Şekerli içecekler konusunda uzmanından önemli uyarı
Yüksek früktoz içeren şekerli içeceklerin kanser hücrelerinin yayılmasını kolaylaştırabilecek biyolojik süreçleri tetikleyebileceğine işaret ediliyor.
Okunma Süresi: 1 dakika 45 saniye
Şekerli içeceklerin obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıkları üzerindeki olumsuz etkileri uzun zamandır bilinirken, son bilimsel çalışmalar bu ürünlerin kanser biyolojisi üzerindeki olası etkilerini de gündeme taşıdı. Nature Aging dergisinde yayımlanan deneysel araştırmada, yumurtalık kanseri modeli kullanılarak yapılan incelemelerde kemoterapi sonrasında yaşamını sürdüren ancak çoğalmayan bazı kanser hücrelerinin tamamen etkisiz olmadığı belirlendi. Araştırmada bu hücrelerin çevrelerine früktoz salgıladığı, bunun da komşu kanser hücrelerine yayılımı destekleyen biyolojik sinyaller göndererek hücre hareketliliğini artırabildiği tespit edildi ve elde edilen bulgular bilim dünyasında dikkat çekici değerlendirmelere neden oldu.
YÜKSEK FRÜKTOZ TÜKETİMİ BİYOLOJİK SÜREÇLERİ HAREKETE GEÇİREBİLİR
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, söz konusu araştırmanın özellikle yüksek miktarda dışarıdan alınan früktozun da benzer biyolojik mekanizmaları aktive edebileceğini ortaya koyduğunu belirterek, şekerli gazlı içecekler, enerji içecekleri ve yüksek früktozlu mısır şurubu ile tatlandırılan hazır ürünlerin bu açıdan dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Coşkun, araştırmanın deneysel modeller üzerinden gerçekleştirildiğini hatırlatarak, yüksek früktoz tüketiminin insanlarda doğrudan kanser metastazını artırdığının bugün için kesin olarak kanıtlanmadığını, bu nedenle sonuçların bilimsel çerçevede dikkatle yorumlanması gerektiğinin altını çizdi.
MEYVELER İLE İŞLENMİŞ GIDALAR AYNI KATEGORİDE DEĞERLENDİRİLMİYOR
Prof. Dr. Coşkun, früktozun yalnızca şekerli gazlı içeceklerde değil, enerji içecekleri, hazır meyve suları, yüksek früktozlu mısır şurubu kullanılan paketli ürünler, bisküvi, kek, şekerleme ve çok sayıda işlenmiş gıdada da yüksek miktarlarda bulunabildiğini söyledi. Buna karşın doğal yapısında früktoz bulunan meyvelerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Coşkun, meyvelerin lif, vitamin, mineral ve antioksidan bakımından zengin içerikleri sayesinde işlenmiş ürünlerden farklı bir besin grubu oluşturduğunu belirtti. Mevcut bilimsel verilerin meyve tüketimini değil, özellikle katma şeker ve yüksek miktarda früktoz içeren işlenmiş yiyecek ve içeceklerin sınırlandırılmasını desteklediğini ifade eden Coşkun, beslenme tercihlerinin sağlık üzerindeki etkisinin bu noktada önem kazandığını dile getirdi.
BESLENME TERCİHLERİ KANSER BİYOLOJİSİNİ ETKİLEYEBİLİR
Araştırmanın sonuçlarının früktoz tüketiminin azaltılmasının kanser yayılımını kesin olarak önlediğini göstermediğini belirten Prof. Dr. Uğur Coşkun, buna rağmen çalışmanın beslenme alışkanlıklarının kanser hücrelerinin davranışları üzerindeki etkisini anlamak açısından önemli ipuçları sunduğunu ifade etti. Coşkun, mevcut bilimsel veriler doğrultusunda şekerli içeceklerden ve yüksek miktarda katma früktoz içeren işlenmiş gıdalardan uzak durmanın yalnızca genel sağlığın korunması açısından değil, kanserden korunmaya yönelik sağlıklı yaşam yaklaşımı bakımından da akılcı bir tercih olduğunu söyledi.