Ankara’da ikinci el eşya ve kıyafet patlaması mı yaşanıyor?

Ankara’da artan yaşam maliyetiyle öğrenciler ve gençler Dolap, Letgo, ikinci el mağazaları ve bit pazarlarına yönelirken, Ankara’da sıfır eşya yerine ikinci el telefon, mobilya ve kıyafetle eve yerleşmek artık yeni norm mu oluyor, yoksa riskli bir tasarruf denemesi mi sayılıyor?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’da ikinci el eşya ve kıyafet patlaması mı yaşanıyor?
EP
Esra Polat Editör

Ankara’da üniversite öğrencileri, genç profesyoneller ve dar gelirli aileler, yükselen kira ve eşya fiyatları karşısında ikinci el ekonomisine yöneliyor. Çevrim içi platformlar (Dolap, Letgo vb.), sokak bit pazarları ve ikinci el mağazalar, başkentte hem tasarruf alanı hem de bir tür sosyal buluşma noktası haline geliyor. Mevzuatta ikinci el ticaret, vergi ve tüketici hakları üzerinden genel çerçeveye otururken; Ankara pratiğinde kayıt dışı satış, ayıplı mal, dolandırıcılık ve garanti sorunu gibi başlıklar tartışma yaratıyor.

ANKARA’DA İKİNCİ EL EKONOMİSİ ÖĞRENCİ VE GENÇLERLE BÜYÜYOR

Ankara’da özellikle Çankaya, Yenimahalle, Keçiören, Gölbaşı ve Etimesgut çevresindeki üniversite kuşağı, ikinci el ekonomisinin görünür motoru haline geldi.

Yeni eve çıkan öğrenciler, ev kurarken koltuktan masaya, halıdan mutfağa kadar eşyayı çoğunlukla ikinci elden tamamlıyor.

Genç profesyoneller, telefon, bilgisayar, kulaklık, monitör gibi elektroniklerde “temiz ikinci el” ilanlarına yöneliyor.

Kıyafet, kitap, ev dekorasyonu alanında, hem satıcı hem alıcı olarak Dolap ve benzeri uygulamalar üzerinden dönen para ciddi boyuta ulaşıyor.

Bu tablo, Ankara’da ikinci el piyasasını “geçici çözüm” olmaktan çıkarıp, öğrencinin ve gençlerin kalıcı yaşam alanı haline getiriyor.

MEVZUAT İKİNCİ EL TİCARETİ VERGİ VE TÜKETİCİ HAKLARIYLA ÇERÇEVELEMEYE ÇALIŞIYOR

Türkiye’de ikinci el eşya ticareti, hem vergi hem de tüketici hukuku açısından belirli kurallara bağlı.

Profesyonel satıcılar için Vergi Usul Kanunu ve gelir vergisi yükümlülükleri söz konusu; düzenli satış yapanların ticari faaliyet sayılması gerekiyor.

Tüketici Kanunu, tacirden alınan ikinci el ürünlerde de ayıplı mal, iade, onarım gibi hakları tanıyor; ancak bireyden bireye satışta bu koruma zayıflıyor.

İkinci el motorlu taşıtlarda, noter satışı ve ekspertiz zorunluluğu gibi düzenlemeler var; fakat ev eşyası, elektronik ve tekstilde denetim daha gevşek seyrediyor.

Ankara’daki Dolap, Letgo ve benzeri platformlarda “bireyden bireye satış” ağırlıklı olduğu için, öğrenciler çoğu zaman fiş, fatura, garanti, iade gibi haklarını kullanmakta zorlanıyor; uyuşmazlıklar genellikle platformun kendi kuralları içinde çözülmeye çalışılıyor.

ANKARA’DA DOLAP VE LETGO ÖĞRENCİLER İÇİN DİJİTAL PAZAR YERİNE DÖNÜŞÜYOR

Başkentte Dolap, Letgo ve benzeri uygulamalar, özellikle üniversite çevrelerinde gündelik hayatın parçası haline geldi.

Kıyafette: Etiketli ya da az kullanılmış ürünler, mağaza fiyatının çok altında satılıp alınıyor.

Ev eşyasında: Çekyat, çalışma masası, sandalye, mutfak gereçleri, “ev arkadaşı devrediyor” notuyla ilanlara düşüyor.

Elektronikte: Öğrenciler, bütçeleri yetmediği için “ikinci el ama bilinen marka” ürün arıyor.

Ankara’da bu platformlar, sadece tasarruf değil, aynı zamanda mikro girişimcilik alanı da yaratıyor; bazı kullanıcılar düzenli al‑sat yaparak ek gelir elde ediyor. Bu noktada vergi yükümlülüğü tartışması gündeme gelse de pratikte çoğu işlem kayıt dışı kalıyor.

BİT PAZARLARI VE İKİNCİ EL MAĞAZALAR ANKARA’DA YENİ SOSYAL MEKÂN OLUYOR

Ankara’nın farklı ilçelerinde kurulan bit pazarları, öğrenciler ve meraklılar için haftasonu rotasına dönüşmüş durumda.

Eski kitap, plak, dekor ürünleri, küçük ev aletleri, kıyafet ve aksesuarlar pazarlık kültürüyle el değiştiriyor.

Öğrenciler, hem ucuz ürün buluyor hem de “avcı gibi gezme” hissini sosyal bir etkinliğe dönüştürüyor.

Bazı ikinci el mağazalar, vintage ve retro konseptiyle gençleri çekerek, ikinci eli “sadece mecburiyet değil, stil tercihi” haline getiriyor.

Ankara’da bu mekânlar, ekonomik zorunluluğun ötesine geçip alt kültür buluşma noktası işlevi de görüyor; ancak hijyen ve ürün kalitesi konusunda büyük farklılıklar yaşanabiliyor.

ÖĞRENCİLER ANKARA’DA İKİNCİ ELLE EV KURARAK MALİYETİ DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYOR

Artan kiralar, depozito, aidat ve fatura yükü, Ankara’da öğrencinin sıfır eşya alma ihtimalini ciddi biçimde azaltıyor.

Yeni eve çıkan bir öğrencinin sıfır eşyayla ev kurma maliyeti, çoğu zaman aylık bütçesini katlıyor.

İkinci el yatak, dolap, masa, beyaz eşya, bazen önceki kiracıdan ya da bit pazarından alınarak “minimum maliyetle temel düzen” kuruluyor.

Dolap ve Letgo üzerinden “ev komple devren eşya” ilanları, özellikle dönem başlarında hızla el değiştiriyor.

Bu model, Ankara’da öğrencinin şehirde tutunmasını kolaylaştırsa da, güvenlik, hijyen ve ürün ömrü açısından her zaman sorunsuz ilerlemiyor.

DOLANDIRICILIK VE AYIPLI MAL RİSKİ ANKARA’DA ÖĞRENCİYİ ZORLUYOR

İkinci el ekonomisi büyürken, Ankara’da şikâyet başlıkları da artıyor.

Fotoğraftakinden farklı gelen ürün, hasar gizlenmiş mobilya veya elektronik, en sık dile getirilen sorunlar arasında.

Kapora alıp ürünü göndermeyen, sahte ilan açan satıcılar nedeniyle özellikle yeni gelen öğrenciler mağdur olabiliyor.

Garantisiz ve faturasız elektronik ürünlerde, arıza halinde başvurulacak resmî muhatap bulmak imkânsızlaşıyor.

Tüketici hakem heyetleri, bireyden bireye satışta sınırlı rol oynarken; öğrenciler için en önemli güvence, platform yorumları, satıcı puanı ve çevre önerileri oluyor.

ÇEVRE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BOYUTU ANKARA’DA GENÇLERİ MOTİVE EDİYOR

Ankara’daki genç nesil için ikinci el, yalnızca bütçe meselesi değil, aynı zamanda çevresel bir tercih olarak da anlatılıyor.

Kullanılmış eşyaların tekrar değerlendirilmesi, atık miktarını ve yeni üretim talebini azaltıyor.

Öğrenciler arasında “sürdürülebilir moda, yavaş tüketim, yeniden kullanım” kavramları daha sık konuşuluyor.

Bazı gençler, ikinci eli “hem cebime hem gezegene iyi gelen alışveriş” olarak çerçeveliyor.

Bu yaklaşım, Ankara’da ikinci el ekonomisini sadece kriz dönemi zorunluluğu değil, uzun vadeli tüketim alışkanlığı haline getirme potansiyeli taşıyor.

ANKARA’DA YÖNETMELİK VE DENETİM İHTİYACI GÜNDEME GELİYOR

İkinci el ekonomisinin büyümesiyle birlikte, Ankara’da daha net bir düzenleme ihtiyacı gündeme geliyor. Uzmanlara göre:

  • Platform temelli satışlarda, belirli ciroyu aşanların ticari satıcı statüsüne geçmesi ve vergi yükümlülüklerinin netleşmesi gerekiyor.
  • Dolandırıcılık ve sahte ilanlara karşı, Ankara Emniyeti ve ilgili kurumlarla koordineli dijital denetim ve bilgilendirme mekanizmaları güçlendirilmeli.
  • İkinci el mağaza ve pazarlarında hijyen, ürün güvenliği ve etik satış için yerel yönetimlerin denetim rehberi güncellenmeli.

Bu adımlar, Ankara’da ikinci el ekonomisini hem tüketici hem satıcı açısından daha güvenli ve sürdürülebilir bir zemine oturtabilir.

ANKARA’NIN GENÇLERİ İÇİN İKİNCİ EL HEM ZORUNLULUK HEM YAŞAM TARZI OLUYOR

Sosyologlar, Ankara’da ikinci el ekonomisini iki yönlü okuyor:

  • Bir yanda, ekonomik baskılar nedeniyle mecburen ikinci el kullanmak zorunda kalan öğrenciler ve dar gelirli gruplar var.
  • Diğer yanda, ikinci eli stil, sürdürülebilirlik ve “farklı olmak” için bilerek seçen genç bir kitle bulunuyor.

Bu iki grup, aynı platformlarda ve pazarlarda buluşurken; Ankara’da ikinci el, yoksulluk göstergesi olmaktan çıkıp, gündelik ve normalleştirilmiş bir pratik haline geliyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa