Ankara’da üniversite öğrencileri geçim ve barınma kriziyle nasıl baş etmeye çalışıyor?

Ankara’da üniversite öğrencileri yurt, kira ve ulaşım kıskacında nasıl ayakta kalmaya çalışıyor, kampüs ve şehir hattında gündelik hayatlarını ne pahasına sürdürüyor?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’da üniversite öğrencileri geçim ve barınma kriziyle nasıl baş etmeye çalışıyor?
EP
Esra Polat Editör

Ankara’da devlet yurdu bulamayan veya özel yurt ücretlerini karşılayamayan üniversite öğrencileri, yüksek kiralar ve ulaşım giderleriyle baş etmeye çalışıyor. 

Şehir merkezine uzak kampüsler, artan yurt talebi, mevzuat sınırları, denetimsiz apartlar ve güvenlik kaygıları, binlerce gencin günlük yaşamını doğrudan etkiliyor. Kimi KYK yurdu için sırada bekliyor, kimi üç kişi bir oda tutuyor, kimi de sadece sınav ve zorunlu ders günlerinde okula gelerek ayakta kalmaya çalışıyor.

ANKARA’DA BARINMA KRİZİ ÖĞRENCİLERİ ZORLUYOR

Ankara’daki üniversite sayısı ve kontenjanlar son yıllarda yükselirken, özellikle merkezi ilçelerdeki kiralar öğrenci bütçelerini çoktan aştı. Çankaya, Yenimahalle, Keçiören hattında 1+1 ve 2+1 daireler için istenen ücretler çoğu zaman KYK burs ve kredilerinin toplamını geçiyor. Bu tablo karşısında öğrenciler ya şehir merkezinden uzak ilçelere yöneliyor ya da bir daireye 3–4 kişi girerek masrafları bölüşmek zorunda kalıyor. Ev sahipleri kısa süreli kiraya ve öğrenci profiline mesafeli durdukça, kiralık ev bulmak barınma mücadelesinin en kritik halkasına dönüşüyor.

Mevzuat açısından bakıldığında öğrenci yurtları, Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ilgili yönetmeliklerine göre açılmak ve faaliyet göstermek zorunda. KYK yurtlarında oda kapasitesi, yangın güvenliği, ortak alanlar ve sosyal imkânlar maddelerle tanımlanıyor. Özel yurt ve öğrenci pansiyonları da ruhsat, denetim ve fiyatlandırma bakımından kurallara bağlı. Ancak sahadaki öğrenciler; “kâğıt üzerinde standart var, pratikte aynı kalite ve erişilebilirlik yok” diyerek, mevzuat ile günlük hayat arasındaki makası gösteriyor.

KYK YURTLARI YETİŞEMİYOR, YEDEK LİSTELER UZUYOR

Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı KYK yurtları Ankara’da on binlerce öğrenciye barınma imkânı sağlıyor; fakat başvuru sayısı kontenjanın çok üzerinde kalıyor. Yönetmelik gereği puanlama; aile geliri, ikametgâh uzaklığı, şehit-gazi yakını olma, engellilik, depremzede olma gibi sosyal kriterlere göre yapılıyor. Buna rağmen her yıl binlerce öğrenci “yedek” listede kalıyor ve boşluk açılmasını haftalar, hatta aylar boyunca bekliyor.

Bu sürede pek çok genç, geçici olarak akrabada kalıyor, günlük kiralık daire veya apart odalarına yöneliyor. Kayıtsız apartlar ve mevzuata uymayan konaklama yerleri bu noktada devreye giriyor. 

Ankara’da belediyeler ve emniyet birimleri belirli aralıklarla denetim yapsa da, öğrenciler yüksek fiyatlar ile belirsiz güvenlik koşulları arasında çaresiz bırakıldığını hissediyor.

ÖZEL YURTLAR FİYATLAR VE KURALLARLA TARTIŞMA YARATIYOR

Özel yurtlar, özellikle Kızılay, Kolej, Beşevler, Gölbaşı, Eryaman ve Etlik çevresinde yoğunlaşıyor. Mevzuat bu yurtların standartlarını, yangın ve güvenlik tedbirlerini, sözleşme ve fiyatlandırma şeffaflığını zorunlu kılıyor. Ankara pratiğinde ise tablo çok daha heterojen. 

Uzun süreli taahhüt isteyen sözleşmeler, yüksek depozito bedelleri, erken ayrılmada ücret iadesi yapılmaması ve katı giriş-çıkış kuralları sıkça gündeme geliyor. Öğrenciler, bazı uygulamaların tüketici haklarıyla çeliştiğini düşünse de “kalacak yer bulamam” kaygısıyla çoğu zaman hukuki yol aramıyor.

Ankara Barosu’nun gençlik birimleri, üniversite kulüpleri ve bazı belediyeler, bilgilendirme toplantıları ve hukuki danışmanlık imkânlarıyla bu sessizliği kırmaya çalışıyor. Buna rağmen pek çok öğrenci için özel yurt; pahalı, kuralı sert ama “yedek plan” olma niteliğini koruyor.

KAMPÜS–ŞEHİR HATTINDA ULAŞIM GÜNLÜK HAYATI ZORLUYOR

Ankara çok kampüslü, çok merkezli ve geniş bir coğrafyaya yayılmış bir öğrenci kenti. Gölbaşı, Beytepe, Eskişehir yolu, Keçiören ve Etlik akslarındaki kampüsler şehir merkezine hatırı sayılır ölçüde uzak. Toplu taşıma, ilgili kanun ve yönetmelikler çerçevesinde belediyelerin sorumluluğunda yürütülüyor; öğrencilere indirimli kart imkânı sağlanıyor. Ancak artan bilet fiyatları ve aktarmalar, aylık yol giderini ciddi bir kaleme dönüştürüyor.

Öğrenciler, “kampüse yakın ama merkeze uzak” ya da “merkeze yakın ama kampüse uzak” ikileminin tam ortasında kalıyor. 

Kampüse yakın yaşadıklarında kira yükselebiliyor, sosyal hayat ve iş imkânı sınırlanabiliyor. Merkezde kaldıklarında ise her gün uzun süre yolda geçiyor, ders dışı etkinliklere ayrılacak enerji ve zaman azalıyor. Bu tablo, özellikle ilk kez büyük şehir deneyimi yaşayan gençlerde yorgunluk, yalnızlık ve motivasyon kaybına yol açabiliyor.

ÖĞRENCİLER DAYANIŞMA AĞLARIYLA MÜCADELEYİ SÜRDÜRÜYOR

Ankara’da yeni kuşak üniversiteliler, mevzuatın çizdiği asgari çerçeveyi gündelik pratiklerle genişletmeye çalışıyor. KYK yurdunda kalanlar düşük barınma giderini avantaja çevirip yarı zamanlı işe yöneliyor. Özel yurtta kalanlar, burs ve aile desteğini zorlayarak eğitimi bırakmadan devam etmeye çabalıyor. Öğrenci evi tercih edenler ise sosyal medyada kurulan ilan grupları üzerinden oda ve ev arkadaşı bularak alternatif bir barınma ağı oluşturuyor.

Bu ağlar sadece kira ve fatura paylaşımı değil; aynı zamanda beraber yemek yapma, not paylaşma, ders çalışma ve moral desteği üzerinden yeni bir dayanışma kültürü yaratıyor. 

Ankara’da üniversite gençliği, yurt, kampüs ve şehir hattında her gün yeniden örgütlenen bu gündelik mücadeleyle hem bugünkü hayatını kurmaya hem de geleceğini kaybetmemeye çalışıyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa