ANKA-3: Daha “hayalet” sürüm 2026 sonunda uçacak
TUSAŞ’ta ANKA-3, testlerden elde edilen verilerle güncellendi. Daha düşük radar izli nihai konfigürasyonun 2026 sonunda ilk uçuşu planlanıyor.
Ankara merkezli Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, SAHA İstanbul’un YouTube kanalında yayımlanan SAHA Sohbet programında ANKA-3 insansız savaş uçağındaki son durumu anlattı. Demiroğlu, ANKA-3’ün ilk prototipinden ve test sürecinden elde edilen çıktılarla platformun güncellendiğini belirtti. Daha düşük radar izine sahip, “nihai konfigürasyon” olarak tanımlanan yeni ANKA-3’ün ilk uçuşunun 2026’nın sonunda planlandığını söyledi. Demiroğlu, bu güncellemenin hem tasarım hem de üretim tarafında somut değişiklikleri içerdiğini ifade etti.
“PLATFORMU GÜNCELLEDİK, DAHA STEALTH HALE GETİRDİK”
Mehmet Demiroğlu, ANKA-3’ün ilk prototipinden ve yürütülen testlerden öğrenilenlerle uçağın baştan aşağı yenilendiğini vurguladı. Demiroğlu, “ANKA-3’ün ilk prototipinden ve testlerden öğrendiklerimizle platformu güncelledik. Daha stealth ve envantere girecek nihai konfigürasyonda tasarlanıp üretilen ANKA-III’ün ilk uçuşunu 2026’nın sonunda yapmasını planlıyoruz” dedi. Bu açıklamayla birlikte TUSAŞ’ın, yalnızca mevcut prototip üzerinden ilerlemek yerine, test verisini tasarıma geri besleyerek “nihai sürüm”e geçtiğini net biçimde ortaya koydu.

Demiroğlu’nun altını çizdiği güncelleme, ANKA-3’ün radar izini düşürmeye dönük tasarım dokunuşlarının yanı sıra, sistem entegrasyonu ve üretim yaklaşımındaki değişimi de kapsıyor. Böylece proje, test kampanyası bulgularını doğrudan ürün mimarisine yansıtan bir mühendislik döngüsüyle ilerliyor.
ANKA-3 TASARIM SÜRECİ BİTTİ: CDR AŞAMASI TAMAMLANDI
Demiroğlu, ANKA-3’ün tasarımında kritik bir eşiğin geride bırakıldığını belirterek, “Kritik Tasarım Gözden Geçirme (CDR)” sürecinin başarıyla tamamlandığını kaydetti. Demiroğlu, nihai halin yaklaşık iki ay önce netleştiğini, tasarımın “dondurulduğunu” ve projenin artık üretim hattına girdiğini ifade etti. Bu aşama, havacılık programlarında tasarımın ana hatlarının kesinleştiği ve üretim konfigürasyonunun sabitlendiği dönem olarak öne çıkıyor.

TUSAŞ’ın verdiği mesaj, ANKA-3’ün prototip seviyesinden çıkarak envantere girecek sürüm için üretim disiplininin kurulmaya başladığı yönünde oldu. Demiroğlu, seri üretim çalışmalarının da dondurulan bu nihai tasarıma bağlı olarak başlatıldığını dile getirdi.
“TEK PROTOTİPLE DEVAM EDİYORUZ”: TESTTEN GELEN VERİLER DEĞERLENDİRİLDİ
Demiroğlu, ANKA-3’ün başlangıçta iki prototip ile yürüdüğünü, prototiplerden birinde teknik bir sıkıntı yaşandığını ve bu uçağın şu an kullanılmadığını söyledi. Bu nedenle test çalışmalarının tek prototip üzerinden sürdüğünü belirten Demiroğlu, buna rağmen edinilen tecrübenin “paha biçilemez” olduğunu vurguladı. Demiroğlu, test aşaması, entegrasyon safhası ve yeni geliştirilen tasarım analizlerinde bu verilerin kullanıldığını, böylece ANKA-3’ün baştan aşağı güncellendiğini kaydetti.

Bu yaklaşım, prototip testlerinin yalnızca performans ölçümü değil; aynı zamanda tasarım doğrulama, entegrasyon olgunlaştırma ve üretim konfigürasyonunu iyileştirme süreci olarak işletildiğini gösterdi. Demiroğlu’nun açıklamasına göre, proje ekibi saha verisini doğrudan tasarım kararlarına dönüştürdü.
“BU SENE 2 YENİ PROTOTİP ÜRETECEĞİZ” AÇIKLAMASI
TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu, üretim planına ilişkin de net konuştu. Demiroğlu, bu yıl içinde iki adet yeni prototip daha üretileceğini söyledi. Böylece ANKA-3 programı, tek prototiple süren test çalışmasının yanında, üretim hattında yeni prototiplerin hazırlanmasıyla paralel ilerleyecek.

Demiroğlu’nun verdiği bilgiye göre seri üretim hazırlıkları, nihai tasarımın dondurulmasının ardından hız kazandı. Bu kapsamda üretim hattının organizasyonu, tedarik akışı, montaj adımları ve kalite doğrulama süreçleri, artık “nihai konfigürasyon” üzerinden kurgulanıyor. TUSAŞ’ın hedefi, envantere girecek sürümün üretim olgunluğunu erken dönemde yakalamak olacak.
MALİYET VE ÜRETİM HIZI: “OTOMOTİVDEKİ YAKLAŞIMLARI DİKKATE ALIYORUZ”
Demiroğlu, seri üretim stratejisinde maliyet etkinliğinin belirleyici olacağını vurguladı. Otomotiv sektöründeki maliyet odaklı üretim yaklaşımlarının dikkate alındığını belirten Demiroğlu, uçağın daha maliyet yetkin ve hızlı üretilebilmesi halinde envanterdeki ANKA-3 sayısının daha hızlı artacağını dile getirdi. Bu mesaj, insansız platformlarda “adet ve sürdürülebilirlik” başlığının kritik olduğunu gösteren önemli bir vurgu olarak öne çıktı.

TUSAŞ’ın yaklaşımı, yalnızca yüksek teknoloji kabiliyeti üretmek değil; aynı zamanda bunu seri üretime taşırken birim maliyeti yönetmek, üretim süresini kısaltmak ve bakım-idame tarafını daha öngörülebilir hale getirmek üzerine kuruldu. Demiroğlu, bu başlıkların seri üretim performansında belirleyici olacağını ifade etti.
YABANCI HEYETLERİN TEPKİSİ: “UÇAĞI GÖRÜNCE ŞAŞIRIYORLAR”
Demiroğlu, ANKA-3’ün uluslararası düzeyde yarattığı etkiye de değindi. Tesisleri ziyaret eden yabancı heyetlerin ANKA-3’ü gördüğünde “büyük şaşkınlık” yaşadığını söyleyen Demiroğlu, birçok ülkeden ortak üretim ve birlikte geliştirme teklifleri geldiğini kaydetti. Bu tekliflerin, platformun kuyruksuz yapısı ve düşük görünürlüklü (stealth) tasarım mimarisiyle ilişkilendirildiği ifade edildi.

Demiroğlu, buna karşın önceliğin Türk Hava Kuvvetlerinin ihtiyacını karşılamak olduğunu vurguladı. Bu yaklaşımın üretim planlamasında ilk sıraya yerleştiğini belirten Demiroğlu, envanter ihtiyacı karşılandıktan sonra ihracat penceresinin daha da genişleyeceğini dile getirdi.
“HAVA KUVVETLERİ İÇİN 50’NİN ÜZERİNDE SİPARİŞ BEKLİYORUZ”
Demiroğlu, ANKA-3 için Türk Hava Kuvvetlerinden sipariş beklentisini de paylaştı. Demiroğlu, bu yıl içinde ellinin üzerinde bir sipariş almayı beklediklerini söyledi. Bu ifade, ANKA-3’ün envantere giriş planı ve seri üretim ölçeklemesinin, kullanıcı talebine bağlı olarak hızlanacağına işaret etti.

Demiroğlu, ANKA-3 envantere girdikten sonra, HÜRJET’te olduğu gibi uluslararası pazarda daha görünür hale geleceğini ve ihracat tarafında güçlü sonuçlar doğuracağını vurguladı. TUSAŞ’ın stratejisinde, önce envanter ihtiyacı, ardından ihracat temposu şeklinde iki aşamalı bir ölçekleme dikkat çekti.
ÇİFT MOTORLU ANKA-3 İÇİN KONSEPT MASADA: “ÖNCE MEVCUDU MÜKEMMELLEŞTİRECEĞİZ”
Demiroğlu, TUSAŞ’ın ileri dönük ürün planlaması kapsamında çift motorlu bir ANKA-3 türevi üzerinde konsept çalışmalar yaptıklarını da anlattı. Kurum içinde beş ve on yıl sonrası için ürün gamı planlamasının yapıldığını belirten Demiroğlu, ANKA-3’ün bir üst versiyonu olabilecek, çift motorlu konseptlerin masada olduğunu kaydetti. Ancak Demiroğlu, bugün için birinci önceliğin mevcut ANKA-3’ü “mükemmelleştirmek” olduğunu vurguladı. Bu nedenle kısa vadede tüm enerjinin mevcut ANKA-3 serisinin seri üretimine ayrıldığını söyledi.
Demiroğlu, motorun uçağın boyutunu ve faydalı yük kapasitesini belirleyen temel unsur olduğunu ifade etti. Çift motorun maliyeti de artıracağını dile getiren Demiroğlu, harekât ihtiyacı ile maliyet etkinliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
MOTOR BAŞLIĞI: TF6000 GELİŞTİ, MEVCUTTA UKRAYNA MENŞELİ MOTOR KULLANILIYOR
Demiroğlu, ANKA-3’te motor konusunun kritik bir başlık olduğunu vurguladı. TEİ’nin TF6000 motorunu önemli bir seviyeye getirdiğini belirten Demiroğlu, art yakıcıyla 10 bin libre seviyesine çıkarma çalışmalarının da yapıldığını söyledi. Demiroğlu, mevcut ANKA-3’te Ukrayna menşeli bir motor kullanıldığını ve savaş koşullarına rağmen tedarikte sorun yaşanmadığını ifade etti.
Ayrıca Demiroğlu, ihtiyaç duyulduğu anda yerli TF6000’in veya daha büyük bir motorun devreye alınabileceğini kaydetti. Bu çerçevede TUSAŞ’ın, hem mevcut motor tedarik sürekliliğini koruduğunu hem de yerli motor seçeneklerini ölçek büyütme planlarına uygun şekilde hazır tuttuğunu dile getirdi.