Görme engelli Nil 10 enstrüman çalıyor
Ankara’da doğuştan görme engelli 6 yaşındaki Nil Korkmaz, 10’a yakın enstrüman çalıp müzik öğretmeni olmayı hedefliyor.
Ankara’da dünyaya gelen 6 yaşındaki Nil Korkmaz, doğuştan görme engelli olmasına rağmen ailesinin desteğiyle müzikle güçlü bir bağ kurdu. Bağlamadan kemana, piyanodan darbukaya kadar birçok enstrümanı deneyerek öğrenen Nil, büyüdüğünde çocuklara müzik eğitimi vermek istiyor.
NİL KORKMAZ 10’A YAKIN ENSTRÜMAN ÇALIYOR
Henüz 6 yaşında olan Nil Korkmaz, küçük yaşına rağmen müzikle kurduğu özel ilişkiyle çevresindekilerin ilgisini topluyor. Doğuştan görme engelli olarak dünyaya gelen Nil, ailesinin yanında duyduğu ezgilerle müziğe yöneldi. Zamanla ritimlere, seslere ve melodilere verdiği tepki ailesi tarafından fark edildi.
Nil, bağlama, darbuka, cura, piyano, org, bateri, gitar, keman ve bendir gibi farklı enstrümanları çalabildiğini anlattı. Şarkı söylemenin kendisini iyi hissettirdiğini belirten küçük kız, odasında sık sık müzikle vakit geçirdiğini ve kendisine ait mikrofonuyla şarkılar söylediğini ifade etti.
Müziği günlük yaşamının doğal bir parçası haline getiren Nil, yalnızca enstrümanlarla değil, türkülerle de ilgileniyor. Evde dinlediği eserleri tekrar etmeye çalışan küçük kız, sesleri ayırt etme becerisiyle ailesinin desteğini daha da artırdı.

MÜZİK ÖĞRETMENİ OLUP ÇOCUKLARA DERS VERMEK İSTİYOR
Nil Korkmaz’ın en büyük hayallerinden biri büyüyünce müzik öğretmeni olmak. Çocuklara müzik öğretmek istediğini söyleyen Nil, enstrüman çalmayı ve şarkı söylemeyi çok sevdiğini dile getirdi. Müziğin kendisi için yalnızca bir uğraş değil, aynı zamanda kendini ifade etme yolu olduğunu anlattı.
Küçük Nil, en sevdiği şarkıcının annesi olduğunu söyledi. Babasının da küçük yaşlarda kendisine saz çaldığını aktaran Nil, müzikle tanışmasının aile içindeki bu sıcak ortamda başladığını belirtti. Türk halk müziğinin önemli isimlerinden Âşık Veysel’i çok sevdiğini söyleyen Nil, onun sesini beğendiğini ifade etti.
Günlük yaşamında televizyon haberlerini de takip eden Nil, boş vakitlerinde müzikle birlikte dans figürleriyle de ilgileniyor. Manifest grubu üyelerinin dans hareketlerini taklit ettiğini anlatan Nil, ritim duygusunu yalnızca sesle değil beden hareketleriyle de geliştirmeye çalışıyor.
ANNESİ: NİL’İN ELİ, KOLU, HER ŞEYİ OLDUK
Nil’in annesi Tuğçe Soyer, kızının görme engelli olduğunu henüz 3 aylıkken öğrendiklerini söyledi. Nil’in göz arka sinir damarlarının bulunmaması nedeniyle görme kabiliyetinin olmadığını belirten Soyer, bu süreçte aile olarak kızlarının yanında durduklarını anlattı.
Soyer, “Nil’in eli, kolu, her şeyi olduk” sözleriyle yaşadıkları süreci özetledi. İlk dönemlerde üzülmek yerine kızları için neler yapabileceklerini düşünmeye başladıklarını ifade eden anne, Nil’in müziğe ilgisinin çok erken dönemde fark edildiğini söyledi.
Kızına ninniler ve türküler söylediğinde Nil’in hemen tepki verdiğini anlatan Soyer, küçük kızın elleriyle ve kollarıyla ritme eşlik etmeye başladığını belirtti. Annesi şarkı söylemediğinde ağlayan Nil’in, seslere karşı duyarlılığı zamanla daha belirgin hale geldi.

AİLE DESTEĞİYLE YETENEĞİ GELİŞTİ
Tuğçe Soyer, Nil konuşmaya başladıktan sonra duyduğu türküleri tekrar etmeye başladığını, zamanla eksiklerini kapatarak daha doğru söylemeye yöneldiğini aktardı. Müziğe olan ilgisinin tesadüf olmadığını belirten Soyer, kızının hem ses hem de ritim konusunda güçlü bir algıya sahip olduğunu söyledi.
Anne Soyer, müzik kulağı ve ses yeteneğinin aileden gelmiş olabileceğini ifade ederken, Nil’in kendine özgü bir yeteneği bulunduğunu da vurguladı. Bazı araştırmalara göre Nil’de “absolut kulak” olarak bilinen mutlak işitme becerisinin olabileceğini öğrendiklerini dile getirdi.
Nil’in enstrümanları çoğu zaman kendi başına deneme yanılma yöntemiyle öğrendiğini anlatan Soyer, bu durumun kendilerini hem şaşırttığını hem de umutlandırdığını söyledi. Aile, Nil’in yeteneğini desteklemek için müzikle daha fazla temas kurabileceği ortamlar oluşturmaya çalışıyor.
GÖRME ENGELLİ ÇOCUKLAR İÇİN AİLE DESTEĞİ VURGUSU
Tuğçe Soyer, görme engelli çocuk sahibi ailelere de seslendi. Öncelikle durumun kabul edilmesi gerektiğini belirten Soyer, ailelerin çocuklarının eksiklerine değil, güçlü yönlerine odaklanmasının önem taşıdığını söyledi.
Soyer, “Neden benim çocuğum böyle oldu” düşüncesi yerine, çocukların yeteneklerini keşfetmeye çalışmanın daha doğru bir yol olduğunu ifade etti. Umudun kaybedilmemesi gerektiğini belirten anne, çocukların desteklendikçe farklı alanlarda kendilerini gösterebildiğini anlattı.
Nil Korkmaz’ın hikâyesi, erken fark edilen yeteneklerin aile desteğiyle nasıl gelişebileceğini gösteriyor. Görme engeline rağmen müzikle büyüyen Nil, bugün 10’a yakın enstrümanla kurduğu bağ sayesinde gelecekte çocuklara müzik öğretme hayaline adım adım yaklaşıyor.