Ankara’da sinir harbi yaşayan çalışana ek ücret: Psikolojik yıpranma tazminatı verilmeli mi?
Ankara’da çağrı merkezi, icra dairesi, adliye, acil servis ve sosyal hizmet personeli her gün ağır psikolojik yükle çalışırken, bu meslekler için “psikolojik yıpranma payı” ve ayrıca “ruhsal risk tazminatı” getirilmesi Ankara’da kamu çalışanları için zorunlu bir ihtiyaç mı, yoksa bütçe gerekçeleriyle ertelenen bir talep mi olacak?
Ankara’da adliyeler, hastaneler, çağrı merkezleri ve sosyal hizmet kurumlarında görev yapan binlerce çalışan; her gün şiddet, tehdit, hakaret, travma öyküleri ve kriz anlarıyla karşılaştığı için ciddi psikolojik yıpranma yaşadığını söylüyor.
Mevzuatta bazı riskli görevler için yıpranma payı ve tazminat düzenlemeleri bulunsa da, Ankara’daki çağrı merkezi çalışanları, icra memurları, adliye personeli, acil servis ekipleri ve sosyal hizmet uzmanları için “ruhsal risk tazminatı” adıyla ayrı bir düzenleme bulunmuyor.
Sendikalar ve uzmanlar, özellikle başkentte bu alanlarda çalışanlara özel bir psikolojik yıpranma rejimi tanınmasını istiyor.
ANKARA’DA GÖRÜNMEYEN YIPRANMAYI ÖN CEPHEDEKİ PERSONEL YAŞIYOR
- Ankara’da çağrı merkezleri, icra daireleri, adliyeler, acil servisler ve sosyal hizmet merkezleri, vatandaşla en yoğun temasın kurulduğu alanlar arasında yer alıyor.
- Çağrı merkezinde çalışan personel, gün boyu şikâyet, öfke, hakaret ve bazen tehditle yüklü telefonlara cevap veriyor.
- İcra dairelerinde görev yapan personel, borç, haciz ve tahliye süreçlerinde gergin taraflarla birebir karşı karşıya kalıyor.
- Adliyede çalışan zabıt kâtibi, mübaşir, vezne ve kalem personeli, ağır ceza davaları, aile içi şiddet dosyaları ve cinayet, istismar gibi dosyalarla iç içe çalışıyor.
- Acil servislerde görev yapan hekim, hemşire, paramedik ve güvenlik personeli, ölüm, ağır yaralanma, şiddet vakalarıyla iç içe; aynı zamanda hasta ve yakınlarının baskısı altında görev yapıyor.
- Sosyal hizmet uzmanları, çocuk istismarı, kadın şiddeti, bağımlılık, ağır yoksulluk ve travma öyküleriyle yüz yüze geliyor.
Ankara’daki bu personelin ortak paydası, görev tanımlarının merkezinde sürekli stres, yoğun duygusal yük ve psikolojik risk bulunması.
MEVZUAT FİZİKSEL RİSKİ TANIMLIYOR AMA PSİKOLOJİK RİSKE SINIRLI YER VERİYOR
Türkiye’de bazı meslek grupları için fiili hizmet zammı (yıpranma payı) ve ek tazminat uygulamaları bulunuyor. Özellikle:
Sağlık alanında bazı meslek gruplarına ek yıpranma düzenlemeleri getirildi.
Emniyet, infaz koruma, madencilik gibi fiziksel ve güvenlik riski yüksek alanlarda fiili hizmet zammı uygulanabiliyor.
Ancak çağrı merkezi personeli, icra ve adliye çalışanları, sosyal hizmet uzmanları ve acil servis dışındaki sağlık personelinin önemli bir kısmı için, psikolojik risk temelli özel bir “ruhsal yıpranma” tazminatı henüz mevzuatta yer almıyor.
Ankara’daki çalışanlar, yaşadıkları yorgunluğun fiziki değil ruhsal olduğunu; buna rağmen mevzuatta bu alanın boş bırakıldığını ifade ediyor.

ANKARA’DA ÇAĞRI MERKEZİ VE ACİL ÇAĞRI HATLARI YOĞUN STRES YAŞATIYOR
- Ankara’da kamu ve özel sektördeki çağrı merkezleri ile 112, 155–112 entegre acil çağrı hatları, yoğun stresin en çarpıcı yaşandığı yerler arasında gösteriliyor.
- Çalışanlar, dakikalarla hesaplanan performans hedefleri, sürekli kulaklıkla çalışma ve yüksek ses, yüksek tempo altında görev yapıyor.
- Vatandaşın öfke ve çaresizliği çoğu zaman hakaret, bağırma, tehdit şeklinde operatöre yansıyor.
- Ankara’da acil çağrı hatlarında görev yapanlar, aynı gün içinde kazalar, intihar girişimleri, şiddet olayları gibi çok sayıda travmatik olaya tanık oluyor.
Uzmanlar, bu tür işlerde çalışanların sekiz saatlik mesai sonunda zihnen tükenmiş hissetmesinin olağan hale geldiğini; uzun vadede tükenmişlik sendromu, anksiyete ve depresyon riskinin arttığını belirtiyor.
İCRA DAİRESİ VE ADLİYE PERSONELİ ANKARA’DA GERGİNLİĞİN ORTASINDA KALIYOR
Ankara Adliyesi ve ilçelerdeki adliye binalarında görev yapan personel, her gün yüzlerce taraf, avukat ve vatandaşla muhatap oluyor.
İcra dairelerinde borçlu–alacaklı gerginliği, zaman zaman sözlü ve fiili saldırıya kadar varabiliyor.
Ceza ve aile mahkemelerinde çalışanlar, şiddet, istismar, boşanma, velayet gibi ağır dosyaların tüm ayrıntısına hâkim olmak zorunda kalıyor.
Adliye koridorlarında yaşanan gerginlikler, kimi zaman doğrudan personeli de etkiliyor.
Mevzuatta adliye çalışanları için bazı tazminat ve ek ödeme başlıkları bulunsa da, “psikolojik risk tazminatı” ifadesiyle ayrı bir kalem tanımlanmış değil. Ankara’daki adliye çalışanları, ruhsal yıpranmanın zamanla iş motivasyonunu ve hizmet kalitesini de düşürdüğünü vurguluyor.
ACİL SERVİS VE SOSYAL HİZMET PERSONELİ ANKARA’DA TRAVMA YÜKÜ TAŞIYOR
Acil servis sağlıkçıları ve sosyal hizmet uzmanları, başkentin en ağır insan hikâyeleriyle karşılaşan meslek grupları arasında.
Ankara’daki büyük eğitim ve araştırma hastanelerinin acil servislerinde, günlük hasta yoğunluğu oldukça yüksek; bu da şiddet, baskı ve yoğun stres riskini artırıyor.
Sosyal hizmet uzmanları, ev ziyaretlerinde ve kurum görüşmelerinde istismar, ihmal, şiddet hikâyeleriyle yüzleşiyor; çoğu zaman bu dosyaları evine, zihnine ve uykusuna taşıyor.
Bu personel için bazı ek ödeme ve tazminat kalemleri bulunsa da, mesleğin doğasındaki psikolojik risk henüz bağımsız bir tazminat başlığı olarak tanınmış değil.
SENDİKALAR ANKARA’DA “RUHSAL RİSK TAZMİNATI” TALEBİNİ GÜNDEME TAŞIYOR
Ankara merkezli pek çok sendika ve meslek örgütü, özellikle son yıllarda artan iş yükü ve ekonomik baskının yanında psikolojik yıpranmanın da dikkate alınması gerektiğini söylüyor.
Öne çıkan öneriler:
- Çağrı merkezi, icra dairesi, adliye, acil servis ve sosyal hizmet personeli için “ruhsal risk tazminatı” adıyla ayrı bir ödeme kalemi tanımlanması.
- Bu mesleklerde çalışılan sürelerin, fiili hizmet zammına (erken emeklilik ve prim gününe) belirli oranda yansıması.
- Ankara’daki yoğun birimlerde, çalışma sürelerinin rotasyon ve psikolojik destek mekanizmalarıyla dengelenmesi.
- Bu talepler, yalnızca ek gelir değil, aynı zamanda mesleklerin ruhsal riskinin resmen tanınması anlamı da taşıyor.

UZMANLAR PSİKOLOJİK YIPRANMA İÇİN SOMUT POLİTİKA ÖNERİYOR
- Psikiyatri, psikoloji ve iş sağlığı uzmanları, Ankara özelinde psikolojik yıpranmayı azaltmak için birkaç somut adım öneriyor:
- Çağrı merkezi, adliye, icra, acil servis ve sosyal hizmet birimlerinde düzenli psikolojik destek ve süpervizyon hizmeti sağlanması.
- Bu alanlarda görev yapanlara yönelik zorunlu stres yönetimi ve travma sonrası başa çıkma eğitimleri düzenlenmesi.
- Yıllık izin, nöbet düzeni ve vardiya planlamasında, psikolojik yükün de kriter olarak dikkate alınması.
Uzmanlara göre, yalnızca tazminat vermek değil, aynı zamanda çalışma ortamını değiştirmek ve destekleyici sistem kurmak da büyük önem taşıyor.
ANKARA’DA RUHSAL RİSK TAZMİNATI TARTIŞMASI BÜTÇE VE ÖNCELİK DENGESİNE DAYANIYOR
- Ruhsal risk tazminatı önerisi, Ankara’da doğal olarak bütçe, mali disiplin ve meslekler arası denge tartışmasını da beraberinde getiriyor.
- Bir kısım, tüm riskli meslekler için ayrı ayrı tazminat başlıkları açmanın maliyeti artıracağını savunuyor.
- Diğerleri ise özellikle başkent gibi yoğunluk ve stresin en yüksek olduğu yerde, bu meslekler için pilot uygulama başlatılmasını gerçekçi buluyor.
Bu noktada, Ankara’daki karar vericilerin hem çalışan sağlığını hem de kamu bütçesini gözeten dengeli bir model üretmesi bekleniyor.