Ankara’da yaşam maliyeti 2026: Kira ve market fiyatları ne kadar arttı?

Ankara’da 2026’da kiralara %34,88, ulaşıma %35 zam gelirken ortalama kira 28.570 TL’ye çıktı; bu tabloda yeni maaşlar başkentte geçinmeye yetiyor mu?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’da yaşam maliyeti 2026: Kira ve market fiyatları ne kadar arttı?
EP
Esra Polat Editör

Ankara’da 2026 yılıyla birlikte kira, ulaşım ve temel gıda fiyatlarındaki artış, hem resmi istatistiklere hem de sokakta vatandaşın cebine yansıyor. Başkentte yaşayan öğrenciler, memurlar ve asgari ücretliler, mevzuata göre belirlenen ücret artışlarının, serbest piyasadaki konut ve gıda zamlarının gerisinde kaldığını dile getiriyor. Ocak 2026’da kira artış oranı %34,88 seviyesinde açıklanırken, Ankara’da ortalama kira 28.570 TL’ye kadar çıktı; 28.075,50 TL’lik asgari ücret bu tutarı dahi karşılamakta zorlanıyor. Semtlere ve konut tipine göre tutarlar değişse de yükselen kiralar, ulaşıma yapılan %35’lik zam ve market fiyatlarındaki artış, hane bütçelerinde ciddi baskı yaratıyor.

ANKARA’DA KİRA MALİYETİ YÜKSELMEYE DEVAM EDİYOR

Ankara’da konut kiraları, 2026’ya girerken Borçlar Kanunu ve Yargıtay kararları çerçevesinde belirlenen kira artış sınırlarıyla gündemde kalıyor. Mevzuat, mevcut kiracılar için artış oranını TÜFE üzerinden sınırlamaya çalışsa da, yeni kiraya çıkacaklar için serbest piyasa koşulları ağırlığını koruyor. Çankaya, Yenimahalle, Keçiören, Gölbaşı gibi nüfus yoğunluğu yüksek ilçelerde kiralık daireler, ilana verildiği ilk gün yoğun talep alıyor; bu durum kiracının pazarlık gücünü iyice azaltıyor.

Son iki yılda, özellikle merkezi ilçelerde 1+1 ve 2+1 daireler için istenen kira bedelleri kümülatif olarak %70–100 bandına varan artışlar gösteriyor. 2026 başında yapılan hesaplamalarda, Ankara genelinde ortalama kira 28.570 TL olarak telaffuz ediliyor; bu rakam, 28.075,50 TL’lik asgari ücreti tek başına gölgede bırakıyor. Tek maaşlı ya da asgari ücretli hanelerde kira, neredeyse tüm geliri tüketen bir kalem haline gelirken, öğrencilerin ve yeni evli çiftlerin yoğun olduğu bölgelerde ev arkadaşlığı, oda kiralama ve aile yanında kalma gibi seçenekler zorunlu çözüme dönüşüyor.

Uzmanlar, kira sözleşmelerinin mutlaka yazılı yapılmasını, depozito ödemelerinin banka üzerinden ve açıklama eklenerek gerçekleştirilmesini, kiracının haklarını koruması açısından kritik görüyor. Kira artışının yasal sınırın üzerinde talep edilmesi hâlinde, kiracının yazılı itiraz ve gerekirse kira tespit davası açma hakkı bulunduğu hatırlatılıyor.

ANKARA’DA ÖĞRENCİLER BARINMA MALİYETİYLE MÜCADELE EDİYOR

Ankara’da üniversite öğrencileri için yaşam maliyetinin en büyük kalemi barınma gideri olmaya devam ediyor. Devlet yurtları, Gençlik ve Spor Bakanlığı mevzuatı uyarınca belirlenen ücretlerle nispeten erişilebilir görünse de, kontenjan yetersizliği ve konum tercihleri nedeniyle her öğrenciye çözüm sunamıyor. Özel yurt, apart ve rezidans türü barınma seçeneklerinde ise fiyatlar, bazı semtlerde öğrenci bütçesinin çok üzerine çıkıyor ve yer yer küçük bir daire kirasını yakalıyor.

Öğrenciler Ankara’da çoğu zaman 3–4 kişi bir arada ev tutarak kişi başına düşen kira yükünü azaltmaya çalışıyor. Kampüslere toplu taşımayla ulaşılabilen ancak merkeze göre daha düşük kira sunan semtler, bu nedenle daha fazla tercih ediliyor. Kira sözleşmelerinde öğrencilerin taraf olarak yer alması, ailelerin kefil olduğu sözleşmelerde tüm yükümlülüklerin açık ve yazılı şekilde belirtilmesi, olası uyuşmazlıklarda büyük önem taşıyor. Barınma maliyetine elektrik, su, doğal gaz faturaları, internet ve aidat gibi ek giderler eklendiğinde, Ankara’da öğrenci olmanın aylık maliyeti, pek çok aile bütçesinde en büyük kalemlerden biri hâline geliyor.

ULAŞIM MALİYETİ ANKARA’DA GÜNLÜK HAYATA YANSIYOR

Ankara’da toplu taşıma ücretleri, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve UKOME kararları doğrultusunda akaryakıt ve işletme maliyetlerindeki artışlara bağlı olarak güncelleniyor. 2026 yılı itibarıyla, EGO otobüsleri, metro, Ankaray ve bazı özel halk otobüsü hatları için geçerli tarifelere %35 oranında zam yapıldığı açıklandı. Böylece her gün işe veya okula gidenler için ulaşım, aylık sabit ve kaçınılmaz bir gider hâline geldi.

Başkentte tam, indirimli ve öğrenci kartlarının yanı sıra çeşitli abonman uygulamaları, mevzuatla belirlenen şartlar çerçevesinde sık kullanan yolculara birim maliyeti düşürmeyi hedefliyor. Ancak toplu taşımaya yapılan zam, özellikle asgari ücretli ve öğrenciler için dikkat çeken bir kalem olarak öne çıkıyor. Özel araç kullanmak zorunda olanlar için ise akaryakıt, otopark, bakım ve sigorta giderleri, Ankara’da yaşam maliyetini yukarı doğru çeken ek faktörler arasında yer alıyor. Vatandaşlar, ulaşımda güzergâh planlaması yaparak, işe yakın bölgelerde ev tutarak veya toplu taşımayı daha fazla kullanarak ulaşım maliyetini dengelemeye çalışıyor.

MARKET VE PAZAR FİYATLARI ANKARALIYI ZORLUYOR

Ankara’da market ve pazar fiyatları, yüksek enflasyonun yanı sıra enerji ve lojistik giderlerindeki artışla birlikte yukarı yönlü seyrini sürdürüyor. Gıda ürünlerinde dönem dönem yapılan KDV indirimleri bazı kalemlerde geçici rahatlama sağlasa da, raf etiketleri özellikle son bir yılda sık sık değişmeye devam ediyor. Başkentte et, süt, peynir, yumurta, yağ ve bakliyat gibi zorunlu gıda ürünlerinde, vatandaşın hissettiği yıllık artışın birçok kalemde %40–60 bandına çıktığı ifade ediliyor.

Semt pazarları, sebze ve meyvede zaman zaman marketlere göre daha uygun fiyat sunarken, mevsimsel ürünler, hava koşulları ve arz-talep dengesi fiyatlara hızlı bir şekilde yansıyor. 

Ankaralılar, zincir marketlerin haftalık kampanyalarını takip ederek, toplu alışveriş yaparak ve indirim günlerinde temel ürün stoklayarak bütçesini korumaya çalışıyor. 

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, raf etiketindeki fiyat ile kasa fiyatının uyumlu olması zorunlu; uyuşmazlık hâlinde tüketicilerin farkı talep etme ve gerektiğinde şikâyet mekanizmalarını kullanma hakkı bulunuyor.

ASGARİ ÜCRET VE MEMUR MAAŞI ANKARA MALİYETİNİ KARŞILAMAKTA ZORLANIYOR

Ankara’da maaşlı çalışanlar için yaşam maliyeti, ücret artış oranları ile kira, gıda ve ulaşım giderleri arasındaki makas açıldıkça daha görünür hale geliyor. 

Asgari ücret ve memur maaşları, ilgili kanunlar, toplu sözleşme süreçleri ve enflasyon farkı hesabı çerçevesinde belirlenirken, kira ve gıda fiyatlarının serbest piyasada farklı hızda yükselmesi, başkentte alım gücünü zayıflatıyor. 2026’da ortalama kira tutarının 28.570 TL seviyesine çıkması, asgari ücretli bir çalışanın gelirinin neredeyse tamamını sadece barınma giderine ayırması anlamına geliyor.

Memur ve işçi sendikalarının Ankara için hazırladığı geçim endekslerinde, özellikle barınma ve gıdanın bütçede en büyük payı aldığı vurgulanıyor. 

Aileler bütçelerini yaparken kira, faturalar, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi mecburi kalemleri önceleyip, sosyal yaşam, kültürel etkinlik ve tatil harcamalarından kısmak zorunda kalıyor. Uzmanlar, bireysel bütçe takibinin önemine dikkat çekerek, kredi kartı ve tüketici kredisi kullanımında sadece zaruri ihtiyaçlar için borçlanılmasını ve mümkün olduğunca taksit yükünden kaçınılmasını öneriyor.

ANKARA’DA SOSYAL YARDIM VE KAMUSAL DESTEKLER ÖNE ÇIKIYOR

Ankara’da düşük ve dar gelirli haneler için belediyeler ile merkezi idarenin sağladığı sosyal destek uygulamaları, artan yaşam maliyeti karşısında önemli bir güvenlik ağı işlevi görüyor. Gıda ve hijyen paketleri, sosyal yardım kartları, yakacak desteği, öğrenciler için yemek ve eğitim destekleri, çıkarılan yönetmelik ve yönergeler çerçevesinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. 2026’da sosyal yardımlarda da yaklaşık %18,60 oranında artış yapılması, özellikle dezavantajlı gruplar için kısmi bir rahatlama sağlıyor.

Ankara’da ikamet edenler, yaşadıkları ilçe belediyelerinin sosyal yardım birimlerine, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na başvurarak durumlarına uygun desteklere erişebiliyor. Başvuru süreçlerinde gelir belgesi, ikametgâh, hane halkı sayısı ve resmi kayıtlar dikkate alınıyor. Uzmanlar, sosyal yardımların tek başına kalıcı bir çözüm olmadığını; ancak özellikle kira ve gıda baskısı altındaki haneler için geçici bir nefes alanı yarattığını vurguluyor.

ANKARA’DA TASARRUF YÖNTEMLERİ YAŞAM STRATEJİSİNE DÖNÜŞÜYOR

Ankara’da artan maliyetler, vatandaşların tasarrufu gündelik hayatın doğal parçası hâline getirmesine yol açıyor. İşe ve okula yakın bölgelerde ev tutmak, toplu taşıma ağı güçlü semtlere yönelmek, ev arkadaşlığı yapmak ve lüks tüketimden kaçınmak, bütçeyi korumaya yönelik başlıca stratejiler arasında yer alıyor. Ulaşımda abonman tercih etmek, tek seferlik bilet yerine kart kullanmak ve zorunlu olmayan araç kullanımını kısmak da giderleri aşağı çekebiliyor.

Enerji tüketiminde tasarruflu ev aletleri kullanmak, kombi ve ısınma ayarlarını doğru yapmak, ısı yalıtımı bulunan binaları tercih etmek, elektrik ve doğal gaz faturalarında anlamlı fark yaratabiliyor. 

Apartman ve site aidatlarının Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre belirlenmesi, sakinlerin toplantılara katılarak karar süreçlerinde yer alması, ortak giderlerde gereksiz harcamaların önüne geçilmesini sağlıyor. Ankara’da pek çok hane, bu yöntemlerle hem mevzuata uygun hareket etmeye hem de artan yaşam maliyetine uyum sağlamaya çalışıyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa