Ankara trafiğine yeni gelenler ne yapmalı: 06 plakalıların gizli sürüş kodları neler?

Ankara trafiğinde sarı ışık neden hız işareti sayılıyor, sol şerit kime ait, dolmuşlar neden şerit tanımıyor, batar-çıkarlar niçin sürücüleri zorluyor?

ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara trafiğine yeni gelenler ne yapmalı: 06 plakalıların gizli sürüş kodları neler?
ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör

Ankara’da her gün yüz binlerce sürücüyü etkileyen trafik düzeni, resmi yönetmeliklerin yanı sıra yıllar içinde oluşan “yazılı olmayan” kurallarla şekilleniyor. Özellikle 06 plakalı olmayan sürücüler ile kente yeni taşınanlar, İstanbul ve İzmir gibi şehirlerden geldiklerinde Ankara trafiğinin sert temposuna ve agresif sürüş alışkanlıklarına uyum sağlamakta zorlanıyor. 

Uzmanlar, hem Karayolları Trafik Kanunu’nu hem de Ankara’ya özgü sürüş pratiğini bilmeden trafiğe çıkanların ciddi risk aldığını vurguluyor.

ANKARA TRAFİĞİ KENDİ KURALLARINI YAZIYOR

Başkent Ankara, resmi istatistiklerde trafik yoğunluğu açısından İstanbul’un gerisinde görünse de, “akan ama agresif” yapısıyla sürücülerin refleks ve dikkatini sürekli sınayan bir şehir olarak öne çıkıyor. Ankara’ya yeni gelen sürücüler, ilk olarak hız seviyesi, takip mesafesi ihlalleri, sık selektör kullanımı ve sık sık korna çalınmasıyla karşılaşıyor. Şehirde özellikle Eskişehir Yolu, Konya Yolu, Samsun Yolu, Çayyolu hattı, Keçiören ve Mamak güzergâhları, trafik alışkanlıklarının en net görüldüğü bölgeler arasında gösteriliyor.

Trafik psikologları, Ankara trafiğini “kuralların tamamen yok sayıldığı” değil, “resmi mevzuatın yanına, pratikte ikinci bir trafik kültürünün eklendiği” bir alan olarak tanımlıyor. 

Bu kültürü bilmeyenlerin ise özellikle şerit değişimi, ışıklara yaklaşma ve sollama anlarında ciddi tehlikelerle karşı karşıya kaldığı ifade ediliyor.

SARI IŞIK ANKARA’DA HIZLANMA SİNYALİNE DÖNÜŞÜYOR

Trafik mevzuatına göre ışıklı işaret cihazlarında sarı ışık, sürücülere “Yolu kapatmadan durmaya hazırlan” mesajı veriyor. Ancak Ankara pratiğinde sarı ışık, çoğu zaman “Gaza bas, arkadakiyle birlikte kavşağı boşalt” anlamına gelecek şekilde kullanılıyor. Özellikle merkez kavşaklar, Eskişehir Yolu üzerindeki yoğun ışık noktaları ve bulvar kesişimleri, bu alışkanlığın en net gözlemlendiği yerler arasında.

Sarı yanar yanmaz frene basan sürücülerin, arkadan yoğun selektör ve korna baskısıyla karşılaştığı ifade edilirken; trafik uzmanları, bu davranışın hem kırmızı ışık ihlallerini artırdığını hem de zincirleme kazalara zemin hazırladığını belirtiyor. Buna karşın, kurallara uygun davranmak isteyenlerin, arkadaki agresif sürücülerden gelebilecek risklere karşı dikiz aynasını ve takip mesafesini daha dikkatli kontrol etmesi öneriliyor.

SOL ŞERİTTE GÖRÜNMEYEN BÜROKRASİ HİYERARŞİSİ İŞLİYOR

Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne göre sol şerit, sollama ve daha yüksek hızla ilerleyen araçlar için ayrılmış durumda. Ankara’da ise bu kural, gündelik hayatta kendine özgü bir hiyerarşiyle çalışıyor. Özellikle bakanlık araçları, resmi plakalı otomobiller, çakarlı konvoylar ve halk arasında simgeleşen “siyah Passat” tipi araçların sol şeridi fiili olarak sahiplenmesi, diğer sürücülerin de davranışlarını şekillendiriyor.

Sol şeritte, hız sınırına uygun şekilde ilerleyen ancak daha hızlı gelene yol vermeyen sürücülerin, selektör, uzun far ve agresif makaslarla taciz edildiği görülüyor. 

Uzmanlar, hem güvenlik gerekçesiyle hem de trafik akışını bozmamak adına, sol şeritte gereksiz “şerit işgali”nden kaçınmayı, sollama bittikten sonra orta veya sağ şeride dönmeyi öneriyor. Önceliğin her zaman can güvenliği olduğu, “inatlaşma”nın kazalara davetiye çıkardığı vurgulanıyor.

DOLMUŞLAR TRAFİĞİN RİTMİNİ BİR ANDA DEĞİŞTİRİYOR

Ankara’da Keçiören, Mamak, Dikmen, Ayrancı ve Ulus hattı dolmuşları, trafikte hâlâ çok güçlü bir aktör olarak varlığını sürdürüyor. Halk arasında “Mavi şimşek” olarak anılan dolmuşlar, ani fren, hızlı kalkış ve sinyalsiz şerit değişimiyle biliniyor. Dolmuş şoförleri, özellikle yolcu gördükleri noktalarda aniden yavaşlayıp sağa yanaşabiliyor; kavşak ve durak önlerinde trafiğin ritmini bir anda değiştirebiliyor.

Mevzuata göre her şerit değişiminde sinyal zorunlu. Ancak Ankara pratiğinde dolmuşların çoğu zaman “aracın burnunu şeride göstererek” yani hafifçe şerit içine sarkarak öncelik aldığı ifade ediliyor. Bu durum, arkadan gelen sürücüler için ani fren ve refleks gerektiren riskli senaryolar doğuruyor. 

Trafik güvenliği uzmanları, dolmuşların yoğun olduğu güzergâhlarda takip mesafesini artırmayı, sağ şeritte uzun süre dolmuşla “yan yana gitmemeyi” ve her an ani manevraya hazır olmayı tavsiye ediyor.

BATAR-ÇIKAR DÜZENİ YANLIŞ SAPAĞI CEZALANDIRIYOR

Ankara, son yıllarda hızla artan alt geçit ve üst geçit (batar-çıkar) düzeniyle öne çıkıyor. Bu model, teorik olarak trafiği hızlandırıp kavşak yoğunluğunu azaltmayı amaçlıyor. Ancak özellikle şehir dışından gelen sürücüler ve kente yeni taşınanlar için bu sistem ciddi yön bulma sorunlarına yol açıyor. Navigasyon uygulamaları, üst üste binen yollar, kısa mesafelerde verilen “sağdan çık, sola bağlan” komutları ve geç gelen sesli yönlendirmeler nedeniyle zaman zaman yetersiz kalıyor.

Birçok sürücü, “Sağdan çıkın” uyarısını duyduğunda, o çıkışın aslında birkaç saniye önce ayrılan batar-çıkar kolu olduğunu fark ediyor. 

Özellikle Konya Yolu, Eskişehir Yolu ve Gölbaşı istikameti, yanlış bir ayrımın sürücüyü kilometrelerce uzağa taşıyabildiği kritik güzergâhlar arasında gösteriliyor. 

Uzmanlar, Ankara’daki batar-çıkar sistemine henüz alışmamış sürücülerin, navigasyonla birlikte önceden haritaya bakarak güzergâh planlaması yapmasını, sağ şeride hazırlıklı geçmesini ve son anda şerit değiştirmekten kaçınmasını öneriyor.

UZMANLAR SÜRÜCÜLERİ HEM MEVZUATA HEM ŞEHİR KÜLTÜRÜNE UYUM SAĞLAMAYA ÇAĞIRIYOR

Trafik güvenliği alanında çalışan uzmanlar, Ankara trafiğinde hayatta kalmanın anahtarını “mevzuata sadakat, şehir pratiğine farkındalık, egodan uzak sürüş” olarak özetliyor. 

Sarı ışıkta hızlanmak, sol şeritte inatlaşmak, dolmuşlarla yarışmak veya yanlış çıkışı telafi etmek için son anda keskin şerit değişimi yapmak, hem yasal olarak ağır sorumluluk hem de hayati risk anlamına geliyor.

Yeni gelen sürücülere, ilk haftalarda özellikle yoğun saatlerden ve karmaşık kavşaklardan kaçınmaları, mümkünse güzergâhı önceden deneme sürüşüyle öğrenmeleri tavsiye ediliyor. 

Ankara’da trafikte belli bir ritim ve “görünmez matematik” olduğu, bu ritmi anlamanın zaman aldığı, ancak kurallara uyum sağlandığında trafiğin aslında pek çok metropole göre daha akıcı olduğu belirtiliyor.

SONUÇ: ANKARA’NIN ASFLAT ANAYASASI OKUNMADAN TRAFİĞE ÇIKILMIYOR

Başkent Ankara’da resmi trafik kurallarının yanında, yıllar içinde oluşmuş “asfalt anayasası” da günlük hayatın bir parçası haline gelmiş durumda. 

Sarı ışığın hızlanma sinyali gibi algılanması, sol şeritte görünmez bir hiyerarşinin işlemesi, dolmuşların trafiğin ritmini belirlemesi ve batar-çıkar sisteminin küçük hataları ağır kilometrelerle cezalandırması, bu anayasanın temel maddeleri olarak öne çıkıyor.

Yetkililer, sürücülerin can güvenliğini önceleyen yasal mevzuata uymasını, aynı zamanda Ankara’ya özgü sürüş dinamiklerinin de farkında olmasını istiyor. Şehirde direksiyon başına geçecek herkesin, “Ne olursa olsun önce kural, önce dikkat, önce hayat” anlayışıyla hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa