Anıtkabir’in merdivenlerinden Erdal İnönü’ye…

YAYINLAMA
31 Ekim 2026 16:05
GÜNCELLEME
31 Ekim 2026 16:06

Siyasette nezaket ve zarafeti tartıştığımız bugünlerde onu anmadan geçmek büyük haksızlık, vefasızlık olurdu!..

Ölümünün 19’ncu yılında (bugün-Cumartesi) Erdal İnönü’yü saygı ve rahmetle bir kez daha anıyoruz…

Gazetecilikte genç olduğum yıllara rast geldiği için onu çok yakından tanıma fırsatı bulamadım. Erdal İnönü denildiğinde hep zihnimde gülümseyen yüzü ve insanlara saygı içinde hitapları, eleştirileri ve de çok esprili kişiliği canlanır.

1980 Askeri Darbesi'nin ardından siyasete atılma kararı alması, oldukça başarılı olduğu akademik dünyadan kopup ülkenin demokratikleşme mücadelesine katkı sunması Erdal İnönü’yü Türk siyasetinde ayrı bir kefeye koyar. Yaşı genç olan okurlarımız için kısa bir hatırlatma yapalım;

-1983 yılında Sosyal Demokrasi Partisi’nin (SODEP) kurucu genel başkanı oldu. Parti daha sonra Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) adını aldı.

-1989 Yerel Seçim Başarısı: SHP, Erdal İnönü liderliğinde İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehir belediyelerini kazanarak büyük bir siyasi zafer elde etti ve yerelde iktidara yürüdü.

-1991 Koalisyonu ve Başbakan Yardımcılığı: 1991 genel seçimlerinin ardından Doğru Yol Partisi (DYP) lideri Süleyman Demirel ile kurulan koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcısı olarak görev yaptı.

Erdal İnönü, siyasi hayatı boyunca gücünü soyadından almadığını hep kanıtlamış, nezaket ve zarafetiyle de örnek bir siyasi olmuştur.

*** 

Dedim ya; “çok genç gazeteciydim yakından tanıma şansım olmadı” diye… Bakın yakınları Erdal İnönü’yü nasıl anlatıyor (İnönü Vakfı internet sitesinden Güneş Gürseler’den alıntı);

“İstemeden girdiği siyasetten isteyerek ayrıldı.

SHP-DYP koalisyonunun oluşumundaki yapıcı yaklaşımı ile geleneksel sağ-sol çatışması ortamından yumuşama ortamına geçişi sağladı.

Erdal İnönü dönemi 80’li yıllarda sol partilerin en başarılı dönemidir.

Siyasetçinin özverili olması gerektiğini göstermiştir. (Israrlı olsa kendisinin cumhurbaşkanı seçilmesi ile sonuçlanabilecek bir süreci başlatmak yerine koalisyon ortağının cumhurbaşkanı seçilmesine destek olmuştur.)

Siyasetin “meslek” haline getirilmeden, hırssız ama iddia ile yapılabileceğini göstermiştir.

Siyasete dürüstlüğü, sadeliği, doğru konuşmayı, sempati ve espriyi siyasal erdemler olarak taşımış, sade vatandaş gibi siyaset yapmıştır.

Erdal İnönü, parti içinde demokrasinin, hoşgörü ve anlayışın gelişmesi için önemli kazanımların yolunu açmıştır;

Partinin tüm üyelerinin katıldığı önseçim,

Seçimle gelinen görevler için kadınlara kota tanınması,

Gölge kabine hep bunlara örnektir”

***  

Erdal İnönü'den kalan pek çok anı, hâlâ tebessüme yol açıyor. "Aslan sosyal demokratlar" kavramını siyaset jargonuna kazandıran Erdal İnönü’den hatırımda kalanlardan bir demet;

-1989 yerel seçimleri sırasında İstanbul’da asılan dev seçim afişlerinde Erdal İnönü’nün fotoğrafı yer alıyordu. Kimliği belirsiz kişiler afişteki İnönü’nün bıyıklarını boyayla uzatarak Salvador Dali tarzı bir komik görüntü oluşturdu. Normalde siyasetçilerin öfkeleneceği bu duruma İnönü, kendi yüzüne bıyık ekleyerek gülümser bir fotoğrafla karşılık vermiş ve kampanyasında bu mizahi dili kullanarak halkın sevgisini arttırmıştır.

-Anadolu'yu gezerken kendisini omuzlara almak isteyen bir grup partiliye bundan hoşlanmadığını söyler, ama ısrarları kıramaz. Sonunda, çok iyi bildiği fizik kurallarını uygular. Omuzlara alınmaktan kurtulmanın tek çaresi olarak boylu boyunca yere yatmayı seçer. Bunu, partililer pes edene kadar her omuza alınma girişiminde sürdürür.

- Turgut Özal, bir gün ANAP grup toplantısında kendisini ağır eleştiren Erdal İnönü'ye şöyle demişti. "Benimle uğraşacağına, Küçük Turgut'la uğraşsın..." Gazeteciler İnönü'ye koşar. İnönü'nün yanıtı kısadır: "Konunun uzmanları var; Onlara sormak lazım."

-Erdal İnönü aktif siyasette ilk seçimlerine girdiğinde partililer coşkuyla, "Başbakan İnönü" diye bağırır. İnönü’nün yanıtı ilginçtir "durun yahu milletvekili seçilmedik ne başbakanı".

- Bir seçim gezisi sırasında seçmenlerden biri seçim otobüsünün önüne atılır ve "Ölürüm yoluna" diye haykırır. Bakın İnönü ne cevap verir;  "dur, ölme. Bir oy bir oydur".

*** 

Günümüzün aktif siyasetçilerine sormak istiyorum;

Siyasette nezaketin önemli isimlerinden biri olan ve uzlaşmacı kişiliği ile siyaset tarihimizde önemli bir yeri olan Erdal İnönü’yü bugün  hem de ölüm yıldönümünde neden anmadılar acaba?..

Bunun anlaşılır ve de izah edilir bir yanı olabilir mi?..

Yorumlar (0 yorum)
Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.