Ankara’daki işçilerin yanlış veya eksik meslek kodu nedeniyle yaşadığı mağduriyetler neler, nasıl çözülür?

Ankara’da binlerce işçi, SGK’daki yanlış meslek kodu yüzünden emekli maaşını, tazminatını ve EYT hakkını sessizce kaybediyor olabilir mi?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’daki işçilerin yanlış veya eksik meslek kodu nedeniyle yaşadığı mağduriyetler neler, nasıl çözülür?
EP
Esra Polat Editör

Ankara’da son yıllarda iş mahkemelerine yansıyan dosyalar, birçok işçinin SGK sisteminde fiilen yaptığı işten farklı meslek kodlarıyla gösterildiğini ortaya koyuyor. Meslek kodu düşük girilen işçiler, emeklilik maaşından kıdem tazminatına, EYT ve yıpranma payından iş tecrübesinin ispatına kadar geniş bir yelpazede hak kaybı yaşarken; uzmanlar Ankara’daki çalışanları e-Devlet üzerinden kayıtlarını acilen kontrol etmeye çağırıyor.

ANKARA’DA MESLEK KODU HATALARI ZİNCİRLEME HAK KAYBI YARATIYOR

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) meslek kodu, bir çalışanın fiilen yaptığı işi sistemde tanımlayan ve primlerin hangi nitelikteki işe göre yatırıldığını gösteren kritik bir veri olarak öne çıkıyor. 

Ankara’da özellikle sanayi, inşaat, hizmet ve bilişim sektörlerinde, nitelikli çalışanların “düşük vasıflı” meslek kodlarıyla bildirilmesi yaygın bir sorun olarak dikkat çekiyor. Örneğin makine mühendisinin “büro işçisi”, döküm işçisinin “temizlik görevlisi”, aşçının “bulaşıkçı” koduyla gösterilmesi, sadece bir sınıflandırma değil, doğrudan ekonomik ve hukuki kayıpların başlangıcı kabul ediliyor.

Uzmanlar, nitelikli iş yapan birinin sürekli asgari ücret üzerinden bildirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Ankara iş mahkemelerinin kararlarında bu tespitin giderek güçlendiğini belirtiyor. Böyle bir durumda gerçek brüt maaş yerine düşük matrah üzerinden prim yatırılması, işçinin hem bugününü hem de yarınını etkileyen uzun vadeli bir mağduriyet yaratıyor.

EMEKLİLİK MAAŞI VE TAZMİNAT ANKARA’DA SESSİZCE DÜŞÜYOR

Ankara’daki yanlış meslek kodu vakalarının en görünür sonucu, emeklilik döneminde ortaya çıkan düşük aylıklar ve eksik kıdem tazminatları olarak öne çıkıyor. 

SGK’ya bildirilen kazanç matrahı ne kadar düşükse, ileride bağlanacak emekli maaşı da o kadar düşük hesaplanıyor. Meslek kodunun fiili işi yansıtmaması, çoğu zaman prime esas kazancın da gerçeği yansıtmaması anlamına geliyor.

Örneğin Ankara’da bir proje yöneticisinin “büro memuru” olarak bildirilmesi halinde, fiilen yüksek sorumluluk gerektiren bir işi yapmasına rağmen uzun yıllar asgari ücret veya ona yakın seviyeden prim ödenebiliyor. İşçi işten çıkarıldığında kıdem ve ihbar tazminatı da bu düşük matrah üzerinden hesaplanıyor. Böylece hem çalışırken hem ayrılırken hem de emeklilikte kayıp yaşayan işçi, mağduriyetini çoğu zaman ancak yıllar sonra fark ediyor.

EYT VE YIPRANMA PAYI HAKKI ANKARA’DA KAYBOLUYOR

Ankara’nın ağır sanayi bölgeleri, organize sanayi bölgeleri ve sağlık kuruluşlarında görev yapan çalışanlar için meslek kodu, sadece maaş değil, erken emeklilik hakkı anlamına da geliyor. Özellikle madencilik, metal döküm, kimya, sağlık gibi riskli ve yıpratıcı iş kollarında “Fiili Hizmet Süresi Zammı” (yıpranma payı) uygulanıyor.

Ancak Ankara’daki bazı işçiler, ağır işlerde çalışmasına rağmen, kayıtlarda düşük riskli mesleklerle gösteriliyor. Döküm fabrikasında çalışan bir işçinin sistemde “temizlik görevlisi” görünmesi, yıpranma payından yararlanamaması anlamına geliyor. Bu da EYT süreci veya normal emeklilik hesabında, daha erken emekli olma hakkını fiilen ortadan kaldırıyor. 

Hukukçular, meslek kodu hatası nedeniyle yıpranma payı kullanamayan işçilerin, ileride geçmişe dönük hak talebi için ciddi dava süreçleriyle karşı karşıya kalabildiğini belirtiyor.

İŞ TECRÜBESİ ANKARA’DA RESMİ BELGELERDE YOK SAYILIYOR

Ankara’da yeni bir işe girişte, kamu ihalelerinde, sertifika programlarında veya kamuda kadro geçişlerinde SGK hizmet dökümü, resmi tecrübe belgesi niteliğinde kullanılıyor. Yıllarca aşçı olarak çalışan bir işçinin “bulaşıkçı” koduyla, teknikerin “yardımcı personel” olarak, yazılım uzmanının “ofis elemanı” olarak gösterilmesi, tecrübenin resmi kayıtlarda düşük profilli görünmesine neden oluyor.

Bu durum, Ankara gibi kamu kurumları ve büyük şirketlerin yoğun olduğu bir şehirde, kariyer ilerlemesini doğrudan etkiliyor. İşverenler SGK kayıtlarında yer alan meslek kodunu, adayın gerçek tecrübesini sorgularken referans olarak alabiliyor. Bu nedenle yanlış meslek kodu, sadece geçmiş hakkı değil, gelecekteki iş fırsatlarını da sınırlayan bir engel haline geliyor.

ANKARA’DA ÇÖZÜM İÇİN İLK ADIM İŞVERENLE YAZILI GÖRÜŞME OLUYOR

Uzmanlara göre Ankara’daki işçilerin meslek kodu hatası karşısında atması gereken ilk adım, işverenle yazılı iletişim kurmak. İşçi, iş yerine vereceği imzalı dilekçede, fiilen yaptığı işi, SGK hizmet dökümünde görünen meslek kodunu ve bu kodun düzeltilmesini açıkça talep etmeli. Bu dilekçe daha sonra olası dava süreçlerinde delil olarak kullanılabiliyor.

İşverenler, geriye dönük düzeltme yaptıklarında idari para cezası ve gecikme faizi gibi risklerle karşılaşabildikleri için çoğu zaman sadece mevcut ay veya takip eden dönemler için düzeltmeye yanaşıyor. Ankara’daki uygulamada da sıkça görüldüğü üzere, geriye dönük düzeltmelerde işveren direnci daha yüksek olurken, güncel dönemin düzeltilmesi daha hızlı sonuç verebiliyor.

ALO 170 VE CİMER BAŞVURULARI ANKARA’DA DENETİMİ HAREKETE GEÇİRİYOR

İşveren düzeltme yapmaktan kaçınırsa, Ankara’daki işçiler için ikinci aşama, Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi Alo 170 hattı üzerinden veya CİMER aracılığıyla şikâyet oluşturmak oluyor. Bu başvurular üzerine SGK denetmenleri iş yerinde inceleme yapabiliyor, fiilen yapılan işi gözlemleyerek veya kayıtları inceleyerek meslek kodunun gerçeğe uygun olup olmadığını tespit ediyor.

Tespit sonucunda işverene “gerçeğe aykırı bildirim” nedeniyle idari para cezası uygulanabiliyor ve meslek kodunun düzeltilmesi yönünde işlem tesis edilebiliyor. 

Ankara’daki teftiş pratiklerinde, özellikle büyük ölçekli iş yerlerinde, bir işçiden gelen şikâyetin aynı pozisyondaki tüm çalışanlar için incelemeyi tetikleyebildiği belirtiliyor. Bu nedenle tek bir başvuru, aynı mağduriyeti yaşayan onlarca çalışanın durumunu da etkileyebiliyor.

ANKARA İŞ MAHKEMELERİ HİZMET TESPİT DAVALARIYLA MAĞDURİYETİ GİDERİYOR

İdari yollar sonuç vermezse, Ankara’da işçiler için son aşama iş mahkemesine başvuru oluyor. “Hizmet Tespit Davası” veya “Meslek Kodu Düzeltim Davası” açılarak, fiilen yapılan işin mahkeme yoluyla tespiti talep edilebiliyor. Bu davalarda tanık ifadeleri, iş yerindeki görev tanımları, e-postalar, projelerdeki imzalar, fotoğraflar, vardiya çizelgeleri ve maaş bordroları delil olarak kullanılıyor.

Hizmet tespit davalarında, işten ayrıldıktan sonra 5 yıllık hak düşürücü süreye dikkat edilmesi gerekiyor. Ancak Ankara’daki yargı uygulamasında, sadece meslek kodunun düzeltilmesini hedefleyen tespit davalarının, klasik hizmet tespit davasından farklı değerlendirilmesi ve daha esnek bir şekilde ele alınması yönünde Yargıtay içtihatlarının geliştiği ifade ediliyor. Bu da birçok işçi için hâlâ geç kalınmamış olabileceği anlamına geliyor.

MAKİNE MÜHENDİSİ ÖRNEĞİ FARKI GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR

Ankara’da çalışan bir makine mühendisi üzerinden yapılan karşılaştırma, meslek kodu hatasının etkisini somutlaştırıyor:

Hatalı kodla “büro işçisi” veya “beden işçisi” olarak bildirilen bir mühendis için primler çoğu zaman asgari ücrete yakın matrah üzerinden yatırılıyor. Bu durumda emekli aylığı düşük kalıyor; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer hesaplamalar da bu düşük tutar üzerinden yapılıyor. İşveren ise SGK’ya gerçeğe aykırı bildirim yapmış sayıldığı için denetim durumunda cezai risk taşıyor.

Doğru kodla “makine mühendisi” olarak bildirildiğinde ise prime esas kazanç gerçek brüt ücret üzerinden yatırılıyor, uzun vadede daha yüksek ve gerçeğe yakın emekli aylığı bağlanıyor, tazminatlar gerçek maaşa göre hesaplanıyor. Bu durumda işveren, mevzuata uyum sağlarken iş barışını da korumuş oluyor.

ANKARA’DA ÇALIŞANLARA DÜZENLİ E-DEVLET KONTROLÜ ÖNERİLİYOR

Uzmanlar, Ankara’daki tüm çalışanların e-Devlet üzerinden “SGK Tescil ve Hizmet Dökümü”nü düzenli aralıklarla kontrol etmesini zorunlu bir kişisel hak takibi olarak görüyor. Hizmet dökümünde yer alan meslek kodu numarasının (örneğin 2310.05 gibi) internet üzerinden sorgulanması, devlet sisteminin kişiyi hangi meslekle ilişkilendirdiğini gösteriyor.

Ankara’da iş yoğunluğu ve çalışan sirkülasyonunun yüksekliği dikkate alındığında, meslek kodu hatasının uzun yıllar fark edilmemesi, emekliliğe birkaç yıl kala büyük kayıpların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, kod hatası tespit eden işçilerin hak düşürücü süreleri beklemeden, önce işyeriyle, çözülmezse SGK ve İŞKUR kanallarıyla, en sonunda da bir hukukçunun desteğiyle yargı yoluna başvurmasını, çalışma hayatı ve emeklilik geleceği için hayati bir adım olarak değerlendiriyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa