Rektör Arıcan, Özbekistan'da Burhaneddin El-Merginânî'nin ilmî mirasını anlattı
ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, Özbekistan'daki uluslararası festivalde Burhaneddin el-Merginânî'nin hukuk düşüncesini ve el-Hidâye eserinin tarihî önemini anlattı.
Okunma Süresi: 3 dakika 40 saniye
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, 29-31 Ekim 2026 tarihlerinde Özbekistan'ın Margilan şehrinde düzenlenen Uluslararası Edebiyat ve Kitap Okuma Festivali'ne katıldı. Festival programında konuşmacı olarak yer alan Arıcan, “Yol Gösteren Kitap: Burhaneddin el-Merginânî ve el-Hidâye” başlıklı sunumunda, XII. yüzyılda Mâverâünnehir bölgesinde yetişen önemli İslam hukukçularından Burhaneddin el-Merginânî'nin yaşamını ve düşünce dünyasını değerlendirdi. Konuşmada, Merginânî'nin Hanefî hukuk anlayışının gelişimine sağladığı katkılar ile el-Hidâye başta olmak üzere kaleme aldığı eserlerin İslam medeniyetindeki yeri üzerinde duruldu. Arıcan, bu ilmî birikimin yalnızca geçmişin hukuk anlayışını değil, günümüzdeki adalet ve ahlak tartışmalarını da anlamak açısından önemli bir kaynak olduğunu ifade etti.

FERGANA DEVLET ÜNİVERSİTESİ İLE AKADEMİK TEMAS
Festival dolayısıyla Margilan'da bulunan ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, Fergana Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahodirjon Shermuhammadovich Shermuhammadov tarafından karşılandı. Gerçekleşen karşılamada iki üniversite arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve akademik iş birliklerinin artırılması konuları gündeme geldi. Kurumsal temasların, Türkiye ile Özbekistan arasındaki bilimsel ve kültürel etkileşime katkı sunabilecek yönleri üzerinde duruldu.
MARGİLAN'IN İPEK DOKUMA GELENEĞİ İLE HUKUK ARASINDA BAĞ KURDU
Arıcan, konuşmasında Margilan'ın tarihî ve kültürel kimliğini de ele aldı. Şehrin önemli geleneklerinden olan atlas ve adras kumaş dokumacılığını hukuk düşüncesinin oluşumuyla ilişkilendiren Arıcan, dokuma sanatında görülen sabır, incelik ve desenlerin bütünlüğünün ilmî çalışmalarla benzer özellikler taşıdığını belirtti. Bu değerlendirmeden hareketle el-Hidâye'nin farklı hukukî meseleleri ortak adalet ve ahlak ilkeleri doğrultusunda ele alan kapsamlı bir eser olduğunu vurguladı. Merginânî'nin ortaya koyduğu yaklaşımın, farklı görüşleri bir arada değerlendiren güçlü bir düşünce birikimini temsil ettiğini kaydetti.
KÛFE'DEN MARGİLAN'A UZANAN İLİM YOLCULUĞU
Sunumunda İslam hukuk düşüncesinin tarihsel gelişimini farklı merkezler üzerinden anlatan Arıcan, Kûfe ve Bağdat'tan Semerkant ve Buhara'ya, Özkent üzerinden Margilan'a uzanan ilmî etkileşimi aktardı. Bu süreçte Ebû Hanîfe, Ebû Yûsuf, İmam Muhammed, Mâtürîdî, Halvânî ve Serahsî gibi önemli isimlerin Hanefî düşünce geleneğine katkılarına değindi. Arıcan, özellikle Serahsî'nin Özkent Kalesi'nde bulunduğu dönemde eserlerini öğrencilerine dikte ettirerek kaleme aldırması üzerinde durdu. Bu süreçte ortaya çıkan el-Mebsût'un, zor şartlar altında dahi ilmî üretimin devam ettirilebileceğini gösteren önemli örneklerden biri olduğunu ifade etti. Burhaneddin el-Merginânî'nin de anne tarafından dedesi Zenderâmasî aracılığıyla bu köklü ilim geleneğine bağlanan bir çevrede yetiştiğini aktardı.

EL-HİDÂYE'NİN ORTAYA ÇIKIŞ SÜRECİ ANLATILDI
Burhaneddin el-Merginânî'nin hayatı, eğitim aldığı isimler, yetiştirdiği öğrenciler ve eserleri hakkında ayrıntılı bilgiler paylaşan Arıcan, büyük hukukçunun Riştan'da dünyaya geldiğini ve 1197 yılında Semerkant'ta hayatını kaybettiğini belirtti. El-Hidâye'nin hazırlanma sürecine ilişkin bilgiler de konuşmanın önemli başlıkları arasında yer aldı. Merginânî'nin Bidâyetü'l-mübtedî adlı eserinden hareketle Kifâyetü'l-müntehî'yi oluşturduğunu, daha sonra bu çalışmasını yeniden ele alarak ihtisar etmesiyle el-Hidâye'yi meydana getirdiğini anlattı. Yaklaşık 13 yıllık bir emeğin ürünü olan eserin, bilimsel titizlik ve okuyucuya verilen değerin önemli bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Ayrıca Merginânî'nin öğrencilerinden Burhaneddin ez-Zernûcî'nin Ta‘lîmü’l-müteallim adlı eseriyle hocasının ilmî birikiminin sonraki kuşaklara aktarılmasında rol oynadığını ifade etti.
HUKUKÎ GÖRÜŞLERİN KARŞILAŞTIRILMASI VE ADALET İLKESİ
Arıcan, el-Hidâye'nin hukukî meseleleri ele alış yöntemini de kapsamlı biçimde değerlendirdi. Eserde öncelikle hükümlerin ortaya konulduğunu, ardından farklı hukukî yaklaşımların ve bunlara dayanak oluşturan delillerin incelendiğini belirtti. Ebû Hanîfe, Ebû Yûsuf, İmam Muhammed ve Züfer'in görüşlerinin karşılaştırmalı şekilde ele alındığını aktaran Arıcan, ihtiyaç duyulan konularda diğer mezheplerin değerlendirmelerine de yer verildiğini söyledi. Naklî kaynaklarla aklî gerekçelerin birlikte kullanıldığı bu yöntemin, farklı hukukî görüşlere hakkaniyetli yaklaşmayı esas aldığını vurguladı. Karşıt düşüncelerin zayıflatılarak aktarılması yerine, en güçlü gerekçeleriyle değerlendirilmesinin önemli bir tartışma ahlakı ortaya koyduğuna dikkat çekti.

HUKUKUN TEMELİNDE AHLAK VE İNSAN MERKEZLİ ADALET BULUNUYOR
Konuşmanın bir diğer bölümünde el-Hidâye'de öne çıkan hukuk ahlakı ilkeleri değerlendirildi. Arıcan; istihsan yoluyla daha adil olan çözümün tercih edilmesi, sözleşmelerde dürüstlük, dezavantajlı kesimlerin korunması, yargılamada tarafsızlık ve toplumsal örfün dikkate alınması gibi konular üzerinde durdu. Hukuk ile ahlakın birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Arıcan, hâkimlerin yargılama sırasında taraflara eşit mesafede yaklaşması gerektiğine ilişkin örneği paylaştı. Tarafların oturuş düzeni, bakış ve hitap biçimlerinde dahi eşit muamele görmesinin adalet anlayışının bir parçası olduğunu ifade etti.
TÜRK VE ÖZBEK AKADEMİSYENLERE ÜÇ İŞ BİRLİĞİ ÖNERİSİ
Konuşmasının son bölümünde Burhaneddin el-Merginânî'nin ilmî mirasının daha geniş kitlelere ulaştırılması için üç somut çalışma önerisi gündeme getirildi. Arıcan'ın önerileri arasında ilk olarak hukukçular, ilahiyatçılar ve edebiyatçıların katılımıyla düzenli el-Hidâye okuma gruplarının oluşturulması yer aldı. İkinci öneride Türk ve Özbek akademisyenlerin ortak çalışmalarıyla eserin tenkitli neşirlerinin ve günümüz okuyucusuna hitap eden yeni tercümelerinin hazırlanması üzerinde duruldu. Üçüncü başlıkta ise Merginânî'nin hayatının ve eserinin tarihsel yolculuğunun genç kuşaklara farklı yöntemlerle anlatılması önerildi. Bu kapsamda hikâye, roman ve belgesel gibi edebî ve görsel anlatım araçlarından yararlanılması gerektiği ifade edildi. ASBÜ ve Türkiye Yazarlar Birliği olarak belirtilen alanlarda ortak çalışmalara katkı sunmaya hazır olduklarını dile getiren Arıcan, konuşmasını “Hukuk, gücün değil vicdanın işidir.” sözleriyle tamamladı.