İstanbul’u sel futbolu düzen vurdu!

YAYINLAMA
15 Ekim 2026 12:35
GÜNCELLEME
15 Ekim 2026 12:38

Futbol, dünyanın en büyük spor ekonomisi…

İstanbul da dünyanın en güzel şehri…

Futbol dünyasında adı kadar borcu da büyük olan kulüplerimiz, sınırlarımızın biraz ötesine çıkınca aldıkları sonuçlarla yıllar içinde bizi üzüntüden, kahırdan, şaşkınlıktan; hissizliğe sürükledi. Alınan sonuçlar artık pek çok futbolsever için sürpriz olmaktan çıktı.

Yıllardır Ankara’da sürdürdüğüm gazetecilik hayatımda Gençlerbirliği’nin duayen başkanı merhum İlhan Cavcav ile yaptığımız sohbetler, röportajlar ve kayıt dışındaki konuşmalar, futbola bakışımda çok etkili oldu.

Evet, futbol büyük bir ekonomi. Benim gözümden ise doğru yönetmek zorunda olunan bir oyun...

**

Son günlerde Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın borçları açıklandı.

Galatasaray’ın 34,82 milyar lira, Fenerbahçe’nin 31,1 milyar lira, Beşiktaş’ın ise 27,95 milyar lira borcu bulunuyor.

Rakamlar büyük. Kulüplerin isimleri ve hedefleriyle yarışacak kadar büyük!

Elbette rekabet var. Rakibini geçme arzusu, taraftarı mutlu etme isteği, camiaya kupa kazandırma hedefi… Bunların hepsi futbolun doğasında olan şeyler.

Ama tüm bunların bir sınırı, bir hesabı, bir planı olmak zorunda. Çünkü futbol romantizmiyle ekonomik gerçekleri birbirine karıştırdığımızda faturayı bir gün hep birlikte ödüyoruz.

**

Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde Barcelona’ya 4-1 kaybedebilir. Fenerbahçe de Aston Villa karşısında 6-0’lık ağır bir yenilgi alabilir. Futbolda yenilgi var. Rakibin gücü var. İyi gün, kötü gün var. Taraftarın beklentisi de çok doğal; takımının mücadele etmesi, sahada bir karakter ortaya koyması ve var olduğu liglerde yarışın içinde kalması, kazanması…

Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde ilk iki maçını puansız kapatması, Fenerbahçe’nin de 1 puanla ligin düşme hattında bulunması ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor:

Bu kadar büyük hedefler, bu kadar büyük bütçeler ve bu kadar büyük borçlar karşılığında nasıl bir futbol düzeni kuruyoruz?

Ankaragücü’nün geçmiş yönetimlerini yıllarca uyardık gazete sayfalarından: “Olmayan paraları harcıyorsunuz. Bu iş böyle sürmez” dedik… Mesele sadece bugün kazanmak değil, yarın da ayakta kalabilmekti.

**

İstanbul’un spor ekonomisindeki yeri Ankara ile kıyaslanamaz. Bu kulüplerin taraftar sayısı, marka değeri ve gelir potansiyeli bambaşka bir seviyede. Ama büyük olmak, her koşulda başarılı olmayı garanti etmiyor. Bugün futbolseverler arasında bile tartışma başka bir noktaya geldi:

“Siz daha çok gol yediniz…”

“Bizim en azından bir puanımız var…”

“Biz hiç değilse bir gol attık…”

Maşallah!

Şampiyonlukları, Avrupa hedeflerini, milyarlarca liralık bütçeleri konuşmamız gerekirken kendimizi kimin daha az kötü olduğuna dair tartışmaların içinde buluyoruz artık. Türk futbolunun asıl meselesi de burada başlıyor.

Bir iki galibiyetle sevinebilir, birkaç yenilgiyle karalar bağlayabilirsiniz. Ama bu iniş çıkışların ötesinde kalıcı bir sistem kuramadığımız sürece aynı tartışmaları yaşamaya devam edeceğiz.

**

Son günlerde yaşanan yağışların ardından İstanbul’da ortaya çıkan sel görüntüleri, 2026 yılı Türkiye’sine yakışmıyor. Bir yanda milyarlarca liralık futbol ekonomisi, diğer yanda en sıradan yağışta bile sınavı geçemeyen şehir altyapıları…

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yerel yönetimler, belediye başkanları ve ilgili kurumlar Türkiye’nin geleceği için kapsamlı bir altyapı seferberliği başlatmalı diye düşünüyorum.

Kanalizasyon sistemlerinden yağmur suyu hatlarına, su giderlerinden afetlere hazırlığa kadar pek çok alanda baştan sona bir değerlendirme yapılmalı; hep birlikte... Bu iş bir seçim yatırımı ya da oy toplama meselesi olarak görülmemeli. Hepimizi ilgilendiren bu konuda birlikte hareket edebilmeliyiz.

**

İşte futbolda da şehirlerde de aynı meseleyle karşı karşıyayız: Sistem kuramamak. Futbolda günü kurtaran transferlerle, altyapı sorunlarında geçici müdahalelerle bir yere kadar ilerleyebilirsiniz.

Galatasaray, Fenerbahçe ya da Milli Takım önündeki birkaç maçta önemli galibiyetler alabilir mi? Elbette alabilir. Ancak asıl mesele, bu başarının devamını getirecek düzeni kurabilmek. Futbolda da şehirlerde de bir gün iyi sonuç almak yetmez. O sonucu mümkün kılan sistemi kurmak gerekir.

Biz de bir yerden başlamalıyız… Yapabilir miyiz? Zor ama mümkün…

Sağlıcakla kalın…

Yorumlar (2 yorum)
Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Cengiz Öztürk 4 saat önce İki önemli konuyu hem eleştirmiş hem de hakkının verilmesi gerektiğini söylemişsiniz. Böylesine iki ayrı örnek güzel bir yazıda buluşturulmuş. Ankara yine unutulmamış. Bakalım Ankara için de yeni sel görüntüleri ne zaman oluşacak..
Yalçın Kara 5 saat önce Çocukların elektrik akımında ölmediği Şampiyonlar Ligi galibiyetlerinde güldükleri günlere...