Mehmet Uçum’dan darbe anayasası çıkışı: İlga edilebilir

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, darbe döneminde hazırlanan anayasanın ilga edilebileceğini savunarak TBMM’nin yeni anayasa yetkisini anlattı.

Okunma Süresi: 2 dakika 7 saniye
AA
Kaynak AA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Mehmet Uçum’dan darbe anayasası çıkışı: İlga edilebilir
AA
Kaynak AA

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. AA Analiz için kaleme aldığı yazıda Uçum, darbecilerin hazırladığı anayasanın dokunulmaz kabul edilemeyeceğini belirterek Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) yeni anayasa yapma yetkisine sahip olduğunu savundu.

Uçum, darbe döneminde ortaya çıkan anayasal düzenin değiştirilemeyeceğini veya ilga edilemeyeceğini ileri sürmenin milli egemenlik ve demokrasi ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti. Yeni anayasa yapma yetkisinin kaynağının halkın iradesi olduğunu vurgulayan Uçum, seçilmiş Meclisin bu iradeyi temsil ederek yeni bir anayasa hazırlayabileceğini dile getirdi.

“DARBECİLERİN YAPTIĞI ANAYASA DOKUNULMAZ DEĞİLDİR”

Yazısında darbe ve olağanüstü dönemlerde ortaya çıkan asli kurucu iktidar kavramını ele alan Uçum, bu tür güçlerin hazırladığı anayasaların meşru ve dokunulmaz kabul edilmesine karşı çıktı.

Asli kurucu iktidar anlayışının geçmişteki uygulamalara dayanan bir tespit olarak değerlendirilebileceğini ancak geleceği bağlayan değişmez bir hukuk kuralına dönüştürülemeyeceğini belirten Uçum, demokratik meclislerin yalnızca mevcut anayasayı değiştirebileceği yönündeki görüşü eleştirdi.

Uçum, darbecilerin yaptığı anayasanın ilga edilemeyeceğini savunmanın milli egemenliği ve demokrasiyi reddetmek anlamına geldiğini ifade etti. Bu yaklaşımın halkı ya darbe anayasasına mahkûm ettiğini ya da yeni anayasa için savaş, şiddet ve kaosu tek seçenek gibi gösterdiğini savundu.

YENİ ANAYASA YETKİSİNİN KAYNAĞI HALKIN İRADESİ

TBMM’nin yeni anayasa yapma yetkisini halkın egemenlik hakkına dayandıran Uçum, Meclisin yalnızca mevcut anayasa tarafından tanımlanan yetkilerle sınırlı değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Uçum’a göre TBMM, seçmenlerin oylarıyla temsil yetkisi verdiği en üst merci olarak yeni anayasa yapma iradesini ortaya koyduğunda temsili kurucu irade niteliği kazanıyor. Bu nedenle Meclisin yeni anayasa hazırlarken mevcut anayasal düzenin normlarıyla bağlı olmadığı görüşünü dile getirdi.

Milli egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması ilkesinin yalnızca anayasal bir hüküm olarak ele alınamayacağını belirten Uçum, bu ilkenin anayasal düzenin temelini oluşturduğunu savundu.

YENİ ANAYASANIN HALKIN ONAYINA SUNULMASI GEREKİYOR

Uçum, yeni anayasa hazırlayacak demokratik meclislerin asli kurucu irade olan halkın temsilcisi konumunda bulunduğunu belirtti. Bu nedenle Meclisin hazırlayacağı yeni anayasanın halkın onayına sunulması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'den 1924 Anayasası'nı örnek gösteren Uçum; Danimarka, Fransa, İsveç, İspanya, Brezilya, Güney Afrika ve Polonya gibi ülkelerde de olağan dönemlerde yeni anayasa hazırlandığını hatırlattı. Bu örneklerin, yeni anayasa yapımının yalnızca darbe, savaş veya olağanüstü dönemlerde mümkün olmadığını gösterdiğini savundu.

ANAYASA MAHKEMESİ DENETİMİNE İLİŞKİN GÖRÜŞÜNÜ DE AÇIKLADI

Uçum, TBMM’nin yeni anayasa hazırlama sürecinde Anayasa Mahkemesinin (AYM) denetim yetkisine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Meclisin mevcut anayasa kapsamında yürüttüğü faaliyetlerle yeni anayasa hazırlama sürecini birbirinden ayrı ele alan Uçum, temsili kurucu irade sıfatıyla yürütülecek çalışmaların AYM denetimine tabi olmayacağını savundu.

TBMM’nin yeni anayasa sürecini mevcut Anayasa’nın 175’inci maddesindeki usule göre yürütmeyi tercih etmesinin de hazırlanan metne anayasa değişikliği statüsü kazandırmayacağını ileri süren Uçum, Meclisin süreci bir kararla veya kanunla başlatabileceğini belirtti.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa