Siyasette yeni dönem tartışması: Alevilerden o sürece şartlı destek!
Alevi-Bektaşi çalıştayında Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin ilginç vurgular yapılırken yeni anayasa çalışmalarında ise talepler dile getirildi.
Okunma Süresi: 2 dakika 43 saniye
Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu, Ankara'da 16 Ekim'de gerçekleştirdiği "Aleviler Konuşuyor" başlıklı kapalı çalıştayın sonuç raporunu kamuoyuyla paylaştı. İnanç önderleri ve kurum temsilcilerinin katıldığı zirvede, Türkiye'nin gündemindeki "Terörsüz Türkiye" hedefi ve "Yeni Anayasa" tartışmaları, Alevi-Bektaşi toplumunun perspektifinden kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Türkiye Emekliler Derneği Ankara Misafirhanesi'nde 16 Ekim 2026 tarihinde kapalı oturumla gerçekleştirilen ve Platform Başkanı Ali Rıza Özdemir'in açılış konuşmasıyla başlayan çalıştayın sonuç raporu 31 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yayımlandı. 30’u aşkın kurum temsilcisi ve inanç önderinin katıldığı zirve, iki ana oturum ve müzakerelerden oluştu.
Ankara Masası'na özel konuşan Alevi-Bektaşi Güç Birliği Platformu Başkanı Ali Rıza Özdemir, Terörsüz Türkiye sürecindeki duruşlarını ve platforma destek veren Alevi-Bektaşilerin yaklaşımını şöyle açıkladı:
"Alevi-Bektaşi inanç önderlerini, kurum temsilcilerini ve aydınlarımızı bir araya getiren bu sivil toplum inisiyatifiyle, dağınık haldeki potansiyelimizi birleştirerek birlikte iş üretme kapasitemizi en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz. Aleviliği "Hak-Muhammed-Ali" yolu ve "İslam’ın özü" olarak tanımlayan makul çoğunluğun ortak sesi olmayı görev üstleniyoruz. Alevi-Bektaşi toplumunun vatanına, devletine ve milletine olan sarsılmaz bağlılığını merkeze alıyor; toplumumuzun gerçek gündemini hem kamuoyuna hem de devlete doğru şekilde aktarıyoruz."

Alevi-Bektaşi sorunları konusunda yapıcı yaklaşımı öne aldıklarını belirten Özdemir beklentilerini ve yaklaşımlarını şu sözlerle ifade etti:
"Devletimizin Alevilik ve Bektaşilik politikalarında doğru, gerçekçi ve sürdürülebilir adımlar atabilmesi için bilgi birikimimizle rehberlik etmeyi ve yapıcı bir çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. Devlet ile Aleviler arasında yapay krizler yaratmak ve bu yolla nüfuz elde etmek isteyen bazı çevre ve heyetlerin ürettiği bilgi kirliliğini asgariye indirmekte kararlıyız. Örneğin; geçmişte toplumun ve devletin hassasiyetleri üzerinden masa başında üretilen kriz odaklı söylemlerin yerine, sahada karşılığı olan doğru verilere dayalı diyalog mekanizmalarını kurarak bu kirliliğin önüne geçiyoruz."
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE" SÜRECİ VE ALEVİLERİN ROLÜ
Çalıştayın ilk oturumunda gazeteci Aykut Diş, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan yeni süreci ele aldı. Sürecin, sistematik terörün tasfiyesini hedefleyen bir devlet inisiyatifi olduğunu belirten Diş; Alevilerin bu süreçte destekleyici, dengeleyici ve denetleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini savundu. Terör örgütü ve uzantılarının kendilerini "Alevi hareketi" olarak tanımlama çabalarına karşı net uyarılar yapılması gerektiğine işaret eden Diş, Alevilerin ayrılıkçı bir çizgiye hiçbir dönemde savrulmadığını hatırlatarak, sürecin olası sabotajlara karşı dikkatle yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca cemevlerinin ibadethane statüsünün tanınması ve kamu atamalarındaki sorunların çözümüne yönelik beklentiler de yinelendi.

Ankara Masası'na özel konuşan gazeteci Aykut Diş, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin bulguların şu sözlerle dile getirdi:
"Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantılarının tamamını yerinde izlemiş, 7595 Sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun hazırlıklarını yakın takip etmiş; siyaset ve güvenlik kaynaklarından edindiği özel bilgilerle süreçle ilgili haberler ve yayınlar yapmış bir gazeteci olarak çalıştayda yer aldım. Çalıştay, Alevi toplumunun hem Terörsüz Türkiye hem de yeni anayasa süreçlerinde yapıcı olarak yer alma iradesinin yansımasıdır. Bu irade Türkiye'nin bütünleşmesinin güçlü bir şekilde tamamlanması yolunda büyük değer taşımaktadır."

YENİ ANAYASADA ÜNİTER YAPI VE EŞİTLİK VURGUSU
İkinci oturumda ise avukat Kürşat Karacabey tarafından Yeni Anayasa tartışmaları masaya yatırıldı. Karacabey, anayasanın temel işlevinin ülkenin birlik, bütünlük ve kanun önünde eşitliğini korumak olduğunu vurguladı. Alevilerin anayasal sürece sadece inanç özgürlüğü talepleriyle değil, ülkenin üniter yapısını koruyan yapıcı bir perspektifle katılması gerektiğini belirten Karacabey, Cumhuriyetin kurucu değerlerine ve Atatürk'ün felsefesine olan bağlılığın anayasa çalışmalarında temel referans olması gerektiğini savundu. Üçüncü oturum kapsamında ise Kemal Özkiraz'ın sunumuyla 2028 Seçimleri konusuna yer verildiği program akışında yer aldı. Katılımcıların karşılıklı müzakereleriyle zenginleşen toplantı, şüphelerin ve çözüm önerilerinin saygı çerçevesinde tartışılmasıyla sona erdi.
