Ankara’da en iyi Aspava nerede yenir, SSK sosu ve ikramlarıyla gerçek Aspava hangisi olarak bilinir?

Ankara’da Aspava kültürü neden bu kadar vazgeçilmez, hangi Aspava gerçekten “asıl” sayılıyor, SSK sosu ve bitmeyen ikramlar şehrin gece hayatını nasıl şekillendiriyor?

EP
Esra Polat Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara’da en iyi Aspava nerede yenir, SSK sosu ve ikramlarıyla gerçek Aspava hangisi olarak bilinir?
EP
Esra Polat Editör

Ankara’da özellikle Kızılay, Bahçelievler ve çevresinde konumlanan Aspava restoranları, SSK (sos, soğan, kaşar) efsanesi, sınırsız ikram kültürü ve geç saatlere uzayan servis anlayışıyla hem Ankaralıların hem de şehir dışından gelenlerin gece hayatını belirleyen yerel bir gastronomi pratiği olarak öne çıkıyor. “Gerçek Aspava hangisi” tartışması ise tabeladan çok geleneğe dayalı bir aidiyet meselesi olarak yaşanıyor.

ANKARA ASPAVA GELENEĞİ YEMEKTEN ÇOK DAHA FAZLASINI ANLATIR

Ankara’da Aspava denilince akla yalnızca döner, kebap ya da köfte gelmiyor; aynı zamanda “sofraya oturunca doyana kadar her şeyin ikram olduğu” bir masa kültürü tarif ediliyor. Masaya daha sipariş verilmeden gelen salata, cacık, soslar, patates kızartması, döner dürüm parçaları ve çay ikramı, başkentte Aspava ismini taşıyan pek çok işletmenin ortak kimliğini oluşturuyor. Yemeğin sonunda hesap ödendiğinde, çoğu müşteri “Bu kadar şeye bu fiyat mı?” şaşkınlığıyla mekândan ayrılıyor.

Bu anlayışın kökleri, Ankara’da 1970’li ve 1980’li yıllarda gece geç saatlere kadar açık kalan, esnafı, taksiciyi, öğrenciyi aynı masada buluşturan küçük kebapçı dükkânlarına dayanıyor. “Allah Sağlık Para Afiyet Versin Amin” ifadesinin baş harflerinden oluştuğu söylenen Aspava ismi, zamanla bir marka değil, bir yaşam tarzı ve dua dileği gibi kabul görmüş durumda. Bugün birçok tabelada Aspava yazsa da Ankaralılar için “gerçek Aspava”, bu ikram ve samimiyet çizgisini sürdürebilen işletmelerle özdeşleşiyor.

SSK SOSU ANKARA’NIN KENDİ YORUMUYLA LEZZETİ TANIMLIYOR

Aspava denince menünün yıldızı çoğu zaman SSK olarak bilinen tabak oluyor. Ankara pratiğinde SSK; sıcak pide ya da lavaş üzerine döşenen döner veya köftenin, özel domates-biber bazlı sos, karamelize soğan ve bol kaşar peyniriyle fırınlanmasıyla servis edilen, şehirle özdeşleşmiş bir lezzet formatını anlatıyor. Şehir dışından gelenler bu tabağı ilk gördüğünde, “Bu tam olarak ne yemeği?” sorusunu soruyor; Ankaralılar ise basitçe “SSK söyle, gözünü kapat, gerisini Aspava halleder” diyerek yanıt veriyor.

Sosun kıvamı, kullanılan kaşarın tuzu ve erime oranı, soğanın yakılmadan karamelize edilmesi, Ankara’daki usta-çırak çizgisinde kuşaktan kuşağa aktarılan nüanslar olarak öne çıkıyor. Bazı Aspava’lar soslarını sır gibi saklıyor; kimisi salçalı, kimisi domatesli, kimisi ise hafif kremalı versiyonlarıyla kendi müdavim kitlesini oluşturuyor. Bu noktada mevzuat açısından işletmeler için belirleyici olan, Türk Gıda Kodeksi ve ilgili yönetmeliklere göre ürünlerin içeriğinin doğru beyan edilmesi ve kullanılan yağ, et, süt ürünlerinin hijyen kurallarına uygunluğunu sağlamak oluyor. Ankara’da yapılan denetimlerde, özellikle gece geç saatlere kadar hizmet veren bu tür işletmelerin soğuk zincir, et saklama koşulları ve çapraz bulaşma riskleri yönünden düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

ANKARA GECE HAYATI ASPAVA MASALARINDA SON BULUYOR

Ankara’da bar, meyhane ya da konser çıkışı rotanın Aspava’ya dönmesi artık yerleşmiş bir alışkanlık. Öğrenciler, memurlar, gece nöbetinden çıkan sağlık çalışanları, taksiciler ve hatta sabaha karşı eve dönen küçük esnaf, çoğu zaman aynı saatte aynı masalarda buluşabiliyor. Bu durum, Ankara’nın gece hayatına dair resmi olmayan ama güçlü bir “son durak” pratiğini de ortaya koyuyor.

Bu tablo, şehir planlaması ve güvenlik açısından da göz ardı edilmeyen bir yoğunluk anlamına geliyor. Özellikle Kızılay, Bahçelievler 7. Cadde ve Sakarya Caddesi çevresinde geç saatlere kadar açık Aspava’lar, hem yaya hem araç trafiğini artırıyor. Ankara’nın uygulamada benimsediği pratikte, zabıta ve polis ekipleri belirli saatlerde bölgeyi dolaşarak hem işletmelerin ruhsat ve kapanış saatlerini, hem de kaldırım işgali ve gürültü şikâyetlerini kontrol ediyor. Yasal düzenleme, gıda işletmelerinin ruhsatlandırılmasından canlı müzik saatlerine, açık alan kullanımından iş sağlığı ve güvenliği koşullarına kadar net çerçeveler çizse de, Ankara’da Aspava çevresindeki hayat büyük ölçüde “fiili düzen” denilen pratikle şekilleniyor.

“GERÇEK ASPAVA HANGİSİ” TARTIŞMASI MARKADAN ÇOK GELENEĞE DAYANIYOR

Ankara’ya ilk kez gelenlerin sıkça sorduğu “Gerçek Aspava hangisi?” sorusu, aslında hukuki bir markadan çok, kültürel bir aidiyete işaret ediyor. Kentte Aspava ismini taşıyan çok sayıda işletme bulunuyor ve bunların bir kısmı tescilli marka, bir kısmı ise yalnızca tabelasında Aspava kelimesini kullanan lokantalar. Mevzuat düzeyinde bakıldığında, marka tescili Türk Patent ve Marka Kurumu üzerinden yürütülüyor; ancak gündelik hayatta Ankaralılar için belirleyici olan, mekânın kaç yıllık olduğu, ustasının kimden el aldığının bilinmesi ve ikram geleneğini sürdürüp sürdürmediği oluyor.

“Gerçek Aspava”yı tarif ederken, müdavimler genellikle üç kritere dikkat çekiyor: Hesapta sürpriz çıkmaması, ikramların cömertliği ve çalışanların müşteriyi “misafir” gibi görmesi. Bazı eski ustalar, Ankara’da Aspava tabelası kullanmanın bir “sözlü sözleşme” anlamına geldiğini, bunun da belli bir kalite ve ikram standardına uyma taahhüdü olduğunu vurguluyor. Buna karşın, yalnızca isme yaslanıp ikramı kısmaya çalışan işletmeler, sosyal medyada ve Google yorumlarında hızla ifşa ediliyor; bu durum da fiili olarak bir tür “dijital denetim” mekanizması yaratıyor.

İKRAM KÜLTÜRÜ FİYAT ŞEFFAFLIĞI VE İSRAF RİSKİYLE TARTIŞMA YARATIYOR

Aspava kültürünün merkezindeki bol ikram, hem memnuniyet hem de eleştiri konusu olabiliyor. Bir yandan, Ankara’nın pek çok semtinde ikramlarla donatılmış masaya oturanlar kendilerini ayrıcalıklı hissediyor; diğer yandan, tüketilmeyen yiyeceklerin çöpe gitmesi ihtimali gıda israfı tartışmasını gündeme taşıyor. Gıda güvenliği mevzuatı, artan ürünlerin tekrar servisini yasaklarken, bazı işletmeler porsiyonları dengelemeye, bazıları ise paket servisle müşterinin artanı eve götürmesini teşvik etmeye yöneliyor.

Fiyat şeffaflığı bakımından ise, ikramların hesaba nasıl yansıdığı önemli bir yer tutuyor. Mevzuat gereği menüde yer almayan ya da açıkça belirtilmeyen kalemlerin müşteriden tahsil edilmemesi gerekiyor. 

Ankara pratiğinde yerleşen anlayış, ikramların büyük bölümünün hesap dışında bırakılması; ancak kimi işletmeler bu maliyeti ana yemeklere yedirerek denge kuruyor. Tüketici dernekleri, gerek Ankara’da gerek diğer şehirlerde benzer konseptlerle çalışan lokantalara, menü ve fiyat bilgisini görünür biçimde asmalarını ve “ikram” kavramını satış politikasına alet etmemelerini öneriyor.

ANKARA’DA EN ÇOK TERCİH EDİLEN ASPAVA BÖLGELERİ NEREDE BULUNUYOR

Ankara’da Aspava kültürünü ilk kez denemek isteyenler için kentlilerin yıllardır tercih ettiği üç ana hat öne çıkıyor. Kızılay çevresi, özellikle Sakarya Caddesi ve GMK hattı; Bahçelievler 7. Cadde ve civarı; ayrıca Emek ile Beştepe aksı, gece geç saatlere kadar açık Aspava işletmelerinin yoğunlaştığı bölgeler olarak gösteriliyor. Bu bölgelerde, hem klasik SSK tabaklarını hem de bol ikramlı Aspava tarzı sofraları bulmak mümkün oluyor; Ankaralılar da çoğunlukla bu üç hattı “Aspava’nın güvenli adresleri” olarak tarif ediyor.

ANKARA’DA ASPAVA DENEYİMİ KENTE AİDİYET DUYGUSUNU GÜÇLENDİRİYOR

Ankara, resmi kurumları ve gri binalarıyla anılsa da, Aspava masalarında kurulan sohbetler, kente dair duygusal hafızanın önemli bir parçasını oluşturuyor. Pek çok Ankaralı için Aspava, üniversite yıllarının, ilk iş heyecanının, sabaha kadar süren dertleşmelerin ve seçim gecelerinin değişmez adresi olarak anılıyor. Şehir dışından gelip bu kültürü ilk kez deneyimleyenler ise, Ankara’nın “sadece memur kenti” olmadığını, kendine özgü sıcak ve ısrarcı bir misafirperverlik dili olduğunu, çoğu zaman bu masalarda fark ediyor.

Bu nedenle, Ankara’da Aspava kültürü yalnızca yeme-içme alışkanlığı değil, kente aidiyet duygusunu pekiştiren sosyolojik bir alan olarak da değerlendiriliyor. Yerel yönetimler ve meslek odaları, bir yandan gıda güvenliği ve ruhsat denetimlerini sürdürürken, diğer yandan Ankara’ya özgü bu pratiğin turizm ve şehir markalaşması çalışmalarında daha görünür hale getirilmesi gerektiğini savunan görüşlere kulak veriyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa