Seçim sonuçlarına rağmen Trump'ın gözü neden hala Basra Körfezi'nde?
8 aydır devam eden İran savaşı ABD kamuoyunda destek kaybetmesine rağmen, Trump'ın askeri söylemlerini tırmandırma stratejileri tartışılıyor.
Okunma Süresi: 1 dakika 25 saniye
Amerika Birleşik Devletleri'nde kamuoyu yoklamalarına uygun çıkan seçim sonuçları, 8 aydır süren İran çatışmalarına verilen desteğin azaldığını gösterirken, Başkan Donald Trump geri adım sinyali vermiyor. The New York Times'tan Lara Jakes'in analizine göre, Amerikan ordusunun askeri sevkiyatları hızlandırdığı bu dönemde, Trump'ın ısrarcı tutumunun arkasında üç temel diplomatik ve siyasi hesap yatıyor.

8 aydır devam eden ve ABD'nin mühimmat stoklarının tükenmesi ile fiyat artışlarına yol açtığı gerekçesiyle Amerikalı seçmenlerin yaklaşık üçte ikisi tarafından onaylanmayan İran gerilimi, Başkan Donald Trump'ın ana gündem maddesi olmaya devam ediyor.
Seçim kampanyasının son günlerinde savaştan bahsetmeyi sürdüren Trump, İran ile ilgili olarak, "Hala halletmemiz gereken bir ya da iki hedef var, ancak bunu 10 dakika içinde yapabiliriz" ve "İran'la savaştık. Kazandık" şeklindeki sert söylemleriyle dikkat çekti. Bu açıklamaların gölgesinde, ABD ordusunun İran'ın Keşm Adası'na yönelik savunma amaçlı bir saldırı düzenlediği de yetkililer tarafından doğrulandı.

MASADAKİ ÜÇ STRATEJİK NEDEN
New York Times'ın analizine göre, kamuoyu desteğinin zayıflamasına rağmen Başkan Trump'ın İran konusunu sürekli gündemde tutmasının üç temel nedeni bulunuyor. Bunların başında, "anlaşma yapma becerisiyle" öne çıkmak isteyen Trump'ın, askeri tehdit yoluyla Tahran'ı müzakere masasına zorlama stratejisi geliyor. Barış ve Diplomasi Enstitüsü Genel Müdürü Arta Moeini, bu yaklaşımı "Ya hemen müzakere masasına gelirsiniz ya da sonuçlarına katlanırsınız" mesajı olarak yorumluyor.

KÖRFEZ'E DEV ASKERİ SEVKİYAT
İran Dışişleri Bakanlığı, yaptırımların kalkması ve dondurulan varlıkların iadesi şartıyla Hürmüz Boğazı'nı açmaya hazır olduğunu belirtse de, Washington'un bu taleplere sıcak bakması beklenmiyor.

Chatham House'dan Andrew Payne, Trump'ın dış politika mirasını İran meselesine bağladığına dikkat çekerek, uzun vadeli çözümlerin anket sonuçlarından daha önemli hale geldiğini vurguluyor. Olası bir gerilim tırmanışına karşı ABD yönetiminin Basra Körfezi'ne üç uçak gemisi, binlerce deniz piyadesi, savaş uçakları ve Özel Harekat kuvvetleri sevk etmesi ise "Bunlar boş tehdit değil" yorumlarını beraberinde getiriyor.
| Trump'ın İran Israrı: NYT Analizinde Öne Çıkan Üç Neden | Stratejik Hedefler ve Uzman Yorumları |
|---|---|
| 1. Müzakere Masasına Zorlama | Askeri baskı ile İran'ı taviz vermeye (yaptırımların ve varlıkların müzakeresi) mecbur bırakmak. |
| 2. "Sert Adam" (Jacksoncı) Söylem | Amerikan kamuoyundaki "güçlü lider" arayan sadık destekçi kitlesini konsolide etmek. |
| 3. Dış Politikada Siyasi Miras | Görev süresinin son dönemine girerken, kısa vadeli oy kaygısı yerine kalıcı bir diplomatik miras bırakmak. |