Yağmur’un babası adalet mücadelesini sürdürüyor: “Kızımı suçlu gösterdiler”

Kastamonu’da 21 Ağustos 2025’te meydana gelen ve 15 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı’ın hayatını kaybettiği kazanın ardından ailesinin adalet arayışı sürüyor.

Okunma Süresi: 3 dakika 6 saniye
UA
Umutcan Atmacaoğlu Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Yağmur’un babası adalet mücadelesini sürdürüyor: “Kızımı suçlu gösterdiler”
UA
Umutcan Atmacaoğlu Editör

21 Ağustos 2025’te meydana gelen trafik kazası, 15 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Ailesi ise kızlarının ölümünün ardından yalnızca büyük bir acıyla değil, kazanın nasıl gerçekleştiğine ilişkin raporlarla da mücadele etmek zorunda kaldı. Baba Alp Pehlivanlı, ilk raporlardan, Adli Tıp değerlendirmelerine kadar uzanan süreci Ankara Masası’na anlattı.

Yağmur’un babası Pehlivanlı, kızının şehir içinde bir kavşakta hızla gelen bir aracın çarpması sonucu yaklaşık 35 metre ileri savrulduğunu anlattı.

Pehlivanlı, kazanın ardından davanın açılabilmesi için uzun süre uğraştıklarını belirterek, “Geçen sene 21 Ağustos’ta şehir içinde bir kavşakta hızla gelen bir araç çarptı çocuğuma. 35 metre ileri fırlattı. Biz davanın açılabilmesi için çok uğraştık. Çünkü ilk başta tutulan raporlar hep kızımı kusurlu buldu” dedi.

“ANKARA ADLİ TIP KIZIMI DÖRT SATIRLA KUSURLU BULDU”

Ailenin itiraz sürecinde Ankara Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan rapor da dosyanın önemli aşamalarından biri oldu.

Alp Pehlivanlı, Ankara Adli Tıp Kurumu’nun raporunda bütün kusurun kızına verildiğini öne sürerek, raporun dayandırıldığı ilk bilirkişi raporu ve olay yeri krokisinin kazayı doğru şekilde yansıtmadığını öne sürdü.

Pehlivanlı, olay yeriyle ilgili krokiye atıf yapıldığına dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Daha sonra Ankara Adli Tıp Kurumu, dört satır, mübalağa yapmıyorum, dört satır yazıp bütün suçu kızıma verdi. Çünkü ilk tutulan bilirkişi raporuna ve olay yeri krokisine atıf yaptı. Oysa bilirkişi raporu kesinlikle doğru yansıtmıyordu, kroki doğru yansıtmıyordu.”

Ailenin itirazının temelinde ise raporlardaki değerlendirmeler ile kazaya ilişkin görüntüler arasında fark olduğunu düşündükleri noktalar yer aldı.

“GÖRÜNTÜLERİ İZLEYİNCE OLAYIN ANLATILDIĞI GİBİ OLMADIĞINI GÖRDÜK”

Pehlivanlı, kazanın görüntülerini ilk raporlar hazırlandıktan sonra izlediklerini belirterek, “Ankara Adli Tıp raporu gelene kadar görüntüleri izlemedik. Daha sonra kazanın görüntülerini izlediğimizde olayın onların anlattığı gibi olmadığını fark ettik ve itiraz ettik” diye konuştu.

İSTANBUL ADLİ TIP RAPORUNA DA İTİRAZ ETTİLER

Babanın iddiasına göre bu itirazlarla birlikte süreç İstanbul Adli Tıp Kurumu’na kadar taşındı.

Dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gitmesinin ardından hazırlanan raporda da kazaya ilişkin değerlendirmelerin aile açısından tartışmalı olduğunu belirten Pehlivanlı, raporda sürücünün sürekli olarak kadrana bakmasının beklenemeyeceğine yönelik bir ifadenin yer aldığını söyledi.

Pehlivanlı, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun değerlendirmesini aktarırken, şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul Adli Tıp Kurumu da kaza tespit tutanağına atıf yapıp kusuru verdi ve şöyle bir cümle yazdı: ‘Sürücünün sürekli kadrana bakması beklenemez.’ Akla mantığa sığmayacak bir cümle yazdı.”

Aile bu rapora da itiraz etti. Pehlivanlı, itirazlarının merkezinde olay yerinin bir kavşak olması ve şehir içinde bulunması nedeniyle sürücünün dikkat ve hız konusunda daha farklı değerlendirilmesi gerektiği düşüncesinin bulunduğunu söyledi.

“ORASI BİR KAVŞAKTI, MESKUN MAHALDİ”

“Oranın bir kavşak olduğunu, meskûn mahal olduğunu, orada yayanın öncelikli olduğuna dair tekrar itiraz ettik” diyen Pehlivanlı, yapılan itirazların ardından İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun bu kez farklı bir değerlendirmede bulunduğunu anlattı.

Pehlivanlı’ın aktardığına göre, yeni değerlendirmede kavşak tabelasının bulunup bulunmamasına göre sürücünün kusur durumunun değişebileceği belirtildi.

Bu aşamanın ardından savcılığın dava açtığının altını çizen acılı baba, “İstanbul Adli Tıp Kurumu bu sefer dedi ki orada kavşak tabelası varsa alt sınırdan tali kusur, yoksa kusursuz dedi sürücü için” dedi.

AİLENİN İTİRAZLARI SONRASI DAVA AÇILDI

Baba Pehlivanlı, farklı raporlar ve itirazlar sonrasında savcılığın nihayet dava açtığını belirterek, aile olarak verdikleri mücadelenin temel amacının kızlarının ölümünün tüm yönleriyle ortaya çıkarılması olduğunu ifade etti.

Pehlivanlı’nın anlattığı süreçte ailenin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan biri ise kazanın ilk aşamalarında hazırlanan belgelerle daha sonra ortaya çıkan görüntüler arasında olduğunu düşündükleri farklılıklar oldu.

 ESKİ BELEDİYE BAŞKANIN KIZININ İFADESİ TALİMATLA ALINDI

21 Ağustos 2025’te yaşanan kazanın ardından dosyanın dava aşamasına gelmesi yaklaşık bir yıl sürdü.  MHP’li Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu’nun kızı sanık Fatma Nevra Vidinlioğlu 18 Eylül'de Ankara 91. Asliye Ceza Mahkemesi’nde talimatla ifade verdi.

"DURUŞMAYA BİLE KATILMAYACAK"

Davanın ilk duruşması 12 Kasım 2026 tarihinde saat 14.30’da Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek.   Baba Pehlivanlı, sanık Vidinlioğlu’nun duruşmaya katılmadığına dikkat çekerek, “Duruşmaya bile katılmayacak o kişi Ankara’da talimat mahkemesinde ifade verdi. Kazadan sonra adresini Ankara’ya almışlar” diye kaydetti.

MOBESE GÖRÜNTÜLERİ


Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa