Ankara'nın en gürültülü ve en sessiz yerleri nereler?
Ankara sokaklarında yankılanan korna ve yağmur sesleri yasal desibel sınırlarını aşıyor mu, radyo frekansları başkent yaşamını nasıl şekillendiriyor?
Başkent Ankara genelinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı standartlarına göre hazırlanan gürültü haritaları, şehrin akustik kimliğinin trafik yoğunluğu, meteorolojik olaylar ve kültürel radyo alışkanlıklarıyla şekillendiğini ortaya koyuyor. Şehrin dinamik yapısı, yasal mevzuatlar çerçevesinde denetlenen ses limitleri ve toplumsal davranış kalıplarıyla birleşerek, günün her saatinde değişen özgün bir şehir melodisi oluşturuyor.
ANKARA'DA TRAFİK GÜRÜLTÜSÜ NASIL ÖNLENİYOR?
Ankara’nın en baskın sesi, hiç şüphesiz sabah ve akşam saatlerinde zirveye ulaşan trafik gürültüsüdür. Özellikle Eskişehir Yolu, İstanbul Yolu ve Konya Yolu gibi ana arterlerde, lastik sürtünme sesleri ve motor uğultusu şehre hakim olur. Ancak bu kakofoninin en belirgin unsuru, sabırsız sürücülerin kornalarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 72. maddesi gereğince, "kamunun huzurunu bozacak şekilde gereksiz yere korna çalmak" yasaktır ve idari para cezasına tabidir.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, özellikle Kızılay ve Sıhhiye gibi yoğun bölgelerde desibel ölçümleri yaparak bu kuralı ihlal edenlere cezai işlem uygular. Buna rağmen, yeşil ışık yandığı salisede arkadaki araçtan duyulan o meşhur korna sesi, Ankara trafiğinin yazılı olmayan, ancak herkesçe bilinen stresli refleksidir.

YAĞMUR SESİ ALTYAPI SORUNLARINI GÜNDEME GETİRİYOR
Bozkır ikliminin hakim olduğu Ankara’da yağmur, sadece meteorolojik bir olay değil, aynı zamanda şehrin sesini değiştiren dramatik bir unsurdur.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarıyla başlayan süreçte, asfaltın üzerine düşen yağmur damlalarının sesi, kısa süre sonra yerini mazgallardan taşan suların şırıltısına ve araçların su birikintilerinden geçerken çıkardığı "şlops" seslerine bırakır. Bu akustik değişim, ASKİ Genel Müdürlüğü’nün altyapı çalışmalarını ve yağmur suyu deşarj yönetmeliklerini gündeme getirir. Özellikle alt geçitlerde yankılanan su sesi, Ankaralılar için bir huzur kaynağından ziyade, trafiğin kilitleneceğinin ve eve geç kalacağının habercisi olan bir alarm zili niteliğindedir.
Keçiören ve Mamak gibi eğimli ilçelerde ise yağmurun sesi, dik yokuşlardan inen suların oluşturduğu minik şelale sesleriyle birleşerek semtlerin atmosferini tamamen değiştirir.

RADYO FREKANSLARI SOSYAL DOKUYU YANSITIYOR
Trafiğin durma noktasına geldiği anlarda, yüz binlerce aracın içinden yükselen radyo sesleri Ankara’nın görünmeyen ağını örer.
Ankara, yerel radyoculuk anlamında Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biridir. Taksi ve dolmuşlarda genellikle haber bültenleri veya "Ankara havaları" çalan frekanslar açıktır.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun kapsamında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından denetlenen bu yayınlar, şehrin nabzını tutar. Sabahları yol durumu ve hava durumu raporlarını sunan spikerlerin sesi, Ankaralılar için en güvenilir rehberdir. Özellikle Ostim ve İvedik sanayi bölgelerinde yankılanan türküler ile Çankaya bölgesindeki yabancı müzik yayınları, şehrin sosyo-ekonomik katmanlarının sesli haritasını çizer.
ANKARA'DA SESSİZ YERLER NERELER?
Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği, şehrin her noktasının gürültülü olmasına izin vermez. Hastaneler, okullar ve kütüphanelerin bulunduğu bölgeler "hassas alanlar" olarak tanımlanır ve bu bölgelerde korna çalmak, yüksek sesle müzik yayını yapmak kesinlikle yasaktır.
Hacettepe ve İbn-i Sina hastaneleri çevresindeki tabelalar, bu sessizliğin yasal güvence altında olduğunu hatırlatır. Ayrıca, konut bölgelerinde akşam belirli bir saatten sonra (genellikle 22.00) inşaat çalışması yapılması veya yüksek sesle eğlence düzenlenmesi, Kabahatler Kanunu kapsamında "gürültü" suçu sayılır. Zabıta ekipleri, vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine "Alo 153 Mavi Masa" hattı üzerinden harekete geçerek şehrin gece sessizliğini korumak için müdahalede bulunur.

BAŞKENTTE HELİKOPTER VE MEGAFON SESLERİ NEYİN HABERCİSİ?
Ankara, aynı zamanda Türkiye’nin siyasi merkezi olması sebebiyle "sloganların" ve "basın açıklamalarının" şehridir. Güvenpark, Tandoğan veya Anadolu Meydanı’nda (Tandoğan) yapılan yasal gösteri ve yürüyüşlerde megafonlardan yükselen sesler, şehrin politik kimliğinin işitsel karşılığıdır.
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na uygun olarak belirlenen desibel sınırları içinde yapılan bu etkinlikler, şehrin olağan akışının bir parçasıdır.
Polis anonsları, helikopter sesleri ve kalabalıkların uğultusu, Ankara’nın "Devlet" yüzünü temsil eden sesler olarak kayda geçer. Bu sesler, Ankaralılar için bazen bir trafik uyarısı, bazen de gündemin değiştiğinin sinyalidir.
