ATO Başkanı Gürsel Baran: AB’nin STA hamlesi rekabeti etkiler
Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, şubat meclisinde AB’nin Hindistan STA’sı ve Mercosur sürecinin Türk ihracatçısını zorlayacağını söyledi.
Ankara Ticaret Odası’nın 29. Dönem Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mustafa Deryal başkanlığında yapıldı. Toplantıda ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, küresel ekonomideki gelişmelerin Türkiye’ye yansımalarını değerlendirdi. Baran, Avrupa Birliği’nin yeni ticaret mimarisi kapsamında üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşmalarını hızlandırdığını, bu tablonun Türk üreticisi ve ihracatçısı için doğrudan rekabet riski taşıdığını ifade etti. AB’nin “riskleri dağıtma” yaklaşımıyla attığı adımların, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının yürürlüğe giriş takvimiyle aynı döneme denk gelmesinin de kritik olduğunun altını çizdi.
BARAN: “AB’NİN HİNDİSTAN STA’SI VE MERCOSUR SÜRECİ DEZAVANTAJ YARATIYOR”
ATO Başkanı Baran, AB’nin Hindistan ile imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ile Güney Ortak Pazarı (Mercosur) bloğuyla yürüttüğü görüşmelerin, Türk şirketlerini rekabette zorlayacağını söyledi. Baran, “AB’nin Hindistan ile imzaladığı STA ve Güney Ortak Pazarı ile gelişen ilişkileri, Türk üretici ve ihracatçılarını rekabette dezavantajlı duruma getiriyor” dedi. Bu süreçte Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin önemine dikkat çeken Baran, olası kayıpları sınırlamak için Türkiye’nin ticaret çerçevesini yeni koşullara göre güçlendirmesi gerektiğini kaydetti. Baran’ın değerlendirmesinde, ihracat pazarlarına erişim, fiyat rekabeti ve yatırım çekme kapasitesi gibi başlıklar öne çıktı.

ABD GÜMRÜK VERGİLERİ, ÇİN TEKNOLOJİ ATAĞI VE SAVAŞ AB’Yİ SIKIŞTIRIYOR
Baran, dünya ekonomisinde dengeleri değiştiren gelişmeleri sıralarken ABD’nin serbest piyasa ideolojisinden uzaklaşıp ekonomik güvenliği önceleyen önlemleri devreye aldığını belirtti. Gümrük vergileri ve korumacı adımların uluslararası ticaret kurallarını zorladığını ifade eden Baran, ABD’nin kendi sanayisine yüksek ölçekli sübvansiyonlar sağlamasının Avrupalı şirketleri yer değiştirmeye ittiğini dile getirdi. Çin’in yapay zekâ, yarı iletkenler ve yeşil enerji teknolojilerinde ilerleyişi ile Ukrayna-Rusya savaşının sürmesinin de AB ekonomisini baskıladığını söyledi. Baran, bu tablo nedeniyle Avrupa’daki bazı büyük markaların tesislerini ABD ve Çin’e kaydırma planları yaptığını kaydetti.
AB “RİSK DAĞITAN TİCARET MİMARİSİ” KURUYOR: HİNDİSTAN VE LATİN AMERİKA HAMLESİ
ATO Başkanı Baran, AB’nin sanayisinin ABD’ye yönelmesini ve Çin’e bağımlılığı dengelemek için stratejik çeşitlendirmeye gittiğini vurguladı. Baran, bu adımlardan birinin Hindistan ile yaklaşık 20 yıldır süren müzakerelerin sonuçlanması olduğunu söyledi ve STA’nın dev bir pazara erişim sağladığını belirtti. Diğer adımın ise Latin Amerika’ya açılma stratejisi kapsamında Mercosur ile ilerleyen temaslar olduğunu dile getiren Baran, AB’nin bu blokla anlaşmada son aşamaya geldiğini ifade etti. “Avrupa artık riskleri dağıtan bir ticaret mimarisi kurmaya çalışıyor” diyen Baran, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının devreye gireceği dönemde bu hamlelerin hızlanmasının Türkiye açısından yakından izlenmesi gerektiğini söyledi.

“HİNDİSTAN ÜRÜNLERİ AB ÜZERİNDEN SIFIR GÜMRÜKLE TÜRKİYE’YE GELEBİLİR”
Baran, Gümrük Birliği’nin mevcut yapısı nedeniyle Hindistan menşeli ürünlerin AB üzerinden Türkiye pazarına sıfır gümrükle girebilme ihtimalinin bulunduğunu belirtti. Buna karşılık Türk ihracatçısının Hindistan pazarına girmek istediğinde gümrük duvarıyla karşılaşacağını söyledi. Baran, Hindistan’ın sadece büyük bir tüketim pazarı olmadığını, aynı zamanda AB sermayesi için Türkiye’ye rakip bir üretim üssüne dönüşebileceğini ifade etti. Bu riskin, yatırım kararlarını ve tedarik zinciri tercihlerinin yönünü etkileyebileceğini kaydeden Baran, Türkiye’nin rekabetçiliğini koruyacak güncellemelerin hız kazanması gerektiğini dile getirdi.
MERCOSUR ANLAŞMASI TARIM, ET VE HAMMADDEDE FİYAT BASKISI YARATABİLİR
ATO Başkanı Baran, AB’nin Mercosur bloğuyla STA imzalaması halinde Güney Amerika’dan gelebilecek ucuz et, tarım ürünü ve endüstriyel hammaddelerin fiyat rekabetini artıracağını söyledi. Baran, AB pazarına entegre çalışan Türk tarım ve sanayi sektörünün bu senaryoda zorlanabileceğini belirtti. Türkiye açısından riskin sadece ihracat kalemleriyle sınırlı kalmayacağını, iç piyasada da maliyet ve fiyat dengelerinin etkilenebileceğini ifade etti. Baran, bu nedenle ticaret politikasında eş zamanlı bir koruma-kollama dili değil, rekabet gücünü artıracak yapısal adımların öne çıkması gerektiğini vurguladı; sektörel uyumun hızlanmasının önemine dikkat çekti.

GÜMRÜK BİRLİĞİ GÜNCELLEMESİ VE VİZE SORUNU: “DENGE GÖZETİLMELİ”
Baran, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü, ilgili bakanların müzakereleri yürüttüğünü ve tarım ile hayvancılığın kapsama alınması dâhil revizyon taleplerinin masada olduğunu ifade etti. Buna karşın AB ile ilişkilerde vize konusu başta olmak üzere birçok başlıkta sorun yaşandığını dile getiren Baran, “Malların serbest dolaşabildiği yerde, o malı üretene ve ticaretini yapana aynı hak tanınmaması kabul edilebilir bir durum değil” dedi. Türkiye-AB ilişkisinin başlangıcından bu yana denge gözetilerek geliştiğini söyleyen Baran, bundan sonra da ilişkinin tek tarafın lehine ya da aleyhine şekillenmeyeceğini vurguladı.
TOPLANTI SONRASI İFTAR BULUŞMASI: MECLİS ÜYELERİ AYNI SOFRADA
Baran, konuşmasının devamında ATO Yönetim Kurulu’nun faaliyetlerine ilişkin başlıklara da değindi. Şubat ayı olağan meclis toplantısının ardından ATO meclis üyeleri iftar programında bir araya geldi. Oda yönetimi, buluşmanın dayanışmayı güçlendirdiğini ifade etti. Toplantıda ele alınan küresel ticaret gündeminin, Ankara iş dünyasının ihracat, yatırım ve rekabet planlarını yakından ilgilendirdiği kaydedildi. Katılımcılar, özellikle AB’nin yeni STA hamleleri ve Gümrük Birliği güncellemesi başlığında atılacak adımların iş dünyası için belirleyici olacağını dile getirdi.