Ankara'da sokak hayvanları şikayetleri nereye yapılır?

Ankara’da sokak hayvanı yaralandığında, saldırgan olduğu iddia edildiğinde veya sahiplenmek istendiğinde hayvanseverler önce hangi belediye birimine, sonra hangi valilik ve il müdürlüğü kanalına başvurmalı, Ankara Büyükşehir’in “Mavi Masa” hattı ile CİMER ve kaymakamlık süreçleri nasıl devreye giriyor?

ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara'da sokak hayvanları şikayetleri nereye yapılır?
ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör

Ankara’da sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili şikâyet, ihbar ve sahiplenme talepleri başta Ankara Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Valilik ve Tarım İl Müdürlüğü olmak üzere çok sayıda kurum arasında paylaşılıyor. Yaralı hayvan ihbarı, kısırlaştırma ve aşılama talepleri genellikle belediye veteriner işleri ve hayvan barınaklarına yönlendirilirken; toplu zehirleme iddiası, şiddet ve itlaf tartışmaları valilik, kaymakamlık, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile gerektiğinde savcılık dosyalarına taşınıyor. 

Sahiplenmek isteyenler ise belediye barınakları ve sivil toplum kuruluşları üzerinden bir dizi resmi form doldurup prosedürle yüz yüze geliyor.

ANKARA’DA İLK İHBAR HATTI BELEDİYE VE MAVİ MASA ÜZERİNDEN ÇALIŞIYOR

Ankara’da yaralı, hasta, saldırıya uğramış veya kötü koşullarda tutulan sokak hayvanları için ilk başvuru adresi, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Mavi Masa hattı ve ilçe belediyelerinin çağrı merkezleri oluyor. Vatandaşlar, telefon, mobil uygulama ve sosyal medya üzerinden konum ve fotoğraf paylaşarak ihbarda bulunabiliyor.

Büyükşehir’in veteriner işleri ve hayvan bakım evleri, ihbarı değerlendirip en yakın ekibi bölgeye yönlendirmeye çalışıyor. Ancak yoğunluk, araç eksikliği veya yetki karmaşası nedeniyle ekipler her zaman istenen hızda sahaya ulaşamıyor. 

Çok sayıda hayvansever, aynı vaka için hem büyükşehir hem ilçe belediyesine, hatta CİMER’e eş zamanlı başvuru yaparak süreci hızlandırmaya çalışıyor.

VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜKLERİ SAHADA MÜDAHALE YAPIYOR

Ankara’da hemen her ilçede, belediyelere bağlı veteriner işleri müdürlükleri veya sözleşmeli veteriner ekipleri bulunuyor. Trafik kazası, ağır hastalık veya ani travma yaşayan sokak hayvanları için bu ekipler olay yerine gidip ilk müdahaleyi yapıyor veya hayvanı bakım merkezine taşıyor.

Hayvanseverler, “Şikâyet kaydınız alındı” cümlesinin sahaya gerçek ekip çıkmasına dönüşmesi için kayıt numarasını not etmeyi, gerekirse tekrar arayıp durum sormayı alışkanlık haline getirmiş durumda. 

Bazı ilçelerde nöbetçi veteriner olmaması, gece ve hafta sonu vakalarında vatandaşları özel klinik masrafı ile belediye sorumluluğu arasında kararsız bırakıyor.

BARINAK VE BAKIM EVLERİ SAHİPLENME SÜRECİNİ YÖNETİYOR

Ankara’daki resmi hayvan barınakları ve geçici bakım evleri, hem yaralı hayvanların tedavi gördüğü hem de sahiplendirme işlemlerinin yapıldığı merkezler olarak öne çıkıyor. Hayvan sahiplenmek isteyenler, bu merkezlere kimlikleriyle başvurup, basit bir form ve taahhütname imzalıyor.

Sahiplenme formunda, hayvanın bakımı, aşı takibi, sokağa terk edilmemesi gibi yükümlülükler açıkça yer alıyor. Bazı hayvanseverler, “Bürokrasi zor değil ama süreç şeffaf yürütülmeli” diyerek, barınaklardaki hayvanların fotoğraf ve sağlık bilgilerinin online paylaşılmasını istiyor. Belediyeler, zaman zaman toplu sahiplendirme kampanyaları düzenleyerek süreci teşvik etmeye çalışıyor.

ŞİDDET VE İTLAF İDDİALARI VALİLİK VE TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜNE TAŞINIYOR

Sokak hayvanlarına yönelik zehirleme, vurma, toplu itlaf iddiaları gündeme geldiğinde, Ankara’daki yetki alanı sadece belediyelerle sınırlı kalmıyor. Valilik, kaymakamlıklar ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü devreye girerek hem idari hem cezai süreç başlatabiliyor.

Hayvanseverler, bu tür ağır ihlallerde CİMER, Valilik dilekçe birimi ve ilçe kaymakamlıklarına yazılı şikâyet sunarak olayın soruşturulmasını talep ediyor. 

Veteriner hekim raporları, fotoğraf ve video kayıtları, zehir analizleri gibi deliller, dosyanın seyrini belirliyor. Bazı vakalarda, İçişleri Bakanlığı ve bakanlık müfettişleri de devreye girebiliyor.

SAVCILIK VE EMNİYET HAYVAN HAKLARI İHLALLERİNDE ADLİ SÜREÇ YÜRÜTÜYOR

Ankara’da sokak hayvanlarına işkence, öldürme veya ağır kötü muamele iddiaları, doğrudan suç kapsamına giriyor. Bu durumlarda hayvanseverler, polis merkezleri ve Cumhuriyet savcılıklarına başvurarak şüpheliler hakkında şikâyetçi olabiliyor.

Olayın yaşandığı bölgede güvenlik kamerası görüntüsü, tanık ifadesi ve veteriner raporu toplanması, soruşturmanın ilerlemesi için kritik kabul ediliyor. Hayvan hakları savunucuları, “Şikâyet sadece sosyal medyada kalmamalı, resmi tutanağa dönüşmeli” diyerek, Ankara’da her ağır vakada mutlaka karakol veya savcılığa gidilmesi çağrısı yapıyor.

MAHALLE ŞİKÂYETLERİ VE BESLEME NOKTALARI MUHTARLIK VE BELEDİYEYE BİLDİRİLİYOR

Bazı mahallelerde sokak hayvanlarının sayısı, komşular arasında gerginlik yaratabiliyor. Besleme noktaları, gürültü, koku ve güvenlik tartışmaları, Ankara’da muhtarlıklar ile belediye zabıta birimlerini karşı karşıya bırakabiliyor.

Hayvanseverler, besleme alanlarının denetimli ve düzenli olmasını, su ve mama noktalarının belediye ile ortak planlanmasını talep ediyor. 

Şikâyetçi olan komşular ise çoğu zaman muhtarlık ve belediyeye dilekçe veriyor. Belediyeler, tarafları aynı masaya çağırarak hem hayvanların hem mahalle sakinlerinin haklarını gözeten çözümler üretmeye çalışıyor; fakat her zaman uzlaşma sağlanamıyor.

STK’LAR VE GÖNÜLLÜLER RESMİ SÜREÇTE ARABULUCU ROLÜ ÜSTLENİYOR

Ankara’da aktif çalışan hayvan hakları dernekleri ve gönüllü gruplar, belediye ve valilikle vatandaş arasında bir köprü görevi görüyor. Çok sayıda dosyada, STK temsilcileri resmi toplantılara katılarak hem sahadaki gözlemlerini aktarıyor hem de çözüm önerileri sunuyor.

Özellikle kısırlaştırma ve kontrolsüz üreme sorununda, gönüllü ağlar belediyelerin planlama yapmasına yardımcı oluyor. Bazı ilçelerde, belediye–STK protokolleri ile mama, tedavi ve sahiplendirme süreçleri ortak yürütülüyor; ancak finansman ve personel eksikliği, bu işbirliğini sınırlayabiliyor.

CİMER, BİLGİ EDİNME VE DAVA YOLU UZUN VADELİ MÜCADELEYİ ŞEKİLLENDİRİYOR

Ankara’da hayvanseverler, kalıcı çözüm ve politika değişikliği istedikleri konularda CİMER, Bilgi Edinme Hakkı başvuruları ve idari davalar üzerinden uzun vadeli bir hat izliyor. Kısırlaştırma bütçeleri, barınak koşulları, öldürülen hayvan sayıları gibi veriler, resmi yazılarla talep ediliyor.

Yanıtların yetersiz görüldüğü durumlarda idare mahkemelerine dava açılabiliyor. Bu davalar, ihale iptali, barınak kapatma veya yönetmelik değişikliği gibi sonuçlar doğurabiliyor. 

Uzmanlar, Ankara’daki hayvanseverlerin “sosyal medya tepkisini” mutlaka resmi dilekçeye, kayıtlı başvuruya ve gerektiğinde dava dosyasına dönüştürmesini öneriyor.

UZMANLAR HEM HAYVANSEVERLERE HEM KURUMLARA “ŞEFFAFLIK” ÇAĞRISI YAPIYOR

Hayvan hukuku alanında çalışan uzmanlar, Ankara’da sokak hayvanları meselesinin duygusal tartışmaların ötesinde, ciddi bir hukuk ve yönetim dosyası olduğunu vurguluyor. 

Belediyelerin sahadaki uygulamayı, hayvanseverlerin ise ihbar ve şikâyetlerini şeffaf yürütmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

“Her tarafın cep telefonunda kamera var ama çoğu olay tutanağa dönüşmüyor” diyen uzmanlar, Ankara’da sokak hayvanları için verilen mücadelenin Mavi Masa kaydı, CİMER başvurusu, veteriner raporu ve gerektiğinde mahkeme dosyası ile desteklenmesi halinde gerçek etkisini göstereceğini belirtiyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa