamak isteyen bir kullanıcının, kendi uzmanlık alanı (işletme) dışına çıkarak avatardan "evlilik öncesi mal paylaşımı sözleşmesi" hazırlamasını istediğini aktarıyor. Sorumluluğun ise üniversitede mi yoksa teknoloji sağlayıcısında mı olacağı, hukuk dünyasında yeni bir tartışma konusu yarattı.