Rutte: NATO, Türkiye’nin savunma sanayiinden faydalanıyor

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara’daki zirve öncesi Türkiye’nin savunma sanayisi ve Ankara merkezli ASELSAN’ın ittifaka katkısını anlattı.

HA
Kaynak İHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Rutte: NATO, Türkiye’nin savunma sanayiinden faydalanıyor
HA
Kaynak İHA

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara’da düzenlenecek 36’ncı NATO Liderler Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde basın toplantısı yaptı. Rutte, savunma harcamaları, Ukrayna’ya destek, Rusya tehdidi, yük paylaşımı, dronlar, nükleer caydırıcılık ve Türkiye’nin ittifaktaki stratejik rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

RUTTE ANKARA’DA NATO ZİRVESİ ÖNCESİ KONUŞTU

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara’da yapılacak 36’ncı NATO Liderler Zirvesi öncesinde düzenlediği basın toplantısında ittifakın savunma kapasitesini artırmaya yönelik başlıkları değerlendirdi. Rutte, Avrupa ve Kanada’nın son dönemde savunma harcamalarında ciddi artış sağladığını belirterek bu eğilimin sürmesi gerektiğini söyledi.

Avrupa ve Kanada’nın son bir yılda temel savunma harcamalarını yüzde yirmi artırdığını dile getiren Rutte, 2025 ve 2026 yılları dikkate alındığında 258 milyar dolarlık ek yatırımdan söz edilebileceğini ifade etti. Rutte, ittifakın caydırıcılığını güçlendirmek için daha fazla kaynak, daha fazla kapasite ve daha sağlam bir savunma sanayi temeline ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Savunma yatırımlarının yalnızca bütçe artışı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Rutte, NATO ülkelerinin ekonomik güçlerini askerî kapasiteye dönüştürmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda dronlar, füzeler, hava savunma sistemleri, mühimmat üretimi, inovasyon ve ortak sanayi kapasitesinin güçlendirilmesi ana gündemler arasında yer aldı.

Rutte, savunma sanayisindeki parçalı yapının aşılması gerektiğini de belirterek müttefiklerin birlikte üretim, ortak tedarik ve uzun vadeli planlama konusunda daha yakın çalışması gerektiğini kaydetti. NATO Savunma Sanayisi Forumu’nun da bu hedefe hizmet edecek önemli platformlardan biri olacağını söyledi.

SAVUNMA HARCAMALARI VE YÜK PAYLAŞIMI GÜNDEMDE

Rutte, geçmiş yıllarda savunma yatırımlarının yeterli seviyede yapılmadığını, mevcut güvenlik ortamında bu açığın kapatılmasının zorunlu hâle geldiğini belirtti. Avrupa’nın ve Kanada’nın daha fazla sorumluluk üstlenmesinin ittifakın uzun vadeli dengesi açısından gerekli olduğunu ifade etti.

ABD ile Avrupa arasındaki yük paylaşımı tartışmalarına değinen Rutte, Avrupa ülkelerinin konvansiyonel savunma alanında daha fazla rol alması gerektiğini söyledi. Rutte, “Ekonomik gücümüzü askeri kapasiteye dönüştürmemiz gerekiyor. Parayı çalıştırmamız gerekiyor. Savunma planlarımızdan dronlara, füzelere ve hava savunma sistemlerine yatırım yapmalıyız. İnovasyon en ön planda olmalı. Parçalanmış savunma sanayi yapımızı da birleştirmemiz gerekiyor.” dedi.

NATO’nun birkaç yıl önceki yapısıyla bugünkü güvenlik ihtiyaçlarını karşılamasının sürdürülebilir olmadığını belirten Rutte, Rusya’ya yakın coğrafyada yaşayan Avrupalıların güvenlik için yalnızca Atlantik’in ötesindeki ABD’ye dayanmasının yeterli olmayacağını anlattı. ABD’nin nükleer şemsiye ve konvansiyonel savunma desteğini sürdürdüğünü aktaran Rutte, buna karşın yeniden dengelemenin ittifak için kaçınılmaz olduğunu söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO müttefiklerine yönelik savunma harcaması eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Rutte, Washington’da Trump ile verimli bir görüşme yaptığını ifade etti. Avrupa ve Kanada’nın savunma harcamalarındaki artışta Trump’ın uzun süredir yaptığı çağrıların etkili olduğunu belirten Rutte, Avrupalı müttefiklerin ve Kanada’nın ABD’nin talep ettiği seviyelere yaklaşmaya başladığını dile getirdi.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in NATO müttefiklerine yönelik açıklamalarının ittifakta ayrışma yaratıp yaratmadığı sorusuna da yanıt veren Rutte, NATO’nun hiç olmadığı kadar yakın çalıştığını söyledi. Müşterek Kuvvetler Komutanlığı çerçevesinde koordinasyonun sürdüğünü belirten Rutte, güç modeli ve savunma planlamasında müttefikler arasında yakın istişare yürütüldüğünü kaydetti.

UKRAYNA, RUSYA VE DRON TEHDİDİ MASADA

Rutte, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının devam ettiğini belirterek Kiev yönetiminin özellikle hava savunma alanında desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Rusya’nın Ukrayna şehirlerini hedef alan hava saldırılarını sürdürdüğünü ifade eden Rutte, Ukrayna’nın güvenliğinin NATO ülkelerinin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

Ukrayna’ya desteğin sürmesi gerektiğini belirten Rutte, Ankara Zirvesi’nde Lahey Zirvesi’nde verilen savunma taahhütlerinin uygulanması, yük paylaşımı ve savunma sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi başlıklarının ele alınacağını bildirdi. Rutte, hava savunma sistemleri konusunda verilen sözlerin yerine getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü, ancak NATO topraklarındaki mevcut hava savunma kapasitesinin de sınırları bulunduğunu söyledi.

Rutte, daha fazla üretim yapılması gerektiğini açık şekilde ifade ederek Ukrayna’nın da bu alanda çaba gösterdiğini kaydetti. Hava savunma ihtiyacının kısa sürede tamamen çözülemeyeceğini belirten Rutte, tüm tarafların bu başlık üzerinde çalıştığını dile getirdi.

Rusya’nın son saldırılarının sivilleri hedef aldığını söyleyen Rutte, bu durumun Moskova’nın cephede istediği sonucu alamamasının yansıması olduğunu savundu. Ukrayna ordusunun Rusya’nın ilerleyişini durdurduğunu ve Rus ekonomisine zarar verdiğini belirten Rutte, Rusya’nın bu yöntemlerle savaşı kazanamayacağını ifade etti.

İngiltere’nin, bir Rus askerî uçağının NATO savaş gemisini taciz ettiği yönündeki açıklamasına ilişkin de konuşan Rutte, İngiltere’nin olaya gerekli karşılığı verdiğini söyledi. Rusya’nın bu tür davranışlarını profesyonellikten uzak ve sorumsuz olarak nitelendiren Rutte, NATO’nun kendisini savunma konusundaki kararlılığının net olduğunu belirtti.

Dron tehdidinin de zirvenin ana başlıkları arasında yer alacağını bildiren Rutte, “Yarın ve çarşamba günü dronları görüşeceğimizden emin olabilirsiniz. Dronlar birçok görüşmenin tam merkezinde yer alacak. Bu çok hayati bir konu.” ifadelerini kullandı. Rutte, NATO’nun kolektif savunması için güç yapısı planlamasının yapılacağını, ABD’nin hangi kapasiteyi sağlayabileceğine ilişkin değerlendirmesini tamamladığını söyledi.

TÜRKİYE’NİN NATO İÇİN STRATEJİK ROLÜ VURGULANDI

NATO Genel Sekreteri Rutte, Türkiye’nin ittifak içindeki önemine ilişkin soruya verdiği yanıtta, Türkiye’nin NATO’nun kuruluşundan bu yana en önemli üyelerden biri olduğunu belirtti. Türkiye’nin NATO’nun en büyük ordularından birine sahip olduğunu söyleyen Rutte, ülkenin coğrafi konumu, askerî kapasitesi, liderliği ve savunma sanayisiyle stratejik rol üstlendiğini ifade etti.

Ankara’nın NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasının da bu stratejik konumun somut göstergelerinden biri olduğunu belirten Rutte, Türkiye’nin güvenlik mimarisindeki yerinin yalnızca bölgesel değil, ittifak genelinde etkili olduğunu dile getirdi.

ASELSAN’a yaptığı ziyaretin hatırlatılması üzerine Rutte, Türkiye’nin gelişmiş savunma sanayisinin NATO’ya ciddi katkı sağladığını söyledi. Rutte, “NATO, Türkiye'nin gelişmiş savunma sanayiinden büyük fayda sağlıyor. ASELSAN da bunlara bir örnek.” dedi.

ASELSAN’ın Türkiye’deki savunma ekosisteminin yalnızca bir parçası olduğunu belirten Rutte, ülkede büyük ölçekli şirketlerin yanı sıra orta ölçekli savunma sanayi firmalarının da bulunduğunu anlattı. Türkiye’nin savunma kapasitesi ve sanayisiyle birçok ülkeye destek verdiğini belirten Rutte, Belçika ve Polonya dahil birçok NATO üyesiyle yakın iş birliği yürütüldüğünü söyledi.

Rutte, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olan ve olmayan ülkelerle birlikte ABD ile de savunma sanayi alanında yakın ilişkiler geliştirdiğini kaydetti. ABD’de Türk savunma sanayi yatırımlarının bulunduğunu belirten Rutte, ittifak genelinde iş birliğinin artırılması gerektiğini vurguladı.

Geçmişte bazı NATO müttefiklerinin Türkiye’ye savunma alanında yaptırım uyguladığına yönelik açıklamaların hatırlatılması üzerine Rutte, tüm müttefikler arasında savunma sanayi çıktıları bakımından sınırsız ve kusursuz iş birliği görmek istediğini söyledi. NATO gibi demokratik ittifaklarda siyasi anlaşmazlıkların yaşanabileceğini belirten Rutte, bu başlıkların çoğu zaman perde arkasında diplomatik yollarla ele alındığını ifade etti.

Rutte, bazı konuların uzun yıllardır sürdüğünü ve büyük ittifaklarda bu tür meselelerden tamamen uzak kalmanın mümkün olmadığını dile getirdi. Kanada, ABD, Avrupa Birliği ülkeleri ve AB dışındaki müttefiklerin birlikte çalışmasının en yüksek faydayı sağlayacağını söyleyen Rutte, NATO’nun temel amacının Rusya, terörizm ve tüm tehditlere karşı ittifak topraklarını korumak olduğunu belirtti.

ORTAKLARLA İŞ BİRLİĞİ VE NÜKLEER CAYDIRICILIK MESAJI

Rutte, Ankara’daki zirvede 32 NATO müttefikinin yanı sıra Ukrayna, Avrupa Birliği, Hint-Pasifik ve Körfez ortaklarının da bir araya geleceğini söyledi. Bu ülkelerin dünya ekonomisinin önemli bölümünü temsil ettiğini ifade eden Rutte, güvenlik alanında ortak hareket etmenin kritik olduğunu belirtti.

“Ortaklarımızla birlikte daha güçlüyüz” diyen Rutte, özgürlük ve güvenliğin birlikte korunacağını vurguladı. Çin, Kuzey Kore ve İran’ın Ukrayna savaşındaki rolleri nedeniyle güvenlik ortamının daha bağlantılı hâle geldiğini söyleyen Rutte, Çin konusunda saf davranılamayacağını ifade etti.

Çin’in yeni füze denemesine ilişkin soruya da yanıt veren Rutte, NATO’nun Hint-Pasifik ortaklarıyla yakın iş birliği yürüttüğünü belirtti. Rutte, Avrupa-Atlantik güvenliği ile Hint-Pasifik bölgesindeki gelişmelerin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi.

İran ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin de gündemlerinde olduğunu aktaran Rutte, deniz ticaretinin güvenliği konusunda Avrupa ülkelerinin son günlerde ortak girişimlerde bulunduğunu dile getirdi. Enerji yolları, deniz taşımacılığı ve kritik geçiş noktalarının güvenliği, ittifakın takip ettiği başlıklar arasında yer aldı.

Litvanya’da nükleer silahlara ev sahipliği yapılmasına ilişkin yasakların kaldırılması ve bu konunun NATO güvenliği açısından ne anlama geldiği sorusuna da yanıt veren Rutte, bu tür kararların ülkelerin kendi kararları olduğunu söyledi. ABD’nin nükleer şemsiyesinin NATO’nun güvenliği ve bağımsızlığı açısından en büyük güvence olduğunu belirten Rutte, İngiltere ve Fransa’nın da nükleer kapasiteye sahip olduğunu hatırlattı.

Fransa’nın nükleer kapasitesinin NATO yapısının dışında bulunduğunu, İngiltere’nin nükleer silahlarının da geçmişte yapılan düzenlemeler nedeniyle NATO yapısı dışında değerlendirildiğini ifade eden Rutte, buna rağmen nükleer caydırıcılık bakımından iyi bir noktada olunduğunu söyledi. Savunma bakanlarının dört hafta önce yaptığı nükleer planlama toplantısında net sonuçlar elde edildiğini belirten Rutte, Finlandiya ve Litvanya bağlamında da sürecin iyi ilerlediğini kaydetti.

Rutte, ABD’nin transatlantik güvenliğe katkısının hem nükleer caydırıcılık hem de konvansiyonel savunma üzerinden sürdüğünü söyledi. Bunun yalnızca Avrupa’nın değil, ABD’nin kendi güvenliği açısından da önemli olduğunu belirten Rutte, Rus nükleer denizaltılarının ABD kıyılarına yaklaşmasının engellenmesi gibi başlıkların bu güvenlik mimarisinin parçası olduğunu anlattı.

Ankara Zirvesi’nin savunma harcamaları, sanayi üretimi, Ukrayna’ya destek, ortak tehditlere karşı caydırıcılık, dron teknolojileri, hava savunma sistemleri ve müttefikler arası yük paylaşımı bakımından kapsamlı değerlendirmelere sahne olacağını belirten Rutte, ittifakın uzun vadeli güvenliği için iş birliğinin artırılması gerektiğini yineledi.

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa