ASBÜ Rektörü Arıcan, Ahmed Yesevî’yi anlattı
ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Türkistan’da verdiği derste Ahmed Yesevî’nin hikmet, edep ve Türk-İslâm düşüncesindeki yerini ele aldı.
Okunma Süresi: 1 dakika 9 saniye
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, akademik iş birliği programı kapsamında Kazakistan’ın Türkistan şehrinde Ahmed Yesevî’nin düşünce dünyasını anlattı. Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi’nde düzenlenen özel derste, Türk-İslâm düşüncesinin kökleri, hikmet geleneği ve edep anlayışı farklı yönleriyle değerlendirildi. ASBÜ ile Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi arasında sürdürülen akademik iş birliği protokolü ve “Ana Yurttan Ata Yurda Eğitim Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen program, “Ahmed Yesevî ve Hikmet Geleneği: Türk-İslâm Düşüncesinin Kökleri” başlığını taşıdı.
TÜRKÇENİN HİKMET VE MEDENİYET DİLİ OLARAK GELİŞİMİ
İnteraktif yöntemle gerçekleştirilen derste Prof. Dr. Arıcan, Ahmed Yesevî’nin hayatına ilişkin tarihsel bilgilerle menkıbevi unsurların bilimsel hassasiyetle birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekti. Yesevî’nin dinî ve ahlaki mesajlarını aktarırken Türkçeyi bilinçli bir tercih olarak kullandığını belirten Arıcan, Kaşgarlı Mahmud’un “Erdem başı til” ilkesinden Kutadgu Bilig, Atebetü’l-Hakâyık ve Dîvân-ı Hikmet’e uzanan süreçte Türkçenin hikmet ve irfan dili hâline gelişini anlattı. Dîvân-ı Hikmet’in metin tarihi ve nüsha geleneklerinin akademik titizlikle incelenmesi gerektiğini ifade eden Arıcan, hikmeti bilginin yalnızca zihinde birikmesi değil, ahlaka ve yaşam biçimine dönüşmesi olarak tanımladı.
DİJİTAL ÇAĞDA AHLAK VE ÜNİVERSİTELERİN ROLÜ
Dersin son bölümünde dijital çağ, yapay zekâ teknolojileri ve yükseköğretim sistemleri de gündeme geldi. Teknolojik gelişmeler karşısında ahlaki sınırların önemine işaret eden Arıcan, üniversitelerin görevinin yalnızca diploma vermek olmadığını, aynı zamanda şahsiyet ve terbiye kazandırmak olduğunu belirtti. Prof. Dr. Arıcan, seminerini “Hikmet kaybolursa insan da kaybolur, edep kaybolursa hikmet de kaybolur” sözleriyle tamamladı.