''Oruç Reis'' sismik araştırma gemisi Pakistan'a gidiyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Oruç Reis'in Pakistan açıklarında araştırma yapacağını ve TPAO'nun yurt dışında büyüyeceğini duyurdu.
Okunma Süresi: 4 dakika 3 saniye
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini uluslararası ölçekte genişletmeye hazırlandığını açıkladı. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) yurt dışındaki varlığını artırmayı hedeflediklerini belirten Bayraktar, Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi'nin Pakistan açıklarına doğru hareket ettiğini bildirdi. Somali'de devam eden sondaj çalışmalarının yanı sıra Pakistan, Libya ve farklı ülkelerde yeni projelerin gündemde olduğunu kaydeden Bayraktar, enerji alanında ekonomik ve jeolojik koşulların belirleyici olacağını vurguladı.

Oruç Reis Pakistan açıklarında araştırma yapacak
İstanbul Finans Merkezi'nde uluslararası basın kuruluşlarının temsilcileriyle buluşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin enerji politikalarına ve gelecek hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TPAO'nun uluslararası büyüme stratejisi kapsamında ortaklıklar, birleşme ve satın almalar yoluyla yeni pazarlara açılacağını belirten Bayraktar, Somali açıklarında sondaj çalışmalarının sürdüğünü, Pakistan'da da yeni faaliyetlerin planlandığını söyledi.
Bayraktar, "Pakistan'a yönelik çalışmalarımız var. Oruç Reis sismik gemimiz şu anda Pakistan açıklarına doğru yolda" ifadelerini kullandı.
Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki arama faaliyetlerinin artırılacağını, Gabar ve Güneydoğu Anadolu'da da çalışmaların devam edeceğini aktaran Bayraktar, ihtiyaç duyulması halinde Suriye, Irak ve Lübnan'ın deniz sahalarında da faaliyet gösterilebileceğini dile getirdi.

Milli Enerji 2040 hedefleri açıklandı
Türkiye'nin "Milli Enerji 2040" vizyonunun enerji tüketiminde dönüşümü esas aldığını belirten Bayraktar, elektrifikasyon odaklı bir politika izleneceğini söyledi.
Mevcut politikaların sürmesi halinde 2040 yılında günlük 1,2 milyon varile ulaşması beklenen ham petrol ihtiyacının yaklaşık 720 bin varile indirilmesinin hedeflendiğini kaydeden Bayraktar, doğal gaz tüketiminin ise 77 milyar metreküp yerine 57 milyar metreküp seviyesinde tutulmasının planlandığını açıkladı.
Petrol ve doğal gazda günlük toplam 1,7 milyon varil eşdeğerinde ihtiyacın devam edeceğini belirten Bayraktar, enerji arz güvenliği için yerli üretimin ve uluslararası işbirliklerinin önemine dikkati çekti.

Türkiye'nin enerji yatırımı hedefi 500 milyar dolar
Milli Enerji 2040 vizyonu kapsamında yaklaşık 500 milyar dolarlık yatırım öngörüldüğünü bildiren Bayraktar, bunun yaklaşık 200 milyar dolarlık bölümünün kamuya ait enerji ve madencilik şirketleri aracılığıyla gerçekleştirileceğini ifade etti.
Özellikle nükleer enerji projelerinin önemli finansman ihtiyacı doğurduğunu belirten Bayraktar, Dünya Bankası, Uluslararası Finans Kurumu ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası gibi kuruluşlarla işbirliği yürüttüklerini aktardı.
Sinop ve Trakya'da planlanan nükleer santraller için Kanada, Güney Kore, Çin ve Rusya'dan şirketlerle görüşmelerin sürdüğünü söyleyen Bayraktar, projelerde teknoloji kadar uygun finansman ve uygulama kapasitesinin de belirleyici olacağını kaydetti.

Akkuyu'da ilk fiziksel başlatma için aralık hedefi
Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde test çalışmalarının devam ettiğini belirten Bayraktar, ulusal ve uluslararası kurumların gözetiminde yüzlerce test gerçekleştirildiğini söyledi.
Testlerin başarıyla tamamlanmasının ardından ilk fiziksel başlatmanın yapılacağını ifade eden Bayraktar, bunun için aralık ayını, ticari elektrik üretiminin ise takip eden aşamada başlamasını hedeflediklerini açıkladı.

Petrol boru hatlarında alternatif güzergah önerisi
Irak ile Suriye arasında Kerkük-Banyas Petrol Boru Hattı'nın yeniden faaliyete geçirilmesi ihtimalini değerlendiren Bayraktar, enerji işbirliğinin bölgesel istikrar ve refaha katkı sunabileceğini belirtti.
Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın kapasitesinin artırılması için de önerileri bulunduğunu aktaran Bayraktar, mevcut güzergahın günlük 1,5 milyon varillik kapasitesinin 2,5 milyon varile çıkarılmasını teklif ettiklerini söyledi. Suriye üzerinden uzanabilecek alternatif hattın da günlük 1 ila 1,5 milyon varil kapasiteye ulaşabileceğini dile getirdi.
Bayraktar, "Bu tür ortaklıklara açığız, alternatif güzergahlardan çekinmiyoruz. Çünkü herkese yetecek pazar var" dedi.

Cezayir, Türkmenistan ve Bangladeş ile enerji temasları
Türkiye'nin Cezayir ile doğal gaz işbirliğini sürdürmek ve mevcut anlaşmanın kapsamını genişletmek istediğini belirten Bayraktar, Sonatrach ile 1994'ten bu yana devam eden sözleşmenin gelecek yıl sona ereceğini hatırlattı. Yeni anlaşmada rekabetçi fiyat ve güvenilir tedarikin öncelikli olacağını ifade etti.
Türkmenistan gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması için Trans-Hazar projesini desteklediklerini de aktaran Bayraktar, TANAP'ta mevcut kapasitenin bir bölümünün kullanılmadığını ve ilave gaz taşınmasının mümkün olduğunu söyledi. Ancak bunun için öncelikle yeni gaz kaynaklarının bulunması gerektiğini vurguladı.
Bangladeş'te TPAO'nun ilgilendiği sahalara ilişkin ihalelerin Mart 2027'ye ertelendiğini belirten Bayraktar, bu ülkeye yönelik ilgilerinin devam ettiğini kaydetti. Sudan'da ise madencilik, petrol, doğal gaz ve elektrik üretimi alanlarında görüşmeler yapıldığını bildirdi.

Kömürden çıkış için 10-15 yıllık geçiş öngörülüyor
Kömürden daha temiz enerji kaynaklarına geçişin aşamalı yürütülmesi gerektiğini belirten Bayraktar, bu süreçte doğal gaz ve nükleer enerjinin önemli seçenekler arasında bulunduğunu söyledi.
Kömür madenciliğinde 30 binden fazla kişinin çalıştığını hatırlatan Bayraktar, istihdamın korunması ve çalışanların yeni beceriler kazanması için ilgili kurumlarla çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Ekonomik koşullar, enerji arz güvenliği ve istihdam dikkate alındığında kömürden çıkış sürecinin 10 ila 15 yılı bulabileceğini dile getirdi.

Kıbrıs'a elektrik ve doğal gaz bağlantısı önerisi
Yunanistan ile enerji alanında işbirliğine açık olduklarını belirten Bayraktar, Türkiye'den Kıbrıs'a deniz altından elektrik kablosu döşenmesi ve doğal gaz boru hattı kurulması seçeneklerini gündeme getirdi.
Türkiye'deki yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin adaya ulaştırılmasıyla fuel-oil santrallerinin devre dışı bırakılabileceğini söyleyen Bayraktar, projeye yönelik itirazların teknik bir konuyu siyasi meseleye dönüştürdüğünü ifade etti.
Doğal gaz hattının da hem adanın enerji ihtiyacına katkı sağlayabileceğini hem de ileride Doğu Akdeniz'de bulunabilecek gazın Türkiye ve Avrupa pazarlarına taşınması için alternatif oluşturabileceğini kaydetti.

COP31 öncesi iklim mesajı
Türkiye'nin küresel karbon emisyonlarındaki payının yüzde 1,1 olduğunu hatırlatan Bayraktar, iklim hedeflerine ulaşılması için büyük ekonomilerin de sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde küresel iklim mücadelesinde kritik bir döneme girildiğini belirten Bayraktar, 2050 yılında küresel ısınmanın 1,5 dereceyle sınırlandırılması hedefi için önümüzdeki yılların önem taşıdığını vurguladı.
