Boran-8 yarışmasında ''Drone Kalkanı'' ilk kez sahada sergilendi
Jandarma'nın İzmir Foça'da düzenlediği Boran-8 yarışmasında, mini ve mikro İHA'lara karşı geliştirilen ''Drone Kalkanı'' ilk saha gösterimini yaptı.
Okunma Süresi: 2 dakika 41 saniye
Jandarma Genel Komutanlığı, İzmir'in Foça ilçesinde Boran-8 Uluslararası Keskin Nişancı Yarışması'nı düzenledi. 19 dost ve müttefik ülkenin katıldığı yarışmada, mini ve mikro İHA tehditlerine karşı geliştirilen "Drone Kalkanı" ilk kez heyetlerin karşısında yeteneklerini sergiledi.
BORAN-8 KESKİN NİŞANCI YARIŞMASI FOÇA'DA DÜZENLENDİ
Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı Emekli Jandarma Albay Mehmet Remzi Kızılsu Atış Alanı'ndaki yarışmada, Türk savunma sanayisinin güncel tehditlere karşı geliştirdiği çeşitli çözümler görücüye çıktı. Katılımcı ülkelerin heyetleri, yetenek gösterimlerini yakından izledi.
DRONE KALKANI NASIL ÇALIŞIYOR?
Mühimmat üreticisi Turaç liderliğinde, dört Türk şirketi ile bir üniversitenin katkısıyla geliştirilen sistem; mühimmat, tüfek, robotik, mekanik mühendislik, algoritma ve elektro-optik alanlarındaki çalışmaları bir araya getiriyor. "Drone Kalkanı", 12 kalibre anti dron mühimmat atan iki yarı otomatik tüfeği otonom robotik kulede birleştiriyor. Sistem, farklı tip algılayıcılarla tarama yapıyor ve 600-800 metreden takibe aldığı hedefi 150 metrede eş zamanlı atışla oluşturduğu metal bulutuyla imha ediyor.
SAHA GÖSTERİMİNDE TEMSİLİ HEDEF VURULDU
Yarışma kapsamında "Drone Kalkanı", entegre edildiği araç üzerinde drona bağlı olarak uçurulan temsili hedefi otonom olarak tespit ederek vurdu. Sistemin geliştirilmesinde görev alan teknik ekip, heyetlere yapılan saha gösterimlerinin ardından çözüm hakkında bilgi verdi ve soruları yanıtladı.
TURAÇ GENEL MÜDÜRÜ ALTUNBAŞ: "ÜZERİNE SÜREKLİ BİR ŞEYLER EKLİYORUZ"
Turaç Genel Müdürü Fatih Altunbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sekizincisi düzenlenen etkinliğe kendilerini sürekli geliştirerek katıldıklarını söyledi. Altunbaş, etkinlikte pratik atış parkuru kurduklarını anlattı. Parkurda 9 mm ve 5,56 frangible mühimmatlarını tanıttıklarını, ayrıca kapı kilitlerinin kırılmasına yönelik geliştirdikleri 12 kalibre frangible mühimmatı gösterdiklerini belirtti. Kısa süre önce duyurdukları "Drone Kalkanı"nı sahada ilk kez bu yarışmada görücüye çıkardıklarını bildiren Altunbaş, şunları söyledi:
"Drone Kalkanı'mız çok rahat şekilde hedeflere angaje olup hepsini indirebiliyor. Geçen sürede sistemi daha da geliştirdik. Öncekine göre çok daha iyi olduğunu, çok daha hızlı şekilde reaksiyon verip, hedeflere engage olup vurabildiğini gözlemleyeceksiniz.
Bu etkinlikle kendi kabuğumuzdan veya konfor alanımızdan, fabrikamızdan çıktık. Keskin Nişancı Yarışması'nda ürünümüzü sergiliyoruz. Ürünümüzün tamamen bitişine yönelik herkes tarih soruyor. Ne zaman olacak? Ne zaman bitecek? Ürünümüz hâlâ prototip ama seri üretime çok yakın bir zamanda geçmek istiyoruz. Bunun için koyduğumuz tarih yıl sonu. Kasım ayında testlerimiz olacak. Her testte, gösterimde bir eksiği tespit ediyoruz. Ona göre arkadaşlarımız çalışıyor. Proje ortaklarımızla sürekli olarak üzerine bir şeyler ekliyoruz."
SERİ ÜRETİM İÇİN HEDEF TARİH YIL SONU
Altunbaş, sistemin hâlâ prototip aşamasında olduğunu vurguladı. Seri üretime geçişi yıl sonuna kadar planladıklarını, kasım ayında yeni testler yapılacağını açıkladı.
HEYETLERDEN YOĞUN İLGİ: "GÖRDÜĞÜMÜZ İLGİ BİZİ CESARETLENDİRİYOR"
Altunbaş, "Drone Kalkanı"nı tanıttıktan sonra beklediklerinin çok ötesinde tepki aldıklarını ve dünyanın farklı noktalarından heyetlerle görüştüklerini söyledi. Bu görüşmeleri en kısa sürede sözleşmeye ve ihracata dönüştürmeyi amaçladıklarını vurgulayan Altunbaş, heyetlerin tepkisini şöyle anlattı:
"Heyetlerden 2-3 tanesiyle bizzat ben muhatap oldum. Belçika'dan, Macaristan'dan bir heyet vardı. Onlarla görüştüm. Ürünü görür görmez şaşkınlıkla bakıyorlar. Kimse demiyor ki 'Evet bundan bizde de var, bizim ülkemizde de var ya da falanca yaptı, onu gördüm.' O bundan daha iyi ya da daha kötü diye hiç kimse kıyas yapamıyor. Çünkü ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyorlar.
Şunu hep söylüyoruz: Bomba takıp fiber optik kabloyla gönderilen dron en yeni tehdit. İşte bu, en yeni tehdidin en yeni çözümü. Tehdit varsa çözüm de var. Yabancıların hiçbir şeyle kıyaslamadan 'Bu nasıl çalışıyor, ülkemizde ne kadar iş yapar' diye bizimle tartışıyor olmaları açıkçası bizi cesaretlendiriyor. Demek ki önümüzdeki pazar boş. Bizim için de yer var diye düşünüyoruz."