Ankara Ulus’ta Yahudi Mahallesi ve Yanan Sinagogların Silinen Hikâyesi

Ankara Ulus’taki eski Yahudi Mahallesi ve yanan sinagogların yerinde bugün ne var, bu sessiz harabeler bize hangi unutulmuş hikâyeyi fısıldıyor?

ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ankara Ulus’ta Yahudi Mahallesi ve Yanan Sinagogların Silinen Hikâyesi
ZDA
Zeliha Demirci Aktaş Editör

Ankara’nın kalbinde, Ulus ile İtfaiye Meydanı arasında sıkışmış dar sokaklarda bugün metruk yapılar, depoya çevrilmiş eski evler ve kapısında kilitli bir sinagog yükseliyor. Bir zamanlar kentin ticaretini, zanaatini ve gündelik hayatını taşıyan Ankara Yahudileri, 1917 Büyük Yangın’dan Varlık Vergisi’ne, göçler ve kentsel dönüşüme uzanan süreçte sahneden çekiliyor; geride ise mevzuata dokunup uygulamada yok sayılan bir miras kalıyor.

ANKARA’DA YAHUDİ MAHALLESİ KENTİN TİCARETİNİ SIRTLADI

Bugün resmî kayıtlarda İstiklal Mahallesi olarak geçen bölge, Ankara’nın hafızasında “Yahudi Mahallesi” olarak biliniyor. İtfaiye Meydanı (eski Hergele Meydanı) ile Denizciler Caddesi arasında kalan bu alan, 20. yüzyıl başına kadar şehrin en canlı ticaret ve zanaat merkezlerinden biriydi.

Ankara Yahudileri büyük ölçüde İspanya’dan göç etmiş Sefarad kökenliydi; Ladino bilen bu topluluk, gündelik hayatında Ankara şivesiyle Türkçe konuşuyor, kentin yerel kültürüyle iç içe yaşıyordu. Dükkân sahibi tüccarlar, manifaturacılar, kuyumcular, zanaatkârlar ve aracı esnaf, Ankara’nın o dönemdeki “gayrimüslim burjuvazisi”ni oluşturuyordu.

Mahalle dokusu, tipik Ankara evleriyle şekillenmişti: avlulu, kerpiç ve ahşap karışımı iki katlı yapılar, dar sokaklar boyunca sinagogların çevresinde kümeleniyordu. Bugün Ulus’ta spotçu depoları, hurda yığınları veya yıkılmaya terk edilmiş bazı yapılar, aslında o dönemin son tanıkları durumunda.

BÜYÜK ANKARA YANGINI 

1917 tarihli Büyük Ankara Yangını, bu kozmopolit dokuyu fiziken parçalayan ilk büyük kırılma noktası oldu. Yangın, Hisar’ın eteklerinden başlayıp bugünkü Ulus Meydanı’na kadar yayıldı ve gayrimüslim mahallelerini doğrudan etkiledi. Ermeni, Rum ve Yahudi yerleşimleri ağır hasar aldı; birçok ev, dükkân ve ibadethane kullanılamaz hale geldi.

Tarihî kayıtlara göre Ankara’da birden fazla sinagog bulunuyordu; bazı kaynaklar bu sayının 10–12’yi bulduğunu aktarıyor. Mahalle içinde dağılmış bu sinagogların önemli bir kısmı ya yangında zarar gördü ya da sonrasında bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle yıkıldı.

Bugün Sakalar Mahallesi’nde yer alan ve “Ankara Sinagogu” ya da “Bemanav Sinagogu” olarak bilinen yapı, bu tarihsel dokudan ayakta kalabilen nadir örneklerden biri. 

Kültür varlığı olarak koruma altında bulunan sinagog, restore edilmesine rağmen, artık cemaat kalmadığı için yalnızca özel günlerde veya güvenlik protokolü çerçevesinde sınırlı şekilde kullanılıyor. 

VARLIK VERGİSİ 

Ulus’taki Yahudi izlerinin silinmesi sadece fiziksel yangınlarla açıklanmıyor. Cumhuriyet döneminde uygulanan ekonomik ve idari politikalar da Ankara’daki gayrimüslim burjuvaziyi hedef alan ikinci bir dalga etkisi yarattı.

1942 tarihli Varlık Vergisi, bu açıdan kritik bir dönemeç. Verginin uygulanış biçimi, Müslüman ve gayrimüslim mükellefler arasında fiilen ayrımcılık üretti; Ankara’daki Yahudi, Ermeni ve Rum tüccarlara, ödeme gücünün çok üzerinde tutarlar tahakkuk ettirildi.

Ödeyemeyenler, mallarını ve gayrimenkullerini hızla satmak zorunda bırakıldı. Bu satışlar çoğu zaman “haraç mezat” denebilecek bedellerle gerçekleşti; böylece Ulus çevresindeki dükkânlar, hanlar ve konutlar el değiştirdi, sermaye yapısı dönüştü. Bazı Ankaralı Yahudi tüccarlar, borcu ödeyemedikleri için Aşkale başta olmak üzere çalışma kamplarına gönderildi.

İSRAİL’İN KURULUŞU VE İÇ GÖÇ 

1948’de İsrail Devleti’nin kurulması ve Türkiye’de 1950’lerden itibaren değişen siyasi iklim, ekonomik olarak zayıflamış Yahudi cemaatinin göç kararlarını hızlandırdı. Ankara’nın eski Yahudi ailelerinin önemli bir bölümü İsrail’e yerleşti; kalanların büyük kısmı ise ticaret imkânlarının daha geniş olduğu İstanbul’a taşındı.

Bu göç dalgası, Ulus çevresindeki Yahudi yoğunluğunu birkaç on yıl içinde neredeyse sıfırladı. Göç eden ailelerin bir kısmı mülklerini satarak ayrıldı; bir kısmı ise evlerini ve dükkânlarını düşük gelir getiren kiracılara bıraktı veya tamamen sahipsiz bıraktı.

KENTSEL DÖNÜŞÜM 

2000’li yıllarla birlikte Ankara’nın merkezi için hazırlanan kentsel dönüşüm ve yenileme projeleri, Ulus ve çevresini “temizlenecek” alanlar listesine dahil etti. Mevzuatta kültür varlıklarının korunmasına yönelik hükümler bulunsa da, uygulama sahada çoğu zaman “tüm eski binalar riskli yapı” yaklaşımına sıkıştı.

Ulus–İtfaiye Meydanı hattında yer alan çok sayıda eski yapı, otopark, depo veya düşük katlı ticarethanelere dönüşürken; bazı parseller de yol, meydan genişletme ve yeni imar planları gerekçesiyle tamamen boşaltıldı. Böylece, bir dönemin Yahudi mahallesi, haritalarda sadece mahalle ismi düzeyinde varlığını koruyan ama sokak dokusu ve gündelik hayat hafızası büyük ölçüde silinmiş bir alana dönüştü.

Bugün bölgede yürüyen herkes, eski cumbalı ama çürümeye terk edilmiş birkaç evi, üst katında kimsenin oturmadığı, alt katında ise ucuz iş kollarının sıralandığı dükkânları görebiliyor. Apartman aralarına sıkışmış bu yapılar, Ankara’nın resmi anlatılarında pek görünmeyen bir kozmopolit geçmişi işaret ediyor.

HAFIZA MEVZUATTA KALDI, SOKAK KAYBOLDU

Türkiye’de 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve imar mevzuatı, tarihî yapıların korunmasını, tescil edilmesini ve işlevlendirilmesini öngörüyor. Ankara’da da ilgili Koruma Kurulu kararlarıyla tescilli sinagog ve bazı sivil mimarlık örnekleri kayda geçmiş durumda.

Ancak Ulus çevresindeki Yahudi mirası, mevzuat ile uygulama arasındaki makasın en görünür olduğu alanlardan biri. Tescilsiz ama tarihsel değeri yüksek çok sayıda yapı, ekonomik baskılar, mülkiyet sorunları ve plansız müdahaleler nedeniyle ya yıkıldı ya da kimliksizleştirildi. 

Bir dönem Ankara’nın ticaretini omuzlayan gayrimüslim burjuvazinin izleri, sokak isimlerinde, parça parça ayakta duran yapılarda ve tanıklık eden birkaç arşiv kaydında yaşamaya devam ediyor.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa