Böbreklerimize ne kadar iyi bakıyoruz?
ABB ve Türk Böbrek Vakfı iş birliğiyle düzenlenen eğitimlerde vatandaşlara ücretsiz sağlık taraması yapılırken böbrek sağlığı anlatıldı.
Okunma Süresi: 2 dakika 15 saniye
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında vatandaşların sağlıklı yaşam konusunda bilinçlenmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda ABB Sağlık İşleri Daire Başkanlığı ile Türk Böbrek Vakfı iş birliğinde “Böbrek Sağlığını Koruma” eğitim seminerleri düzenlendi.
Kuşcağız, Kızılcahamam, Altındağ ve Elmadağ Aile Yaşam Merkezlerinde gerçekleştirilen eğitimlerde vatandaşlara böbrek sağlığının korunmasına ilişkin bilgiler aktarıldı. Seminerlerde kronik böbrek hastalıklarına karşı alınabilecek önlemler, hastalıklara yol açabilecek risk faktörleri ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları konusunda uzmanlar tarafından bilgilendirme yapıldı.

VATANDAŞLARA ÜCRETSİZ TANSİYON VE ŞEKER ÖLÇÜMÜ
Eğitimler başlamadan önce vatandaşlara ücretsiz tansiyon ve kan şekeri ölçümü gerçekleştirildi. Yapılan ölçümlerin ardından sonuçlara göre gerekli bilgilendirmeler vatandaşlarla paylaşıldı.
Türk Böbrek Vakfı uzmanları ise eğitimlerde böbreklerin korunması için dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı. Kronik böbrek hastalıklarının risk faktörleri ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemi üzerinde durulan seminerlerde, vatandaşların günlük yaşamlarında dikkat edebilecekleri konular ele alındı.

YAVUZ: “RUTİN KONTROLLER MUTLAKA YAPTIRILMALI”
ABB Sağlık İşleri Daire Başkanı Mümtaz Yavuz, belediyenin koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerine verdiği öneme dikkat çekti. Yavuz, böbrek sağlığı konusunda toplumdaki farkındalığın artırılması amacıyla Türk Böbrek Vakfı ile birlikte çalışma yürüttüklerini belirtti.
Vatandaşların düzenli olarak tansiyon ve kan şekeri ölçümlerini yaptırmaları gerektiğini ifade eden Yavuz, rutin sağlık kontrollerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çeken Yavuz, sağlıklı yaşamın desteklenmesine yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti.

İGİT: “HER 6-7 KİŞİDEN BİRİ RİSK ALTINDA”
Türk Böbrek Vakfı Eğitmeni Diyetisyen Gülfem İgit, kronik böbrek hastalığının önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu ifade etti. Türkiye’de her 6-7 kişiden birinin kronik böbrek hastalığı açısından risk taşıdığını belirten İgit, özellikle diyabet ve tansiyon hastalıklarına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
İgit, böbrek sağlığının korunmasında beslenme alışkanlıklarının yanı sıra su tüketimi ve egzersizin de önem taşıdığını belirtti. Türk halkında su tüketiminin ve egzersiz düzeyinin düşük olduğunu ifade eden İgit, düzenlenen eğitimlerle bu konulardaki farkındalığın artırılmasının amaçlandığını kaydetti.

TUZ VE ŞEKER TÜKETİMİNE DİKKAT
Diyetisyen Gülfem İgit, böbrek sağlığının korunması açısından günlük tuz tüketiminin sınırlandırılması gerektiğine de dikkat çekti. Günlük tuz tüketiminin 6 gramın üzerine çıkmaması gerektiğini belirten İgit, yüksek tuz tüketiminin birçok hastalığa yol açabileceğini ifade etti.
İgit, vatandaşlara sofralarda bulunan tuzluğun kullanımının azaltılması çağrısında bulundu. Şeker tüketiminin de kontrol altında tutulması gerektiğini belirten İgit, günlük beslenmede tüketilen yemekler, atıştırmalıklar ve içecekler aracılığıyla fazla miktarda şeker alınabildiğine dikkat çekti.

SAĞLIKLI YAŞAM ALIŞKANLIKLARI ANLATILDI
Kuşcağız, Kızılcahamam, Altındağ ve Elmadağ Aile Yaşam Merkezlerinde gerçekleştirilen seminerlerde, böbrek sağlığının korunması yalnızca hastalıkların tedavisi açısından değil, hastalıkların ortaya çıkmasını önlemeye yönelik alışkanlıklar açısından da ele alındı. Vatandaşlara ücretsiz tansiyon ve kan şekeri ölçümlerinin yapılmasının ardından uzmanlar tarafından böbrek sağlığını etkileyebilecek riskler hakkında bilgi verildi. Eğitimlerde tuz ve şeker tüketiminin azaltılması, yeterli su tüketimi, egzersiz ve düzenli sağlık kontrollerinin önemi üzerinde duruldu.
ABB’nin Türk Böbrek Vakfı ile gerçekleştirdiği çalışma kapsamında verilen eğitimlerle, vatandaşların kronik böbrek hastalıkları konusunda bilinçlendirilmesi ve koruyucu sağlık uygulamalarına yönelik farkındalığın artırılması hedeflendi.

