Egzersizde nefes darlığı uyarısı: Kalp krizi işareti olabilir

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mert Aker, egzersizde nefes darlığı, çene-sırt ağrısı, bayılma, çarpıntı ve soğuk terlemenin ''kalp krizi'' uyarısı olduğunu söyledi.

HA
Kaynak İHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Egzersizde nefes darlığı uyarısı: Kalp krizi işareti olabilir
HA
Kaynak İHA

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mert Aker, son yıllarda kalp krizi vakalarının yalnızca ileri yaşlarda görülmediğine, genç yaş grubunda da göreceli bir artış olduğuna dikkat çekti. Ankara'da özel bir hastanenin kardiyoloji uzmanı olan Dr. Mert Aker’e göre yaşam tarzındaki bozulma, gençleri de risk altına sokuyor. Uzman, özellikle egzersizle ortaya çıkan nefes darlığı, eforla artan sırt ya da çene ağrısı, açıklanamayan bayılma atakları, istirahat halindeyken çarpıntı ve soğuk terleme gibi bulguların kalp krizi açısından uyarıcı olabileceğini vurguladı.

RİSK FAKTÖRLERİ GENÇ YAŞLARA İNDİ: SİGARA, OBEZİTE, HAREKETSİZLİK

Dr. Aker, gençlerde kalp krizi görülme sıklığındaki artışın “her gencin yüksek riskte olduğu” anlamına gelmediğini, ancak risk faktörlerinin daha erken yaşta başladığını söyledi. Uzmanın değerlendirmesine göre sigara kullanımı, obezite, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme damar sağlığını bozarak riski büyütüyor. Bu faktörler erken yaşta devreye girdiğinde, ilerleyen yıllarda kalp-damar hastalıkları için zemin oluşuyor.

SİGARA VE E-SİGARA: “GÜVENLİ ALTERNATİF DEĞİL”

Sigara ve e-sigara kullanımının kalp krizi riskini 2 ila 4 kat artırabildiğini belirten Dr. Aker, e-sigaranın da masum görülmemesi gerektiğini ifade etti. Aker’e göre e-sigara, damar yapısını olumsuz etkileyebiliyor ve pıhtılaşma eğilimini artırabiliyor. Bu nedenle “daha az zararlı” algısıyla e-sigaraya yönelmek, kalp-damar sistemi açısından güvenli bir seçenek sayılmıyor.

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mert Aker

“GÜN BOYU OTURMAK” TEK BAŞINA RİSK: SPOR YETMEYEBİLİR

Hareketsiz yaşamın kalbi sessizce yorduğunu söyleyen Dr. Aker, özellikle masa başında çalışanlarda riskin yükseldiğine işaret etti. Uzmanın verdiği bilgiye göre günde 8 saatten fazla oturmak, iyi kolesterolün düşmesine ve insülin direncinin artmasına katkı sağlayabiliyor. “Haftada birkaç gün spor yapmak, gün boyu hareketsizliği telafi etmeye yetmez” diyen Aker, gün içine yayılan hareketin önemini hatırlattı.

İŞLENMİŞ GIDALAR, STRES VE AZ UYKU DAMAR SERTLİĞİNİ HIZLANDIRABİLİR

Ultra işlenmiş gıdaların gençlerde erken damar sertliğine yol açabildiğini belirten Dr. Aker, trans yağ, aşırı tuz ve yüksek fruktoz içeren beslenme tarzının metabolik sendrom, karaciğer yağlanması ve “sessiz plak” oluşumunu hızlandırabileceğini söyledi. Kronik stres ve yetersiz uykunun da riski artırdığını vurgulayan Aker, günde 6 saatin altında uykunun kalp krizi riskini yüzde 20-40 oranında yükseltebildiğini aktardı. “Yoğun ama sağlıklıyım” düşüncesinin her zaman gerçeği yansıtmadığına dikkat çekti.

KALP KRİZİ HER ZAMAN GÖĞÜS AĞRISIYLA GELMEYEBİLİR

Kalp krizinin klasik göğüs ağrısı dışında belirtilerle de görülebileceğini söyleyen Dr. Aker, gençlerde bulguların daha farklı seyredebildiğini belirtti. Egzersizde başlayan nefes darlığı, eforla artan sırt ya da çene ağrısı, açlıkla veya stresle açıklanamayan bayılma atakları ile dinlenirken gelen çarpıntı ve soğuk terleme gibi şikâyetler hafife alınmamalı. Bu tür belirtilerde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor.

GENETİK YATKINLIK VE KONTROLLER: 20’Lİ YAŞLARDAN İTİBAREN TAKİP ÖNEMLİ

Birinci derece akrabada erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunmasının riski 2-3 kat artırabildiğini kaydeden Dr. Aker, genetik yatkınlığın yaşam tarzıyla birleştiğinde riskin büyüdüğünü dile getirdi. Uzman, 20’li yaşlardan itibaren düzenli tansiyon ölçümü ve kolesterol takibinin önemine dikkat çekti. Risk faktörü olan kişilerin EKG ve ileri tetkikleri aksatmaması gerektiğini belirten Aker, erken önlem ve düzenli kontrolün hayat kurtarabileceğini söyledi.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa