ASO Başkanı Ardıç’tan sanayisizleşme uyarısı
ASO Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan Seyit Ardıç, fiyat istikrarı sağlanırken üretim istikrarının korunması gerektiğini söyledi.
Okunma Süresi: 7 dakika 1 saniye
Ankara Sanayi Odası Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, ASO Meclis Başkanı Celal Koloğlu başkanlığında Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantıda ASO Başkanı Seyit Ardıç, enflasyonla mücadele, sanayi üretimi, destek politikaları, ihracat, Ankara sanayisinin dönüşümü ve NATO tedarik sistemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
ASO AĞUSTOS AYI MECLİS TOPLANTISI YAPILDI
Ankara Sanayi Odası’nın Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, sanayi gündeminin öne çıkan başlıklarıyla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye ekonomisinin ve sanayi sektörünün karşı karşıya olduğu risklere dikkat çekti.
Ardıç, enflasyonla mücadelede üretim ve ihracatı gözeten daha dengeli bir politika bileşimine ihtiyaç olduğunu belirtti. Mevcut ekonomik koşullarda sanayicilerin yeni yatırım planlamaktan çok ayakta kalma hesabı yaptığını ifade etti.
“FİYAT İSTİKRARI SAĞLANIRKEN ÜRETİM İSTİKRARI KAYBEDİLMEMELİ”
ASO Başkanı Seyit Ardıç, dezenflasyon sürecinin sanayi üzerindeki etkilerini değerlendirerek fiyat istikrarı hedefinin üretim istikrarını zayıflatmaması gerektiğini söyledi.
Ardıç, “Dezenflasyon programının sanayisizleşmeye dönüşmesine izin veremeyiz. Sanayicilerimiz bugün yeni yatırım yapmanın değil, bu zor koşullara daha ne kadar dayanabileceğinin hesabını yapıyor. Fiyat istikrarını sağlamaya çalışırken üretim istikrarını kaybetmemeliyiz” dedi.

MALAZGİRT VE BÜYÜK TAARRUZ
Toplantının 26 Ağustos’ta yapılmasına da değinen Ardıç, Malazgirt Zaferi ve Büyük Taarruz’un başlangıç yıl dönümünü hatırlattı.
Ardıç, Sultan Alparslan’ın Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun vatan kılındığını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında başlayan Büyük Taarruz ile bu toprakların sonsuza kadar yurt olarak mühürlendiğini ifade etti. Ardıç, Malazgirt Zaferi’nin 955’inci, Büyük Taarruz’un 104’üncü yıl dönümünü kutladı.
DÜNYANIN EN BÜYÜK MÜTEAHHİTLERİ ARASINDA ANKARA FİRMALARI YER ALDI
Seyit Ardıç, konuşmasında “Dünyanın En Büyük 250 Müteahhitlik Firması” listesine de değindi. ENR 2026 listesinde yer alan Türk firma sayısının 45’ten 48’e yükseldiğini belirten Ardıç, bu firmaların 22’sinin Ankara merkezli olduğunu söyledi.
Ardıç, ASO Meclis Başkanı Celal Koloğlu’nun firması Kolin İnşaat’ın 129’uncu sıradan 101’inci sıraya, ASO Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Çetinceviz’in firması Onur Taahhüt’ün ise 166’ncı sıradan 161’inci sıraya yükseldiğini bildirdi. Bu başarının Ankara sanayisi ve iş dünyası açısından gurur verici olduğunu kaydetti.
KÜRESEL SANAYİ POLİTİKALARI YENİ BİR DÖNEME GİRDİ
ASO Başkanı Ardıç, dünyada sanayi politikalarının yeni bir evreye geçtiğini belirterek ülkelerin artık yalnızca düzenleyici rol üstlenmediğini söyledi.
Ardıç, devletlerin yatırımcı, finansör ve stratejik yönlendirici olarak sahaya indiğini ifade etti. Stratejik teşvikler, uzun vadeli finansman, uygun maliyetli kredi imkânları ve kamu alımlarının küresel rekabetin temel araçları haline geldiğini vurguladı.
STRATEJİK SEKTÖRLERDE REKABET GÜCÜ ÖNE ÇIKIYOR
Seyit Ardıç, savunma sanayii, siber güvenlik, uydu ve radar sistemlerinin ulusal güvenlik açısından stratejik hale geldiğini söyledi. Yarı iletkenler, yapay zekâ, robotik ve kuantum teknolojilerinin ise ekonomik ve teknolojik üstünlük bakımından belirleyici alanlar olduğunu belirtti.
Batarya, elektrikli araç, güneş paneli ve hidrojen teknolojilerinin enerji dönüşümünde kritik rol oynadığını ifade eden Ardıç, ülkeler arasındaki yarışın artık yalnızca daha fazla üretmek veya daha çok ihracat yapmakla sınırlı kalmadığını kaydetti.
“TEŞVİK KÜRESEL REKABETE HAZIRLAYAN SANAYİ POLİTİKASI OLMALI”
ASO Başkanı Ardıç, Türkiye’nin teşvik sistemini yeniden ele alması gerektiğini söyledi. Desteklerin çok geniş bir alana yayıldığını ancak stratejik sektörlerde yeterli ağırlık oluşturamadığını dile getirdi.
Ardıç, “Teşvik, işletmeyi geçici olarak ayakta tutan bir yardım değil; onu küresel rekabete hazırlayan, teknolojik ilerlemeye zorlayan ve sonuç üreten bir sanayi politikası olmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
ÇİN MODELİNDEN STRATEJİK SEKTÖR DERSİ
Konuşmasında Çin örneğine de yer veren Ardıç, bu ülkenin stratejik sektör seçimi, uzun vadeli finansman, kamu alımları ve teknoloji odaklı firma geliştirme politikalarıyla rekabet gücünü artırdığını belirtti.
Çin’in “Küçük Devler” programıyla kritik ara malı ve teknoloji üreten orta ölçekli firmaları sistemli biçimde büyüttüğünü aktaran Ardıç, güneş paneli, lityum batarya, elektrikli araç, kritik mineraller ve elektronik ara mallarındaki üretim gücünün arkasında bu yaklaşımın bulunduğunu ifade etti.
DESTEK SİSTEMİNDE “NEREYE VERİYORUZ” SORUSU
ASO Başkanı Ardıç, Türkiye’nin kendi üretim yapısına, finansman imkânlarına ve dış ticaret ilişkilerine uygun özgün bir model kurması gerektiğini söyledi.
Destek sisteminin yeniden yapılandırılması gerektiğini belirten Ardıç, “Ne kadar veriyoruz?” sorusundan önce “Nereye veriyoruz?” sorusunun sorulması gerektiğini ifade etti. Başarının, belirli alanlarda üretim gücü ve ölçek biriktirerek sektörlerin tamamını rekabetçi hale getirmekten geçtiğini vurguladı.
“NEFES VERİRKEN YÖNÜ DE KURMALIYIZ”
Mevcut destek sistemindeki ölçek sorununa dikkat çeken Ardıç, firmaların büyümeye teşvik edildiğini ancak ölçek kazandıklarında desteklerin kesildiğini belirtti.
Ardıç, sanayicinin yüksek finansman maliyetleri, uzun tahsilat vadeleri ve daralan taleple mücadele ettiğini söyleyerek işletmelere süreli nefes alanı açılması gerektiğini kaydetti. Bunun yanında seçici destek sisteminin de bugünden kurulması gerektiğini ifade etti.
ENFLASYONLA MÜCADELENİN SANAYİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ DEĞERLENDİRİLDİ
Türkiye’de 2023 ortasından bu yana sıkı para politikası ağırlıklı dezenflasyon programı uygulandığını hatırlatan Ardıç, yıllık enflasyondaki gerilemenin önemli bir kazanım olduğunu söyledi.
Buna karşın enflasyonla mücadelenin en ağır bedelini sanayicilerin ödediğini belirten Ardıç, mal enflasyonu ile hizmet enflasyonu arasındaki farkın üretim maliyetlerini olumsuz etkilediğini kaydetti. Kira, lojistik, sigorta ve danışmanlık gibi hizmet kalemlerinin sanayicinin maliyet yapısında önemli yer tuttuğunu ifade etti.
SANAYİCİNİN KAZANCININ BÜYÜK BÖLÜMÜ FİNANSMANA GİDİYOR
Başkan Ardıç, sanayi verilerinin ana eğilimdeki zayıflığın sürdüğünü gösterdiğini söyledi. İmalat sanayii üretimindeki gerilemeye ve sermaye malı üretimindeki düşüşe dikkat çekti.
İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu sonuçlarını da değerlendiren Ardıç, finansman giderlerinin yüzde 45 artarak 138 milyar liraya ulaştığını ve faaliyet kârının yüzde 87’sini tükettiğini söyledi. Ardıç, sanayicinin faaliyetinden kazandığı her 100 liranın 87 lirasını finansman giderine ayırmak zorunda kaldığını belirtti.
SANAYİDE SESSİZ GÜÇ KAYBI UYARISI
Seyit Ardıç, sanayide yaşanan güç kaybını “ateşi olmayan bir hastalığa” benzetti. Bacaların tütmeye, vardiyaların sürmeye ve siparişlerin gelmeye devam ettiğini ancak üretim yapısının dayanıklılığının zayıfladığını ifade etti.
Ardıç, sorunun ani bir duruş değil; yatırım kapasitesini, verimliliği ve rekabet gücünü zaman içinde aşındıran sessiz bir güç kaybı olduğunu söyledi.
TÜRKİYE İÇİN SANAYİSİZLEŞME RİSKİ GÜNDEMDE
ASO Başkanı Ardıç, sanayisizleşme riskine daha önce de dikkat çektiğini hatırlatarak Türkiye’nin üretim ekonomisinden uzaklaşıp uzaklaşmadığı sorusunun önem kazandığını ifade etti.
Sanayinin milli gelir içindeki payının 2016 yılının ilk çeyreğinde yüzde 19,6 iken 2023’te yüzde 22,8’e yükseldiğini, 2026 yılının ilk çeyreğinde ise yüzde 17,7’ye gerilediğini belirten Ardıç, bu düşüşün sanayisizleşme riskini güçlendirdiğini söyledi.
SANAYİ İSTİHDAMINDAKİ PAY AZALDI
Ardıç, 2009 yılında her 100 ücretli çalışanın 36’sının sanayide istihdam edildiğini, bugün bu sayının 30’un altına indiğini açıkladı.
Sanayinin toplam ücretli istihdam içindeki payının 17 yılda 6,1 puan azaldığını belirten Ardıç, bu durumun dönemsel bir kaybın ötesinde üretim ve istihdam yapısında sanayinin ağırlığının zayıfladığına işaret ettiğini söyledi.
İHRACATÇI FİRMA SAYISINDA DÜŞÜŞ YAŞANDI
ASO kayıtlarındaki değişimi de paylaşan Ardıç, 2024 yılında yaklaşık 3 bin olan ihracatçı firma sayısının 2025 yılında 2 bin 494’e gerilediğini bildirdi.
Bir yılda ihracat yapan firma sayısının yaklaşık yüzde 18 azaldığını belirten Ardıç, kaybedilen firmalardan 101’inin dört yıl boyunca kesintisiz ihracat yapan, tecrübe sahibi firmalar olduğunu vurguladı.
ANKARA PARADOKSU RAPORU GÜNDEME GELDİ
ASO’nun hazırladığı “Sanayisizleşme Bağlamında Ankara Paradoksu” çalışmasına değinen Ardıç, Ankara’nın Türkiye genelinden bazı yönleriyle olumlu ayrıştığını söyledi.
Ankara’da imalat istihdamının 2022’den bu yana yüzde 6,4 arttığını, Türkiye genelinde ise aynı dönemde yüzde 5 gerilediğini belirten Ardıç, 2026 yılının ilk yedi ayında Ankara’nın ihracat artış hızının Türkiye ortalamasının 5,7 katına ulaştığını aktardı.
ANKARA YÜKSEK TEKNOLOJİDE DERİNLEŞİYOR
Başkan Ardıç, Ankara’da savunma ve havacılık başta olmak üzere elektronik, optik, makine, teçhizat, yazılım, ileri mühendislik ve sistem entegrasyonu alanlarında belirgin bir sanayi derinleşmesi yaşandığını söyledi.
Ancak geleneksel ve kırılgan üretim katmanlarında sanayisizleşme baskısının sürdüğünü belirten Ardıç, bu çift yönlü yapının “Ankara Paradoksu” olarak tanımlandığını ifade etti.
NATO TEDARİK DÜZENİ ANKARA İÇİN FIRSAT SUNUYOR
Seyit Ardıç, NATO Ankara Zirvesi’nin Ankara sanayisi açısından yeni fırsatlar sunduğunu söyledi. Zirvede savunma üretimi, teknolojik kapasite, tedarik zincirlerinin dayanıklılığı ve sanayi iş birliklerinin gündemde olduğunu belirtti.
Ortak üretim kapasitesinin genişletilmesi, savunma ticaretindeki engellerin azaltılması ve KOBİ’lerin tedarik sistemine daha güçlü biçimde entegre edilmesine yönelik kararların önem taşıdığını ifade etti.
ASO FİRMALARI NATO SÜRECİNE HAZIRLAYACAK
ASO Başkanı Ardıç, oda olarak üyeleri NATO’nun yeni savunma tedarik düzenine hazırlayacaklarını açıkladı.
Firmaların hazırlık düzeyinin tespit edileceğini, kapasite raporlarından yararlanılarak Ankara sanayisinin uluslararası sistemlerde aranabilir kabiliyet envanterinin çıkarılacağını belirtti. Kodlama, teknik dosya, test ve belgelendirme süreçlerinde firmalara destek verileceğini söyledi.
“BUGÜNÜN YAN SANAYİSİNDEN YARININ ÜRÜN SAHİBİ FİRMALARI ÇIKMALI”
Ankara’daki çok sayıda KOBİ’nin büyük savunma kuruluşlarının tedarik zincirlerinde üretim yaptığını belirten Ardıç, hedefin bu firmaları daha üst seviyeye taşımak olduğunu söyledi.
Ardıç, “Bugünün güçlü yan sanayi firmalarından yarının ürün sahibi, teknoloji geliştiren ve uluslararası pazarlarda doğrudan rekabet edebilen şirketlerini çıkarmalıyız” dedi. Ana sanayiye üretim yapmanın nihai hedef değil, özgün ürüne geçiş için bir basamak olması gerektiğini ifade etti.
ANKARA SAVUNMA SANAYİSİNDE ÖNCÜ MERKEZ OLARAK GÖRÜLÜYOR
Başkan Ardıç, güvenlik kapasitesi ile sanayi gücünün birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti. Güçlü bir savunma sanayisinin üretim kabiliyeti, teknoloji, finansman ve nitelikli insan kaynağıyla mümkün olduğunu söyledi.
Ankara’nın üniversite ve sanayiyi bir araya getiren ender merkezlerden biri olduğunu ifade eden Ardıç, Başkent’i ekonomik ve teknolojik üstünlüğe dönüşen sürecin öncü merkezlerinden biri haline getirmek için çalıştıklarını kaydetti.
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJI VERİLDİ
Konuşmasının sonunda 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayan ASO Başkanı Seyit Ardıç, Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümüne dikkat çekti.
Ardıç, başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm kahramanları rahmet, saygı ve minnetle andığını belirtti. Malazgirt’ten Büyük Taarruz’a uzanan tarihsel mücadele çizgisinin milletin kararlılığını gösterdiğini ifade etti.
