''Tartışmasız düpedüz ırkçılık!'' Siyaseti ayağa kaldıran isim krizi
Alman gazeteci Hartmann'ın, Berlin Başbakan adayı Türk kökenli Elif Eralp'in ismini hedef alan sözleri ülkede büyük bir ırkçılık tartışmasına neden oldu.
Okunma Süresi: 1 dakika 16 saniye
Almanya'da eski ARD spor yorumcusu Waldemar Hartmann'ın, Berlin Eyaleti Başbakanlığı için adı geçen Sol Parti (Die Linke) siyasetçisi Elif Eralp hakkında sarf ettiği sözler siyaset dünyasını karıştırdı. Hartmann'ın, Eralp’in ismini doğrudan hedef alan açıklamaları, ülkede sert bir ırkçılık tartışmasının fitilini ateşledi.

Alman basınında geniş yankı uyandıran olay, eski spor yorumcusu Waldemar Hartmann'ın sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımla başladı. Sol Parti'yi suç örgütleri ve İslamcı terör örgütleriyle bağlantılı olmakla itham eden Hartmann, eleştirilerinin dozunu artırarak doğrudan Türk kökenli siyasetçi Elif Eralp'i hedef aldı.

"İSMİYLE İLGİLİ GERÇEKTEN BİR SORUNUM VAR"
Hartmann paylaşımında, "Almanya’nın başkenti Berlin’de başbakanın adının Elif Eralp olmasıyla ilgili gerçekten bir sorunum var" ifadelerini kullandı. Ailesi 1980 yılında Türkiye'deki askeri darbeden kaçarak Almanya'ya sığınan ve Berlin'de Yeşiller Partisi ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasındaki koalisyon görüşmelerine başkanlık etmesi beklenen hukukçu Eralp'e yönelik bu sözler, ayrımcılık ve hedef gösterme olarak değerlendirildi.

"BANA IRKÇILIK SOPASI VURUYORLAR"

Siyasi yelpazenin farklı noktalarından gelen peş peşe kınamaların ardından BILD gazetesine konuşan 78 yaşındaki Hartmann, ırkçılık suçlamalarını kesin bir dille reddetti. Paylaşımında yalnızca Sol Parti'nin politikalarını "akıl almaz" bulduğu için eleştirmek istediğini öne süren eski yorumcu, "Bana ırkçılık sopası vuruyorlar" diyerek suçlamalardan derinden yaralandığını belirtti. Bugüne kadar ırkçılıkla ilişkilendirilebilecek bir davranışı olmadığını savunan Hartmann, CDU'lu siyasetçilerden gelen eleştirileri ise "ikiyüzlülük" olarak nitelendirdi.

Sosyal medyada giderek büyüyen tartışmalarda ise kullanıcılar ikiye bölündü. Birçok kişi, bir siyasetçinin kökeni veya taşıdığı isim üzerinden değerlendirilmesinin açık bir ayrımcılık olduğunu vurgularken; olayın Almanya'da göçmen kökenli bireylerin siyasette ne kadar uyum sağlasalar da halen dışlanma riskiyle karşı karşıya kaldıklarını gösterdiğine dikkat çekildi.
