Çin, Türkiye’nin ortağı oldu ama tablo dengeli değil

Dışişleri Bakan Yardımcısı Berris Ekinci, Çin’in en büyük ticaret ortağı olduğunu söyledi; veriler ise büyük açığa işaret etti.

Okunma Süresi: 4 dakika 44 saniye
HA
Kaynak İHA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Çin, Türkiye’nin ortağı oldu ama tablo dengeli değil
HA
Kaynak İHA

Ankara’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 77’nci yılı ve Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55’inci yılı dolayısıyla resepsiyon düzenlendi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Berris Ekinci, 17 Eylül 2026 Perşembe günü yaptığı konuşmada Çin’in Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olduğunu belirtti; ancak dış ticaret verileri ilişkinin Türkiye açısından ciddi açık verdiğini gösterdi.

ANKARA’DA TÜRKİYE-ÇİN RESEPSİYONU DÜZENLENDİ

Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümü ve Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55’inci yılı Ankara’da düzenlenen resepsiyonla kutlandı.

Programa Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Berris Ekinci ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da programa mesaj gönderdi. Mesajda, Türkiye ile Çin arasındaki köklü tarihî bağların ve iş birliğinin, bölgesel ve küresel barışa katkı sunması temenni edildi.

BERRİS EKİNCİ: ÇİN EN BÜYÜK TİCARET ORTAĞIMIZ OLDU

Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Berris Ekinci, konuşmasında Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin ivme kazanmasına önem verdiklerini söyledi.

Ekinci, Çin’in geçtiğimiz yıl Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı konumuna yükseldiğini ifade etti. Bu açıklama, iki ülke arasındaki ticaret hacminin geldiği büyüklüğü göstermesi bakımından dikkat çekti. Ancak ticaret hacmindeki artışın, Türkiye lehine dengeli bir tablo üretip üretmediği sorusu da aynı ölçüde önem kazandı.

TİCARET HACMİ BÜYÜDÜ AMA AÇIK DA BÜYÜK KALDI

Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerde hacim büyüse de dış ticaret dengesi Türkiye açısından oldukça açık verdi.

T.C. Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Türkiye ile Çin arasındaki 2025 yılı dış ticaret hacmi 52,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu toplamın 3,3 milyar doları Türkiye’nin Çin’e ihracatından, 49,6 milyar doları ise Çin’den yapılan ithalattan oluştu. Böylece Türkiye’nin Çin’e karşı dış ticaret açığı 46,3 milyar dolar seviyesine ulaştı.

TÜRKİYE’NİN ÇİN’E İHRACATI 3,3 MİLYAR DOLARDA KALDI

Resmî verilere göre Türkiye’nin Çin’e ihracatı, toplam ticaret hacmi içinde sınırlı bir pay aldı.

2025 yılında Türkiye’nin Çin’e ihracatı 3,3 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Buna karşın aynı dönemde Çin’den yapılan ithalat 49,6 milyar dolara ulaştı. Bu tablo, “ekonomik ilişkiler ivme kazandı” ifadesinin hangi taraf açısından daha güçlü sonuç ürettiği sorusunu da beraberinde getirdi.

ÇİN’İN TÜRKİYE’YE İHRACATI BELİRLEYİCİ HALE GELDİ

İki ülke arasındaki ticarette ağırlığın büyük ölçüde Çin’den Türkiye’ye yapılan satışlarda toplandığı görüldü.

Türkiye, Çin’den yüksek hacimli ithalat yaparken Çin pazarına ihracatta aynı ölçüde güçlü bir performans ortaya koyamadı. Dolayısıyla Çin’in Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı haline gelmesi, tek başına karşılıklı ve dengeli bir ekonomik gelişme anlamına gelmiyor. Rakamlar, ticaret ortaklığının Türkiye aleyhine ciddi bir açıkla sürdüğünü ortaya koydu.

“İLİŞKİLER Mİ GELİŞİYOR, İTHALAT MI ARTIYOR?” SORUSU ÖNE ÇIKTI

Berris Ekinci’nin “ekonomik ilişkilerin ivme kazanması” vurgusu, dış ticaret dengesiyle birlikte değerlendirildiğinde farklı bir tartışmayı gündeme taşıdı.

Çünkü Türkiye ile Çin arasındaki ticaret hacmi büyürken, bu büyümenin önemli kısmı Çin’den yapılan ithalattan kaynaklandı. Bu nedenle tabloda Türkiye’nin Çin ile ekonomik ilişkilerinin mi dengeli şekilde geliştiği, yoksa Çin’in Türkiye pazarındaki ihracat gücünün mü daha fazla arttığı sorusu öne çıktı. Veriler, ikinci ihtimalin daha güçlü göründüğünü ortaya koydu.

EKİNCİ DENGELİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR İLİŞKİ VURGUSU YAPTI

Dışişleri Bakan Yardımcısı Ekinci, konuşmasında ekonomik ilişkilerin dengeli ve sürdürülebilir şekilde geliştirilmesini arzu ettiklerini belirtti.

Ekinci, Çinli yatırımcıların Türkiye’ye ilgisini memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Ayrıca yeni alanlarda iş birliğinin yaygınlaşmasını umduklarını ifade etti. Bu başlık, dış ticaret açığının azaltılması açısından kritik önem taşıyor. Türkiye açısından asıl mesele, Çin ile ticaret hacmini artırmanın yanında ihracat kapasitesini ve katma değerli üretim payını da yükseltmek olarak öne çıkıyor.

VİZE SERBESTİSİ VE ÇİNLİ TURİSTLER GÜNDEME GELDİ

Ekinci, bu yılın başında uygulamaya konulan vize serbestisinin ardından daha fazla Çinli turistin Türkiye’yi tercih etmesinden memnuniyet duyduklarını söyledi.

Turizm, Türkiye’nin Çin ile ekonomik ilişkilerinde dengeleyici alanlardan biri olarak değerlendiriliyor. Çinli turist sayısındaki artış, hizmet ihracatı bakımından Türkiye’ye katkı sağlayabilir. Ancak dış ticaret açığının büyüklüğü dikkate alındığında turizm gelirlerinin tek başına bu farkı kapatması kısa vadede kolay görünmüyor.

ORTA KORİDOR VE KUŞAK YOL İŞ BİRLİĞİ VURGULANDI

Türkiye ve Çin arasında ulaştırma, lojistik ve ticaret koridorları da görüşmelerin önemli başlıkları arasında yer aldı.

Ekinci, Türkiye’nin Orta Koridor projesi ile Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’nin uyumlu hale getirilmesi için iş birliği yürüttüğünü söyledi. Bu iş birliğinin bölgesel ve küresel ticaretin gelişmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Ankara açısından bu süreçte en önemli hedeflerden biri, Türkiye’nin yalnızca geçiş güzergâhı değil, üretim ve ihracat merkezi olarak da konumunu güçlendirmesi olacak.

YAPAY ZEKA, YEŞİL ENERJİ VE FİNANS ALANLARI ÖNE ÇIKTI

Dışişleri Bakan Yardımcısı Ekinci, Türkiye ile Çin arasında yeni teknoloji alanlarında da iş birliği arayışı bulunduğunu belirtti.

Yapay zekâ, yeni teknolojiler, yeşil enerji, sağlık, sürdürülebilir tarım ve finans gibi alanlarda ilişkilerin geliştirilmesinin hedeflendiği kaydedildi. Bu alanlar, Türkiye’nin Çin ile ticaretinde daha dengeli bir yapı kurabilmesi açısından önem taşıyor. Özellikle teknoloji transferi, ortak üretim, yerli sanayiye katkı ve ihracata dönük yatırım başlıkları, önümüzdeki dönemin temel sınavları arasında bulunuyor.

ÇİN BÜYÜKELÇİSİ JIANG: DIŞA AÇILMA SÜRECEK

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin de konuşmasında Çin’in kalkınma sürecine ve dünyayla kurduğu ilişkilere değindi.

Jiang, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana geçen 77 yılda ülkesinin yoksulluk ve zayıflıktan refah ve güce doğru ilerlediğini söyledi. Çin’in dışa açılma kapısını daha da genişleteceğini belirten Jiang, yüksek kaliteli kalkınma yoluyla dünyaya daha fazla öngörülebilirlik ve ivme kazandıracaklarını ifade etti.

55 YILLIK DİPLOMATİK İLİŞKİLERDE EKONOMİK DENGE ARAYIŞI

Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkiler 55 yılı geride bırakırken, ekonomik ilişkilerde denge arayışı daha görünür hale geldi.

İki ülke arasındaki siyasi temaslar, güvenlik mekanizmaları, ticaret görüşmeleri, yatırım başlıkları ve ulaştırma projeleri ilişkilerin genişleyen çerçevesini oluşturuyor. Ancak dış ticaret rakamları, Türkiye açısından ihracatın artırılması, ithalata bağımlılığın azaltılması ve Çin pazarında daha güçlü yer edinilmesi gerektiğini gösteriyor.

ANKARA’NIN ÖNCELİĞİ DENGELİ TİCARET OLMALI

Ankara’da verilen mesajlarda iş birliği ve dostluk vurgusu öne çıkarken, rakamların işaret ettiği dış ticaret açığı ekonomi politikaları açısından dikkatle izlenmesi gereken bir başlık oldu.

Türkiye’nin Çin ile ilişkilerini geliştirmesi, diplomatik ve ekonomik açıdan önem taşıyor. Ancak bu gelişmenin Türkiye lehine sürdürülebilir sonuçlar doğurması için ihracatın artırılması, Çinli yatırımların üretim ve istihdam katkısının güçlendirilmesi, teknoloji iş birliklerinin somut çıktıya dönüşmesi ve dış ticaret açığını azaltacak adımların hızlanması gerekiyor.

Haber Hakkında Ne Düşünüyorsun?

Yorumlar

Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.
Sonraki Sayfa