Bu ağaçların altında uyursanız ruhunuz tehlikede olabilir!

Anadolu’da ağaç altında uyumanın kişiye kötü ruhlar getireceğine inanılıyor. Özellikle ceviz ağaçları rüya bozukluğu ve delilikle ilişkilendiriliyor.

ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Bu ağaçların altında uyursanız ruhunuz tehlikede olabilir!
ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör

AĞAÇ ALTINDA UYUMANIN UĞURSUZLUĞU

Türkiye’de, özellikle kırsal Anadolu coğrafyasında, ağaçların yalnızca gölge değil, gizem taşıdığına dair köklü bir inanç sistemi vardır. Bu inanışlardan en dikkat çekici olanlardan biri de, ağaç altında uyumanın uğursuzluk getireceği düşüncesidir. Halk arasında sıkça dile getirilen bu batıl inanç, yalnızca gölgeye dair bir uyarı değil; aynı zamanda doğayla kurulan manevi bağın ve korkunun da bir tezahürüdür.

AĞAÇLARIN GECELERİ RUHLARI BARINDIRDIĞINA İNANILIR

Anadolu’da özellikle yaşlı ağaçların “canlı” olduğu ve geceleri kötü ruhların, cinlerin veya başka âlemden varlıkların bu ağaçların gövdesine veya dallarına sığındığına inanılır. Bu yüzden, ağacın altına uzanıp uyuyan bir kişinin bu ruhlar tarafından etkilenebileceği, rüyalarının karışabileceği ya da ruhsal dengesinin bozulabileceği düşünülür.

Bu inanç, sadece mistik değil; aynı zamanda koruyucu bir gelenekten de izler taşır. Çünkü geçmişte, ağaç altında uyumanın soğuk, nem ve düşük oksijen gibi sağlık sorunları yaratabileceği de halk arasında gözlemlenmiş ve bu fiziksel etkiler zamanla ruhsal anlamlarla açıklanmış olabilir.

CEVİZ AĞACININ GÖLGESİNDEN KAÇILIR

Özellikle ceviz ağaçları, uğursuzlukla daha da yakından ilişkilendirilir. Anadolu’nun birçok yerinde “ceviz ağacının altında uyuyanın aklı kalmaz” denilir. Ceviz ağacının salgıladığı juglon adlı kimyasalın yüksek dozda solunmasının baş ağrısı ve halsizlik gibi semptomlara neden olduğu bilimsel olarak da biliniyor. Bu da, ceviz ağacının uğursuzluğu ile ilgili inancın, bilinçsiz biyolojik gözlemlerden doğmuş olabileceğini gösteriyor.

AĞAÇLAR VE İNSAN ARASINDAKİ KUTSAL BAĞ

Anadolu’da ağaçlar sadece doğa unsuru değil, aynı zamanda kutsal mekânların, yatırların ve türbelerin koruyucusudur. Dilek ağaçlarına bez bağlamak, meyve ağacına zarar vermekten çekinmek, yaşlı ağaçların kesilmesinden korkmak gibi birçok inanç da, doğayla kurulan bu mistik bağı besler.

Ağaç altında uyumanın uğursuz sayılması, bu kutsallığın bir tür tersine çevrilmiş hali gibidir: "Ağaç, gündüz korur geceyse kendi sırlarını taşır" denilir.

GÜNÜMÜZDE BU İNANÇ YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR MU?

Bugün, bilimsel bilgi artmış olsa da bu tür inançlar hala bazı köylerde ve yaşlı kuşaklarda uyarı niteliğinde aktarılmaktadır. Modern bireyler için bu tür anlatılar folklorik bir değer taşırken, Anadolu’nun birçok yerinde hala “Gece ceviz altında uyunmaz, rüyanı çalar” denildiği duyulabilir.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa