İsmail Hakkı Pekin’den Doğu Akdeniz ve Mekke Anlaşması değerlendirmesi

Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Doğu Akdeniz’deki askeri hareketlilik ve bölgesel güvenlik risklerine karşı değerlendirmelerde bulundu.

Okunma Süresi: 3 dakika 7 saniye
Aİ
Aybüke İnce Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
İsmail Hakkı Pekin’den Doğu Akdeniz ve Mekke Anlaşması değerlendirmesi
Aİ
Aybüke İnce Editör

Genelkurmay Eski İstihbarat Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, katıldığı gündem programında Türkiye’nin güvenlik politikalarını ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi. Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki askeri faaliyetleri, Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatı, Mekke Ortak Savunma Anlaşması ve İsrail’in açıklamaları üzerine görüşlerini paylaşan Pekin, Türkiye’nin hak ve menfaatlerinin korunması gerektiğini vurguladı.

DOĞU AKDENİZ’DEKİ ASKERİ HAREKETLİLİK VE MAVİ VATAN MESAJI

Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Yunanistan’ın Fransa, İtalya ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yürüttüğü askeri faaliyetleri değerlendirerek Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları tartışmalarına dikkat çekti. Pekin, Yunanistan’ın bölgedeki kontrolünü genişletmeye çalıştığını savunurken Avrupa ülkelerinin bu faaliyetlere katılmasının gerilimi artırabileceğini söyledi.

Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini korumak için askeri tatbikatlar ve çeşitli çalışmalar yürüttüğünü belirten Pekin, Sevilla haritası olarak bilinen deniz yetki alanları çalışmasının Türkiye’nin görüşü alınmadan hazırlandığını ve Ankara açısından kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Doğu Akdeniz’deki sorunların müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini dile getiren Pekin, Türkiye’nin denizlerdeki haklarından vazgeçmeyeceğini belirtti. Bölgedeki askeri hareketliliğin yanlış hesaplamalar nedeniyle daha ciddi gerilimlere dönüşebileceği uyarısında da bulundu.

LİBYA İLE DENİZ YETKİ ALANLARI MUTABAKATI VURGUSU

Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın Libya Temsilciler Meclisinde onaylanmasını değerlendiren Pekin, gelişmenin Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin tezleri açısından önemli olduğunu söyledi.

Pekin, Yunanistan’ın daha önce Libya Temsilciler Meclisinin yetkisine ilişkin itirazlarını hatırlatarak onay kararının ardından bu itirazların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Deniz yetki alanlarının yalnızca deniz ulaşımıyla sınırlı olmadığını belirten Pekin; balıkçılık, deniz altı iletişim kabloları ve deniz tabanındaki doğal kaynakların da bu alanlarla bağlantılı olduğunu ifade etti. Türkiye-Libya mutabakatının Ankara’nın Mavi Vatan kapsamındaki hak ve menfaatlerini savunmasına katkı sağlayabileceğini belirten Pekin, bölgede yaşanabilecek gerilimlerin dikkatli yönetilmesi gerektiğini de vurguladı.

MEKKE ANLAŞMASI VE BÖLGESEL GÜVENLİK İŞ BİRLİĞİ

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı da değerlendiren Pekin, bölgesel güvenlik iş birliğinin daha geniş bir çerçevede ele alınabileceğini söyledi. Pekin, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan’ın Orta Doğu’dan Afrika’ya ve Güney Kafkasya’ya uzanan bölgede etkili olabilecek bir yapı içerisinde değerlendirilebileceğini savundu.

Anlaşmanın bölgesel dengeler açısından önem taşıdığını belirten Pekin, ülkelerin ortak güvenlik anlayışı geliştirmesinin istikrarı destekleyebileceğini ifade etti. Bununla birlikte, ülkeler arasındaki geçmişten gelen güvensizlikler ve çatışmalar nedeniyle NATO benzeri geniş kapsamlı bir güvenlik yapılanmasının kısa sürede kurulmasının zor olduğunu dile getirdi.

Pekin, söz konusu iş birliğinin Türkiye’nin bölgesel etkinliğini artırabilecek bir gelişme olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtirken olası provokasyonlara ve farklı ülkelerin hesaplarına karşı dikkatli olunması gerektiği uyarısında bulundu.

İRAN’IN OLASI KATILIMI VE ORTAK GÜVENLİK MEKANİZMASI

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın anlaşmaya ilişkin olumlu açıklamalarını da değerlendiren Pekin, kısa sürede kapsamlı bir İslam güvenlik paktı kurulmasını beklemediğini söyledi. Ancak bölge ülkeleri arasında ortak güvenlik mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu düşündüğünü belirtti.

Pekin’e göre, Müslüman ülkeler arasındaki anlaşmazlıklar ve çatışmalar, dış güçlerin bölgedeki etkisini artırabiliyor. Bu nedenle farklı mezheplere ve siyasi yaklaşımlara sahip ülkelerin güvenlik ve istikrar konusunda ortak zeminde buluşmasının önemli olduğunu ifade etti.

İran’ın olası bir iş birliğine katılmasının bölgesel dengelerin oluşturulmasına katkı sunabileceğini belirten Pekin, bunun mevcut koşullarda kolay olmadığını da sözlerine ekledi. Bölge ülkeleri arasındaki güvensizliklerin aşılmasının zaman alacağını dile getiren Pekin, ortak güvenlik anlayışının geliştirilmesini önemli bir hedef olarak değerlendirdi.

PEKİN’DEN İSRAİL-TÜRKİYE GERİLİMİNE İLİŞKİN UYARI

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye ile doğrudan çatışmadan kaçınmaya çalıştıkları yönündeki açıklamasını da değerlendiren Pekin, bu sözlerin hangi amaçla dile getirildiğinin kesin olarak bilinemeyeceğini söyledi. Açıklamanın iç siyasete yönelik bir mesaj olabileceğini belirten Pekin, İsrail yönetiminin söylemlerinin sahadaki faaliyetlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki askeri varlığı, Suriye’nin güneyindeki gelişmeler ve Lübnan’daki Litani Nehri çevresindeki faaliyetlerine dikkat çeken Pekin, bu adımların bölgesel güvenlik açısından sorun oluşturabileceğini savundu.

Türkiye ile İsrail’e ait askeri unsurların Suriye’de veya çevresinde karşı karşıya gelmesi ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Pekin, böyle bir durumun iki ülke açısından da ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Pekin, Türkiye’nin bölgede istikrar ve barışın sağlanmasını, insani yardımların ulaştırılmasını ve uluslararası hukuk çerçevesinde hareket edilmesini istediğini ifade ederek İsrail’in adımlarını bu çerçevede değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa