Pazarcılar bile karıştırıyor! Mantar değil, Tahtalıköy bileti...
Pazar tezgahlarına kadar sızan o tehlikeli mantar türü, yiyenleri hastanelik ediyor. Uzmanlar ölümcül sonuçlar doğuran bu tehlikeye karşı herkesi uyardı.
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğadan toplanarak pazar tezgahlarına kadar inen yabani mantarlar, salı günü uzmanlar tarafından ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak gündeme taşıdı. Türkiye genelinde artan zehirlenme vakaları üzerine açıklama yapan yetkililer, bilinçsizce tüketilen bu ürünlerin geri dönüşü olmayan ölümcül sonuçlara yol açtığını belirtti.
YABANİ MANTAR ZEHİRLENMELERİNDE YALANCI İYİLİK HÂLİNE DİKKAT
Mantar zehirlenmelerini sıradan gıda zehirlenmelerinden ayıran en kritik nokta, belirtilerin ortaya çıkma süresinde gizleniyor. Tüketilen yabani mantarın türüne bağlı olarak mide bulantısı, şiddetli kusma ve karın ağrısı gibi şikayetler bazen birkaç saat içinde kendini gösteriyor. Ancak en ölümcül türlerde bu kuluçka süresi yirmi dört saate kadar uzuyor. Uzmanlara göre, belirtilerin geç başlaması çok daha büyük bir tehlike barındırıyor. Çünkü bu süre zarfında zehirli maddeler karaciğer ve böbrek gibi hayati organlara ulaşıp kalıcı hasarlar bırakıyor. Üstelik hastaların bazılarında şikayetler bir süreliğine hafifliyor. Tıp dilinde "yalancı iyilik hâli" olarak adlandırılan bu durum, hastaları ve yakınlarını kandırıyor. Kısa bir süre sonra klinik tablo aniden ağırlaşıyor ve hayati tehlike zirveye çıkıyor.
ÖLÜM MELEĞİ MANTARI KUSURSUZ BİR TAKLİTÇİ GİBİ DAVRANIYOR
Doğada en çok can kaybına neden olan türlerin başında, halk arasında "ölüm meleği" (Amanita phalloides) olarak adlandırılan zehirli mantar geliyor. Bu mantarın en korkutucu özelliği, dış görünüşüyle tamamen zehirsiz ve yenilebilir kültür mantarı türlerine kusursuz bir şekilde benzemesi olarak gösteriliyor.
- Vatandaşlar sadece rengine, kokusuna veya şekline bakarak bu mantarı güvenli zannediyor.
- Oysa tek bir "ölüm meleği" mantarı, yetişkin bir insanı dakikalar içinde öldürecek kadar yüksek oranda toksin barındırıyor.
- Geleneksel yöntemlerle, yani sadece gözlemleyerek mantarın güvenli olup olmadığını anlamaya çalışmak, adeta Rus ruleti oynamakla eşdeğer tutuluyor.
UZMANLARIN YANLIŞ İNANIŞLARA KARŞI TAVRI ÇOK NET
Halk arasında nesilden nesile aktarılan "mantarın yanında yoğurt yemek zehri alır" veya "sirkeli suda bekletilen mantar temizlenir" gibi kulaktan dolma inanışların hiçbir bilimsel dayanağı bulunmuyor. Mantarın dokusuna işleyen ölümcül toksinler, yüksek ateşte pişirme, derin dondurucuda dondurma veya kimyasal yıkama işlemleriyle kesinlikle yok edilemiyor. Uzmanların bu konudaki uyarısı son derece net bir şekilde ifade ediliyor: Kaynağı belli olmayan, tarım denetiminden geçmemiş yabani mantarlar kesinlikle tüketilmemeli. Aksi takdirde, masum bir akşam yemeği, tüm ailenin veya komşuların toplu halde zehirlendiği büyük bir faciaya dönüşüyor.
ZEHİRLİ MANTARLAR PAZAR TEZGAHLARINA KADAR İNDİ
Köy göçüren mantarı olarak da bilinen ve satışı kesinlikle yasak olan bu zehirli türler, ne yazık ki pazar tezgahlarına kadar sızıyor. Elle toplanarak satılan istiridye mantarı veya kanlıca mantarı gibi popüler türlerin arasına yanlışlıkla karışan bu zehirli otlar, büyük bir tehlike saçıyor. Geçmiş yıllarda da zehirli mantarların pazar tezgahlarına karışması sonucu çok sayıda zehirlenme vakası yaşandı. Bu nedenle uzmanlar, vatandaşları alışveriş yaparken son derece dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Satın alınan ürünlerin güvenilir olduğundan emin olunmadan kesinlikle tüketilmemesi gerekiyor. Yetkililer, ölüm meleği gibi türler için "asla ağzınıza sürmeyin" diyerek tehlikenin boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor.