Beynin “fazla düşünme” tuzağı: En basit çözüm neden kaçıyor?

Bazen çözüm gözümüzün önünde olsa da onu fark edemeyiz. Stres, alışkanlıklar ve zihinsel yük, düşünme biçimimizi değiştirebilir. İşte detaylar...

Okunma Süresi: 1 dakika 45 saniye
ABÖ
Ayşe Beyza Özcan Muhabir
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Beynin “fazla düşünme” tuzağı: En basit çözüm neden kaçıyor?
ABÖ
Ayşe Beyza Özcan Muhabir

Bir sorunla karşılaştığımızda çözümü bulmak için daha fazla düşünmeye çalışırız. Ancak bazen saatler süren düşünmenin sonunda bile en basit seçeneği fark edemeyiz. Bunun nedeni yetersiz düşünmek değil, beynin problemi ele alış biçimi olabilir.

Beyin her problemi sıfırdan değerlendirmek yerine geçmiş deneyimlerden ve alışılmış düşünce kalıplarından yararlanır. Bu yöntem günlük yaşamı kolaylaştırsa da farklı bir çözüm gerektiğinde zihnin aynı yollar üzerinde kalmasına neden olabilir.

BEYİN NEDEN EN BASİT SEÇENEĞİ KAÇIRIYOR?

Bir problemi çözerken daha önce işe yarayan yöntemlere yönelmek oldukça doğal. Ancak kişi belirli bir çözüm biçimine alıştığında, sorunun farklı şekilde ele alınabileceğini fark etmek zorlaşabilir.

Stres ve zaman baskısı da bu durumu güçlendirebilir. Kaygı arttığında dikkat, çözüm seçeneklerinden çok tehdide veya yetiştirilmesi gereken işe yönelebilir. Böylece kişi daha fazla düşündüğü hâlde daha az seçenek görebilir.

Bilişsel yükün artması da benzer bir etki yaratabilir. Çok sayıda görev, karar ve dikkat dağıtıcı unsurla aynı anda uğraşmak, basit bir problemin bile olduğundan karmaşık görünmesine yol açabilir.

ALIŞKANLIKLAR VE “ZOR OLMALI” DÜŞÜNCESİ

İnsanlar bazen önemli bir problemin çözümünün de mutlaka karmaşık olması gerektiğini varsayar. Oysa harcanan zihinsel çabanın artması, bulunan çözümün daha doğru olduğu anlamına gelmez.

İlk akla gelen çözüm de kişiyi diğer ihtimalleri araştırmaktan alıkoyabilir. Bu nedenle “Başka nasıl yapabilirim?” veya “Bunu çözmenin daha basit bir yolu var mı?” soruları düşünme biçimini genişletebilir.

Sorunu farklı şekilde tanımlamak da işe yarayabilir. “Bu işi nasıl hızlandırırım?” yerine “Bu işi gerçekten yapmak zorunda mıyım?” diye sormak, daha önce hesaba katılmayan seçenekleri ortaya çıkarabilir.

ZİHNİNİZ AYNI YERDE TAKILDIYSA BUNU DENEYİN

Çözüm bulunamadığında sürekli daha fazla düşünmek yerine kısa bir mola vermek ve probleme daha sonra dönmek faydalı olabilir. Sorunu yüksek sesle anlatmak veya başka birine açıklıyormuş gibi düşünmek de gözden kaçan noktaları görünür hale getirebilir.

Ayrıca mevcut varsayımları tek tek sorgulamak önem taşıyor. “Bunu mutlaka böyle mi yapmalıyım?”, “Başka hangi seçenek var?” ve “En basit çözüm ne olabilir?” soruları zihinsel kalıpların dışına çıkmaya yardımcı olabilir.

Basit çözümü hemen görememek ise tek başına zeka eksikliği anlamına gelmez. Dikkat, yorgunluk, stres, deneyim ve kişinin problemi nasıl çerçevelediği, problem çözme sürecini etkileyebilir.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa